Acınacak Halde İken, Bayram Yapıyoruz!

Ali Karahasanoğlu-Yeni Akit

Acınacak halde iken, Bayram yapıyoruz!

İslam bize, her fırsatta birlik emrediyor.

Biz ise, bir bayramı bile aynı gün kutlayamıyoruz.

Oysa ne büyük bir güç; dünyanın her yerindeki Müslümanların, aynı gün, aynı dü­şüncelerle bayram yapması.

Bu gücü kullanamıyoruz.

Biri “Ben hesaba bakmam” diyor.

Diğeri “Sizin gözünüzün gördükleri, hesaptan daha mı bilimsel, daha mı değerli” di­yor!

Sonuç?

Birlik için getirilen kurallar, şu mübarek günde bile, bizi tereddütlere, endişelere sevkediyor..

Ne gibi?

Şunun gibi:

Türkiye’deki Müslümanların uygulaması doğru ve bugün gerçekten bayram ise, Mekke’de hayatının ibadetini yapmak üzere toplanan hacı adaylarımız, “Arafat’ta vakfe”yi bir gün geç yapacaklarından do­layı, hac ibadetlerini sakatlamış olacaklar. Arefe günü yapılması gereken “vakfe”, bayram günü yapıl­ması ile, hac ibadetine zarar verecek.

Eğer bugün arefe ise, Türkiye’deki Müslümanların ilk gün kurban kesmeyi tercih eden büyük çoğunlu­ğu, arefe günü kurban kesmiş durumuna düşecek.

Maksadım, küçük ayrıntıları abartıp, Müslümanları ibadetlerinin coşkusundan uzaklaştırmak değil.

Sonuçta hepimizin arzusu, Allah rızası..

Ama Allah rızasını kazanma yolunda da, bazı inatlardan vazgeçmemiz gerektiği, bir ibret olarak önü­müze konuluyor.

Konuşma, danışma, istişare etmemiz gerektiği; bu “ayrılık”la, tekrar bize hatırlatılmış oluyor.

Çok mu zordur; İslam alimlerinin toplanıp, bu konuyu çözmeleri?..

Bir karar almaları?..

Tartışacaklar, sonunda çıkan karara, herkes uyacak..

İslam dünyası, bölük pörçük görünmeyecek. Yekvücut olunacak.

Ama yapılamıyor.

Bayramı aynı gün kutlayamamak, başka yanlışların da habercisi..

Mesela, Suriye’de yaşananlar.

Nedir bu kavga?

Nedir bölüşemediğiniz?

Halk “Git” diyorsa, gidersin.. Kardeş kanı akıtmazsın.

Nedir bu ısrar?

Niyedir, “İlla ben yöneteceğim” dayatması?..

Esed karşıtları açısından da aynı itirazı dillendirebilirim.

2 seneye yakın bir süredir deviremediğiniz bir yönetime karşı, ne diye ayaklanırsınız?

Nedir paylaşamadığınız?

Evet, Esed zalimdir..

Kafası estiğinde, son 1.5 yılda can veren Müslüman sayısı kadar insanı, bir günde bile öldürtebilir.

Dolayısı ile sürekli güvende olmak için, Esed’in gitmesi gerek..

Ama, böyle bir ihtimal var diye, karşınızdaki sizden kat kat güçlü bir yönetime, ne diye isyan edersi­niz?

Veya şöyle soralım, “Esed ile Suriye halkı arasındaki ihtilafı çözecek bir yapımız niye yok?”

İslam Birliği imiş. Arap Birliği imiş. Miş miş.

Nerededir, bu tür ihtilaflarda sözü dinlenecek üst yapı.

“Bugün bayram” dedi mi, doğru da olsa yanlış da olsa, müminlerin “Birlikte rahmet vardır” diyerek uyacakları kararı verecek olan kim?

Tepemizden alınıp götürüldü o yapı..

Ve böyle acınacak hallerde, sürünüyoruz yıllardır..

Irak’a tecavüz edilmiş. İzleri hâlâ duruyor..

Afganistan işgal edilmiş.. İşgalciler hala ölüm kusuyor..

Şimdi bir fırsat bulup, Suriye’yi işgal etmenin hazırlıkları yapılıyor..

İran’ı işgal etmenin, İranlılar eli ile hazırlıkları yapılıyor..

Müslüman eli ile, Müslüman kanı akıttırılıyor..

Barış dini olan İslama inananları, Müslümanın bile kanını akıtır duruma düşürüyorlar..

“Böl parçala yut” taktiği, bir türlü tatmin olmuyor..

Biz “Üst yapı” derken, onlar parçalayıp oluşturdukları ulusal devletleri de tekrar parçalayıp, küçük kü­çük yapılar oluşturmaya çalışıyorlar..

Allah bize basiret versin.

Allah, şu Bayram vesilesi ile bize acısın.

Bayramınız “Bayram” olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir