Savcı-Hakim TBMM’yi Dinlemez; İcra Memuru Bakanı Takmaz!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Savcı-hakim TBMM’yi dinlemez; icra memuru bakanı takmaz!

 

Normal olanı nedir?Bir kanun çıktı ise, o kanunun uygulanması.
Bir genelge yayınlandı ise, o genelgenin uygulanması.
Hani koalisyon dönemlerinde, belki farklı siyasi partilerin görüşleri çerçevesinde, aradan kaytaran uygulamalar olabilir de.
Tek parti iktidarında, TBMM’nin çıkardığı kanunu, şu veya bu gerekçe ile uygulamayan hakim. Hatta bir savcı!..
Adalet Bakanı’nın yayınladığı genelgeyi, şu veya bu gerekçe ile uygulamayan icra memuru olur mu?
Olmaması lazım da.
Oluyor işte.
Somut örnekler..
habervaktim internet sitesinin eski sahibi, aleyhinde yakalama kararı olduğu gerekçesi ile dün gözaltına alınıyor.
2010 Haziran ayında sorumluluğu bitmiş. Yasal dilekçelerini vermiş.
2012 Temmuz ayında Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanun çıkmış.
3. Yargı Reformu diye, kamuoyunda biliniyor.. Kanun sayısı 6352..
Kanunun geçici 1. maddesi aynen şöyle: “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı;
a) Soruşturma evresinde, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine,
b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine (…)karar verilir.”
Hakime-savcıya takdir hakkı veren, “Ama ben bu soruşturmayı takdir hakkımı kullanarak sürdürmek istiyorum” demesine imkân tanıyan bir açık kapı var mı?
Benim görebildiğim kadarı ile yok.
Peki Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesi hakimi ile Ankara Bilişim Suçları Savcısı Adem Can Bey ne yapmış?
Kanun kapsamına giren bir suçtan dolayı, kanun gereği hemen erteleme kararı verecekleri yerde, yakalama kararını sürdürmüşler, bir gazetecinin gereksiz ve kanuna aykırı olarak gözaltına alınmasına sebebiyet vermişler..
Kanun yürürlüğe gireli 6 ay olmuş. Hakim verdiği yakalama kararını kaldırmamış. Savcı Bey de ‘yakalama kararı kanun gereği dayanaksız kaldı” deyip gerekli müracaatı yapmamış.
Ve dün kanunsuz iki yakalama kararı sebebi ile, bir gazetecinin özgürlüğü kısıtlanıp, polis vasıtası ile adliyeye götürülmesi hukuksuzluğu yaşanmış!
Ne yapsın şimdi bu gazeteci?
Kanunları uygulamayan hakime-savcıya kızıp, bugünlerde moda deyimi ile, “Haksızlığa uğrayanlar, tabii ki dağa çıkar” sözünü uygulayıp, dağa mı çıksın?
Bence çıkmasın ama..
Adalet Bakanı ve HSYK da, bu uygulamaların sebebini bir müfettişle araştırsın..
Bakalım altından ne çıkacak?
Birinin şikâyetçisinin darbe mahkûmu Hıfzı Çubuklu olması.. Diğerinin müştekisinin CHP’ye transfer olan YARSAV’lı E. Ülker Tarhan olmasının bir rolü olup olmadığını araştırsınlar..
O kanunlar, iş olsun diye çıkarılmıyor herhalde..
Veya “Tutuklu Hıfzı Bey ile darbeci sanıkları savunmakla ünlü Ülker Hanım’ın şikâyetlerinde bu madde uygulanmaz” istisnası da yok sanırım..
Bakalım, kanun mu üstün çıkacak?
Kanunu uygulamayanlar mı?
Bu Ankara’dan örnekti.
Bir de İstanbul’daki 22. İcra Müdürlüğü’nün uygulaması var.
Darbecilikleri artık mahkûmiyet kararı ile tescillenen Hurşit Tolon ve Çetin Doğan, Cuma Dergisi Sorumlu Müdürü aleyhine bir nasıl oluyorsa tazminat kazanmışlar. “Biz darbeci değiliz” iddiasını, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne kabul ettiremediler ama.. Ankara’daki 14. Asliye Hukuk’a kabul ettirmişler.. Şimdi o kararı icraya koymuşlar.
Sorumlu müdürün arabasını haczettirip, otoparka çektirmişler. Ancak bir yıldır, satışını da istemedikleri için, haciz düşmüş. Sorumlu müdür gidip aracını almak istiyor. Yediemin ücretini hesaplatıyor.. Adalet Bakanlığı genelgesinde “günlük 3 TL” denirken, İcra memuru “10 TL” diyor!
Adalet Bakanlığı  tarife yayınlıyor. Memur hiç takmıyor bile..
Sanki memurumuz, Adalet Bakanlığı’nda değil de, otopark işletmesinde çalışıyormuş gibi.. Otopark işletmecisinin “10 TL teklifi”ni, Bakan’ın “3 TL” tarifesine üstün tutuyor.
Ne yapsın bu gazeteciler?
Dağa mı çıksınlar..
Adalet Bakanı’nın, HSYK’nın konuya eğilmesini mi beklesinler?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir