Tuşalp’te ‘Basın Özgürdür’ Dilipak’ta ‘Darbeciler Hürdür’!

Ali Karahasanoğlu -Yeni Akit

Tuşalp’te ‘basın özgürdür’ Dilipak’ta ‘darbeciler hürdür’!

 

Bakmayın siz, kartelozların “Yargı, iktidarın etkisine girdi. Artık iktidarın istemediği hiçbir karar yargıdan çıkmaz!” palavralarına.

İktidarın etkisinde kalmayı bırakın, tam inadına inadına kararlar verilmeye devam ediliyor.

Hukuk kuralları paspas edilerek. Usul kuralları çiğnenerek.

Hukuk ve usul kurallarına bağlılık bir yana. Aynı mahkemenin bizzat kendisinin verdiği önceki kararların tam aksi kararlar, sadece davacı ismi değiştiğinde anında karşınıza çıkıveriyor.

Son örneğini, dün Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimi Yılmaz Uğurlu verdi.

Önce belirteyim, Yılmaz Bey, geçtiğimiz gün yazdığımız, “Erbil Tuşalp lehine, Başbakan Tayyip Erdoğan aleyhine kararı” şıppadanak veren hakim..

Dün ise, gazetemiz yazarı Abdurrahman Dilipak aleyhine, 28 Şubat darbesinin mimarı Güven Erkaya lehine kararı, yine şıppadanak verdi..

Hemen hatırlatayım.. Yılmaz Bey, 20 gün sonra, yaş haddinden emekli olacak hakimlerimizden.

Emeklilik bilgisini şimdiden hatırlatalım ki, birileri “Akit aleyhine karar verdi, hakimlikten oldu”, diye masabaşı haber yapmasın.

Gördünüz mü şimdi, yargının ne durumda olduğunu.

AK Parti iktidarında, Adalet Akademisi Kurucu Başkanvekilliği ile taltif edilen.. Adalet Komisyonu Başkanlığı’na getirilen bir hakim..

Bu kararları veriyor..

Ama kartelozlar yine bağırıyorlar: “Yargı, iktidarın etkisinde!”

Yılmaz Bey’e haksızlık mı ediyoruz?

Asla..

Yılmaz Bey’in yapacağı, en kralından, “Ben 20 gün sonra emekli oluyorum. Sizin davanız biraz girift. Orada ceza soruşturması var. Ona bakmak lazım. Diğer tarafta TBMM Başkanlığı’na sunulan Darbeleri Araştırma Komisyonu raporu var, ona bakmak lazım. 1400 sayfanın neresini, ne zaman okuyacağız? Kamuoyunda genel bir kanaat zaten oluştu.. Güven Erkaya’yı artık rahmetle anan Allah’ın tek kulu kalmadı.. Dolayısı ile, bu kısa sürede bu dosyayı karara bağlamak çok zor. Size hayırlı yargılamalar diliyorum. Ben emekliye ayrılıyorum. Artık kararınızı, yeni hakimden alırsınız” demekti.

Demedi.

Karar vermek için, usul kurallarını dinlemeden, aslanlar gibi dosyanın üzerine gitti.
Cevap dilekçesinde, davalılar vekili, Abdurrahman Dilipak’a defalarca hakaret etmiş… Bu hakaretlerin cevap dilekçesinden çıkarılması istenmiş!

Boşveeer!

Merak edenler için hatırlatayım..

Ne demiş; o hakaretlerin dilekçeden çıkarılması isteğine, Yılmaz Bey?

Hiiç.

Şimdi sorsanız, “Öyle isteğiniz mi vardı? Gerçekten hiç görmedim. Görsem, önce onu da reddederdim. Emin olun” diyecektir.

Çünkü duruşma sırasında, ceza soruşturmasındaki delillerin dosyaya konulmasına yönelik süre isteğine, “Gereği düşünüldü: Mehil talebinin reddine..” deyivermiş..

Yaa.. İşte böyle..

Haydi bakalım, sabah akşam Ergenekon davasını gündeme getirenler.. “Adalet herkese lazım” diyenler.. İki çift laf da, bu dava için edin de göreyim sizi!.

Balyoz davasında “Daha delillerimiz toplanmadı” diyerek isyanları oynayanlar..

Ergenekon davasında, “Alelacele karar verilmek isteniyor” diyenler..

Dün reddedilen Dilipak davası için de, şöyle der misiniz acaba:

“Ne olur hakim bey; bir mehil verseydin, kıyamet mi kopardı? Kaldı ki, mehile ne gerek var? Soruşturma dosyası, senin bulunduğun adliyede, bir savcının masasında. Sen dosyayı istesen, bir inceleyip, sonra yine bildiğin kararı versen, ne olurdu sanki?” diyecek bir ilkeli gazeteci çıkacak mı acaba?

Hiç sanmam..

Bugün sabahtan akşama kadar, Pınar Selek davasını dinleyeceğiz, o kartelozlardan..

“Esas başkan izinde iken alelacele karara bağlanmak istendi” diye ter ter tepinecekler, akşama kadar..

Ama, Dilipak söz konusu olunca..

Bir tanesi bile, “20 gün sonra emekli olacak hakim, alelacele kararı bastırıp, öyle gitti” demeyecek. Diyemeyecek..

Erbil Tuşalp’de “Basın özgürlüğü önce gelir. AİHM de karar vermiş zaten. Tazminat kararının geri alınmasına” diyor..

Sıra Dilipak’a gelince..

“Darbe yaptığı konusunda, son yıllarda yaygın olarak ortaya çıkan delillerde artık herkes tam kanaat sahibi olmuş ise de.. ‘Hakkımızı helal etmiyoruz’ demek, darbeciye hakarettir. Tazminat doğrudur. Basın özgürlüğü, darbecilerin kişilik haklarına üstün tutulamaz. Tazminat doğrudur. Gazetecinin davasının reddine..”

Yaaa, işte böyle Ergenekoncular..

AK Parti iktidarında, yargı ne kararlar veriyor, görüyor musunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir