Semih Yalçın’dan Koç’a Sert Yanıt

Yalçın:”MHP Düşmanlığından Nemalanmaya Çalışan Bu Tip Eski Komünist Tüfeklerin Yeniden CHP’de Mevzilendiği Görülmektedir.” Dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı – Gaziantep Milletvekili  Prof. Dr. E. Semih YALÇIN’ın 29 Ağustos 2012 CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç’un sözleri üzerine basın açıklamasında bulundu.

Türkiye 12 Eylül öncesinin kavgalarından yeterli dersi çıkarmış olmalı diye düşünürken, MHP’yi bir zamanların komünist anlayışıyla değerlendiren yeni bir zihniyet ana muhalefet partisi CHP’de baş göstermiştir. CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, bir toplantıda “Faşist MHP terörünü iyi biliriz” diyerek partimize saldırmıştır. Durduk yerde MHP ve Türk milliyetçilerine karşı bir düşmanlık ve faşist fobisi hortlatma gayretine giren Sayın Koç, daha da ileri giderek MHP’yi AKP’nin koltuk değneği olmakla suçlamıştır.

Türkiye’nin çözüm bekleyen meseleleri karşısındaki beceriksizliklerini örtbas etmeyi ve hakikatleri saptırmayı amaçlayan bu talihsiz açıklamalar, siyasi akıl, izan ve idrakten yoksun bir telakkinin ürünüdür. Sorumluluk mevkiindeki bir siyasetçinin “Biz bu filmi daha önce görmüştük” dedirten cinsten beyanları, CHP’nin yeni dönemde hangi çevrelerin eline geçtiğini, yeni yönetim anlayışının hangi ön yargılarla beslendiğini; hangi kin, nefret ve husumet tohumlarını ekmeye hazırlandığını bir kez daha ortaya çıkarmıştır.

Kamuoyunda çok iyi bilinmektedir ki AKP iktidarının açılımcı ve Amerikan yanlısı politikalarına karşı en sert mücadeleyi MHP vermiştir ve vermektedir. İktidarın başının BOP eş başkanlığına en şiddetli eleştirileri MHP yöneltmiştir. Amerikan ve Batı emperyalizmi karşısında MHP’nin milliyetçiliğinin ve bağımsızlık yanlısı tutumunun yanında yer alması gereken CHP ise, yeniden bir köhne emperyalist akımın tesir alanına girmiştir. Ancak CHP’nin eskiye dönüşünü resmeden aşırı solcu fikriyatı artık eskimiştir ve kimse bunlara rağbet etmemektedir.

Son yıllarda siyasetin bitpazarında eşeğini boyayıp satan yerli bezirgânlara, sanal nur yağmurları yağdırarak eski malları pazarlamaya çalışan bohçacılara CHP de katılmıştır. MHP düşmanlığından nemalanmaya çalışan bu tip eski komünist tüfeklerin yeniden CHP’de mevzilendiği görülmektedir. CHP’nin bu yeteneksiz isimlerle yapmaya çalıştığı yeni açılım tarzı, en hafif tabirle ucuz politikadır.

MHP ve Ülkücülerle ilgili bir türlü dinmeyen düşmanlık ve peşin hükümler, 3. Yargı paketinin yasalaşarak uygulanması üzerine derhal su yüzüne çıkıvermiştir. 12 Eylül dönemi öncesinin bütün cinayetlerini Ülkücüleri işlemiş gibi yeniden bir hava estirilmek istenmiştir. Bu durum, köprülerin altından çok sular geçtiği hâlde bir kısım solun hâlâ akıllanmadığını, Ülkücü Hareket’e karşı geleneksel kinlerin ve nefretin terk edilmediğini ortaya koymuştur. Bu acınası durum;

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GENEL MERKEZİ BASIN BİRİMİ TARİH: 29/08/2012

özgürlük, barış, hak, adalet, insan hakları gibi yaldızlı kavramları bir zamanlar alabildiğine kullanıp içini boşaltan bir zihniyetin 21. yüzyılda ulaştığı noktadır.

Artık eski komünist tüfeklerin devri geçmiştir. 12 Eylül öncesinin mücadelesi oralarda kalmıştır. Ülkücü Hareket açısından kutsal bilinen bir varlık mücadelesi başarıyla verilmiş ve Türkiye’nin uydu olması engellenmiştir.

Haluk Koç örneği; bu tip solcuların kendileri dışındaki herkese hoşgörüsüz olduğunu ve her şeye at gözlüğüyle baktığının göstergesidir. Onun gibi düşünenler, 12 Eylül darbesi öncesinde komando, faşist gibi nitelendirmelerle kendilerine düşman üreterek kıyasıya MHP’nin üzerine gelmişlerdir. Komünist katillerin bir zamanlar binlerce Ülküdaşımıza, askerimize ve polisimize kurşun sıkarak işledikleri cinayetler, yaptıkları terör eylemleri, şimdilerde romantizmin dayanılmaz hafifliğine büründürülmektedir. Cinayet işlemeyi sözüm ona emperyalizme karşı mücadele için adeta bir hak, meşru bir fiil olarak sayan kör bir zihniyetin izleri, ne yazık ki tamamen silinmemiştir.

Vaktiyle devletin jandarmasına, polisine kurşun sıkan, devleti ele geçirip rejimi değiştirmeye soyunan eli kanlı komünist örgütlerin bu ülkede binlerce insanın kanına girdiği eylemler, belleklerde tazeliğini korumaktadır. CHP’nin 12 Eylül öncesinde sol eylemlerin arkasında durduğu, vatan haini komünist militanların CHP’de yuvalandığı henüz unutulmamıştır. Eski defterlerin karanlık sayfaları açıldığında, CHP yandaşlarının ve yoldaşlarının(!) suç ve eylem dosyasının oldukça kabarık olduğu ortaya çıkacaktır.

Görüldüğü gibi son günlerde kimileri PKK’yı, kimileri de eski komünist katiller güruhunu romantik ve realist bir davanın masum mensupları gibi gösterme ısrarındadır. Türkiye’nin yaşadığı acı tecrübelere rağmen bu fikir ve duruş cinnetinin hâlâ sürüyor olması çok üzücüdür. Ancak hangi mahfillerin desteğini alırlarsa alsınlar, silahlı devrimci militanlar geçmişte işledikleri cinayetleri, ağır toplumsal suçları, hele de “Bağımsız Türkiye” kamuflajına gizlenmiş vatana ihanetlerini asla unutturamayacaklardır.

CHP’nin, millî bütünlüğümüzün, birlik ve beraberliğimizin her türlü siyasi kaygının ününe geçtiği buhranlı bir dönemde bitpazarında bile rağbet görmeyen bir siyaset metaını pazara sürmesi, bu partinin sürekli ana muhalefette kalmasının getirdiği akıl tutulmasının sonucudur. CHP eski düşmanlıkları hortlatmaya çalışarak tezgâhladığı siyasetle, bindiği dalı kesmektedir. Ağaçtan düşüp bir yerleri kırıldığında yaptığı affedilmez yanlışı fark edecek ama kendisini bir daha toparlayamayacaktır. Büyük Türk milliyetçisi rahmetli Atatürk’ün partisini tanınmaz hâle getiren CHP’ye en büyük siyaset dersini, aldatmaya çalıştığı halk verecektir.

Türkiye’nin ortak akla, ortak iradeye; kıvançta ve tasada bir arada bulunmaya ihtiyaç duyduğu bir dönemde, ana muhalefeti itidale ve değerleriyle uğraşmaktan bıkmadığı milletle barışmaya davet ediyoruz. CHP, yeniden MHP’yi karalama, eski vatan hainlerini kahraman yapma ve onlar üzerinden siyasette nemalanma hevesinden vazgeçmelidir. Ana muhalefet partisinin tuttuğu yol yanlıştır. Böyle giderse CHP’nin ana muhalefette kalması şöyle dursun, halkın vicdanında mahkûm olmak suretiyle tabelası silikleşmiş marjinal partiler arasında yerini alması kaçınılmazdır.

Mhp Basın Birimi

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir