Ulusalcıların Yabancı Hastane Aşkı!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Ulusalcıların yabancı hastane aşkı!

 

Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi İlhan Selçuk, Amerikan Hastanesi’nde öldü..
Cumhuriyet gazetesi yazarı Demirtaş Ceyhun, Alman Hastanesi’nde öldü..
Cumhuriyet yazarı Oktay Ekinci, yine Alman Hastanesi’nde..
Bunlar ölenler..
Ali Sirmen de, “Faranjit muayenesi için gittiğimiz Alman Hastanesi’nde..” dediğine göre o da Alman Hastanesi sevdalısı..
Ulusalcıların, bu yabancı hastane aşkı, nereden kaynaklanıyor acaba?

¥

Daha bir haftası dolmadı..
13 Ekim’de Cumhuriyet’teki yazısında, Oktay Ekinci kendi itiraf ediyor:
“Yatağımın ayak ucundaki pencereden odaya dolan güneş gözümü kamaştırırken, Alman Hastanesi Nöroloji Kliniği’nin güler yüzlü şefi Uz. Dr. Melahat Değirmenci Eser dedi ki; ‘Dün sizi yoğun bakımdan buraya, Hastanenin en güzel, Boğaziçi manzaralı odasına aldık.’
‘Sağ olun’ dedim o güven veren gözlere bakarak ve ekledim; ‘Biliyor musunuz, bu manzaranın bozulmaması için ben bir ömür verdim.’…”
“Çevre dostu.. Yeşil dostu.. Tabiat dostu” diyorlar, Oktay Ekinci’ye..
İki gün önce, İstanbul’da ne kadar cami yapımı ile ilgili teşebbüs varsa, hepsine karşı çıkışını hatırlatmıştım Oktay Bey’in..
Şimdi de, Alman Hastanesi örneğinde, tabiat dostluğunu, çevre dostluğunu, yeşil dostluğunu; kendi itirafı ile yakalıyoruz Oktay Bey’in!..
Beyefendi, “Boğaz manzarası”ndan bahsediyor.
Boğaziçi’nde nerede bir inşaat olsa..
Hemen karşı çıkıyor..
Sadece Boğaziçi ile kalmıyor iş..
Nerede cami görse karşı çıkıyor..
Nerede dindar birisinin hizmet adına yaptığı bir iş olursa, karşı çıkıyor..
İyi de, bunların gerekçesi gerçekten “doğa dostluğu”na dayanıyor ise..
O zaman, Alman Hastanesi’ndeki “Boğaziçi manzarası” ne oluyor?
Alman Hastanesi’nin bir ayrıcalığı mı var, bu ülkede?
Niye Alman Hastanesi, Boğaziçi manzaralı bir yerde hizmet veriyor da..
Bir başkası aynı hakkı kullanamıyor?
Veya olaya şöyle bakalım..
Alman Hastanesi’nin yakınında birisi, bir inşaat yapacağı zaman, ona karşı çıkmak, aslında betonlaşmaya mı karşı çıkmak demektir?
Yoksa, Alman Hastanesi’nin “Boğaz manzarası”nın kapanmasına mı karşı çıkmak demektir?
Öyle ya..
Boğaz manzarası için mücadele etmiş ya, Oktay abimiz..
Bu mücadelenin sonunda, son günlerini, Boğaz manzaralı odada geçirmiş..
Niye Oktay abimiz, Boğaz manzarasına layık da..
Başkaları değil?

¥

“Canım, siz de hastalandığınızda Alman Hastanesi’ne gidin, aynı hakkı kullanırsınız. Boğaz manzarası seyredersiniz” diyecekler..
“Alman Hastanesi’nin inşaatı, 100 yıldan daha eski.. O zamanın koşullarına göre yapılmış” diye de devam edecekler..
O zaman bir soru daha: “Alman Hastanesi’nin tüm kapalı alanları, gerçekten onlarca yıl önce mi yapıldı? Yoksa yeni yapılan ilaveleri de var mı?”
Oktay Bey’in karşı çıkmadığı “ilave”ler?!

¥

Süslü cümlelerle, insanları “doğa dostu, Yeşil dostu” gösterdiklerinde, ben de öylece eriyip bitiyorum..
“Ne güzel.. Nefes almamızın önündeki engellerin çoğalmasına karşı çıkıyorlar.. Çok güzel bir faaliyet” diyorum..
“Yeşile kim karşı çıkabilir ki? Ağaçlık alanların betonlaşmasına hangi akıl sahibi destek verebilir ki?” diyorum..
Bu yolda çalıştığı söylenenlere, gönülden destek veriyorum..
Ama her seferinde, yapılan propagandanın arkasında bir “ikiyüzlülük yattığı”nı görüyorum..
Oktay Bey’in Boğaz ile ilgili, “Boğaz manzarasının bozulmaması için bir ömür uğraştım” sözü..
Şimdi arkasından konuşanların, onun ne kadar “çevre dostu, yeşil dostu” olduğunu söylemeleri..
Bende bir merak uyandırdı..
Acaba, Oktay Bey’in oturduğu yer, “Ömrü boyunca mücadele ettiği çizgiye ne derece uygun” diye araştırdım.
Kanlıca’da otururmuş, Oktay Bey..
Google Map’den şöyle bir uydu görüntüsüne baktım..
Önü, arkası ormanlık diyebileceğiniz kadar yeşil..
Ortada bir beton yığını..
Şimdi gelin de, inanın bunların, “yeşil dostu” olduklarına..
“Doğa dostu” olduklarına..
Ne diyordu, M. Ali Alabora..
“Anlamadın mı arkadaş..”
Bunların hepsinin mantığı, aynı..
Anlayabilen, anlıyor..
Anlayamayanlar da, bunları “yeşil dostu” sanıyor!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir