İki Yasakçı, İkisi de YARSAV’lı

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

İki yasakçı, ikisi de YARSAV’lı

 

YARSAV’a üye olmak suç mu? “YARSAV da kim” demeyin.. Daha iki yıl öncesine kadar, öyle afra tafralarda ortalıkta dolaşıyorlardı ki.. Sanıyordunuz ki, Türkiye’deki hakim ve savcıların tamamı, bu derneğe üye..

Ve o tablo karşısında, saf vatandaşlarımız doğal olarak ümitsizliğe kapılırdı: “Bu ülkeye hukuk-mukuk gelmez.. Böyle ideolojik hakim-savcılar varken, hakkaniyetli kararlar nasıl çıkacak?” O günlerde de sürekli yazdık..

“10 bin hakim-savcı var.. Bu derneğe üye olan hakim-savcı sayısı ise sadece 1200 ile sınırlı..” bilgisini veriyorduk.. Devamında “Bunlar, tüm hakim ve savcıların, sadece % 12’si.. Ama kopardıkları gürültüye göre, tüm hakim ve savcıları temsil ediyorlarmış gibi görüntü veriyorlar. Bu görüntü doğru değil..” hatırlatmasında bulunuyorduk. Sonuçta da, “Bunlar konuşurlarken, boylarına göre konuşmalılar..” diyorduk..

Diyorduk ama.. Adamlar örgütlü.. Ciddi savcı pozlarında Faruk Eminağaoğlu..

Ağır hakim abla rollerinde Ülker Tarhan.. Ve diğerleri.. Biz yemesek de.. Halka yediriyorlardı.. Nasıl yemesinler.. Yargıtay 4. Ceza Dairesi Başkanı.. YARSAV’lı.. 8. Ceza Dairesi Başkanı? YARSAV’lı.. 9. Ceza Dairesi Başkanı? YARSAV’lı.. Başkanlar, YARSAV’a meraklı.. “Peki üyeler de mi YARSAV’lı?” diye soruyorsunuz? Evet, üyeler de YARSAV’l.. Niye? Çünkü, hakim ve savcılar arasında % 12 temsil kabiliyeti olan YARSAV’lılar.. Öyle bir kadrolaşmışlar ki..

Yargıtay’da % 60 üyeyi, kendi kafa dengi adamlardan belirlemişler.. Danıştay’da ise, kadrolaşma oranları, % 80’e varıyordu.. Böyle olunca da.. Halk ne bilsin, arka planda yaşananları.. “Bak Yargıtay’da koca koca hakim, ‘Tayyip Erdoğan milletvekili olamaz’ diyor. Demek ki, hukuki olan bu imiş. Biz ondan iyi mi bileceğiz” diyerek, bunların söylediklerine eyvallah ediyorlardı..

“Bak, Danıştay’da koca koca hakimler, ‘Kamuda türban olmaz’ diyorlar. Demek ki, hukukun gereği, bu imiş” diyerek, yasakların hukuki olduğunu sanıyorlardı. Ne zaman ki, 2010 referandumu ile, HSYK yeniden şekillendi..

YARSAV’ın % 12 ile, tüm hakim ve savcıları temsil ediyormuş havası söndürülüp, boyları ne kadar ise, net olarak ortaya çıktı… Seyfi Dede’nin telefonları ile değil, 10 bin hakim-savcının oyu ile, HSYK üyeleri belirlendi…

İşte o zaman, afra-tafra atarak ortalıkta gezinenlerin havaları söndü.. Oysa 2010’un Ocak ayında 10 bin hakim-savcı kim ise.. 2010 Ekim’de de aynı 10 bin hakim-savcı görevde idi..

Tek değişiklik; hakimleri parmağında oynatan üç tane HSYK üyesinin, belirlenme tarzında idi.. Havaları söndü ama.. Hâlâ gürültü koparmakta eski alışkanlıklarını sürdürüyorlar.. Nerde rahatsızlık çıkartan hakim varsa, araştırın mutlaka YARSAV’lı çıkıyor. YARSAV’lı olmak suç değil ama.. Suç niteliğinde eylemlere imza atan hakim-savcıların hemen hemen tamamı, YARSAV’lı çıkıyor. Son iki ay içinde..

İki ayrı hakimin, duruşmaya başörtülü olarak giren avukatları terslediğini yazdık. Baktık o iki hakime.. Birisi Kadıköy 2. Asliye Ceza Hakimi Gülden Filiz Tüysüz. Diğeri Ankara 2. Aile Mahkemesi Hakimi İlhan Kadoğlu.. İkisi de YARSAV’lı çıktı.. Gülden Hanım, YARSAV’ın 415 no ile kayıtlı üyesi..

İlhan Bey de, 803 nolu üyesi.. 10 bin hakim-savcıdan iki kişi problem çıkartıyor. İkisi de YARSAV’lı çıkıyor.. YARSAV’lı diye, kimseye HSYK’nın ceza vermesini, tabii ki istemeyiz. Ama YARSAV’lıların da, hâlâ 10 bin hakim-savcının temsilcisi gibi, hukuku ayaklar altına alacak uygulamalara son vermeleri lazım..

Vermiyorlarsa, HSYK’nın vereceği cezaya razı olmalılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir