Yalana Doymayan Utanmaz Gezi’ciler!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Yalana doymayan utanmaz Gezi’ciler!

 

Diyorlar ki, “İtalyan fotoğrafcı Mattia Cacciatori hakkında iddianame hazırlanmış.”

Hemen arayıp, sormuşlar kendisine, “Ne düşünüyorsunuz” diye..
Mattia’nın cevabı, “Bu şaka mı?” olmuş..
Amaç, “fotoğrafçıya bile dava açıldı. Sistem faşizme kayıyor” izlenimi vermek.
Bu haber doğru ise, gazeteci maskeli bu toplum mühendislerine soralım, “Taksim’de tek fotoğraf çeken gazeteci Mattia mıydı? Niye diğerleri için de iddianame hazırlanmadı?”
Öyle ya.. Fotoğraf çekmek bu ülkede suç ise, sadece Mattia’ya niye dava açılıyor?
Eğer, yabancı olup da fotoğraf çekenlere soruşturma açılmış deniyorsa, yine soralım: “Tek yabancı fotoğrafçı  Mattia Cacciatori miydi?”
Yüzlerce yerli muhabir, onlarca yabancı fotoğrafçı takip etti olayları..
Niye sadece Mattia için soruşturma açılmış?
Polise direnmemiş mi? Göstericilerle birlikte hareket etmemiş mi?
Yargı safhasında tüm gerçekleri göreceğiz..
Ama toplum mühendisleri, kamuoyunu çoktan “yalan”larına inandırdılar..
Mattia yalanı gibi, binlerce yalan söylendi..
Şu kısacık zaman diliminde..
Birkaç haftanın içinde..
“Gezi Parkı eylemcilerini, cezaevinde katillerin arasına koydular” dediler.
Cumhuriyet yazdı.. A. Hakan yazdı. Hürriyet’in diğer yazarları köşelerine taşıdı..
İddiaların tamamı yalan çıktı..
Gezi Parkı eylemcilerinin, katiller veya tecavüzcüler arasına koyulmadığı açıklandı..
Utanmadılar. Yüzlerinde küçücük bir kızarma oluşmadı..
Kaldıkları yerden, yollarına devam ettiler.
“Beyoğlu’ndaki bir iş yeri, Gezi Parkı eylemlerine destek verdiği için, anında kapatıldı, mühürlendi” dediler.
Hiç sorgulamadılar, “Beyoğlu’nda sadece bir iş yeri mi, eylemlere destek verdi? Niye diğer iş yerlerine mühür vurulmadı?”
Haber yalandı..
Ortaya çıktı.. Ama utanmadılar..
Bu tür yalanlara hemen balıklama atlayan hergele, küçücük bir özür ile geçiştirdi konuyu.. “Ne biçim ahlak, ne biçim vicdan, ne biçim gazetecilik bu” diye küçücük bir özeleştiri bile yapmadılar..
Önlerine kim, hükümet karşıtı bir haber koyuyorsa, hiç düşünmeden atladılar.
Sonra kafayı kayaya vurdular.
Yine pişkince yollarına devam ettiler..
“Ali Sarıçiçek, bayrak sattığı için gözaltına alındı” dediler..
Bir saniyelik düşünme yok, akılsızlarda..
“İstanbul’da tek bayrak satıcısı Ali Sarıçiçek mi” diye, sorgulamadılar..
Tek bayrak satıcısı Ali Sarıçiçek mi ki, sadece o gözaltına alınıyor, başka bayrak satıcıları gözaltına alınmıyor..
Sonra ortaya çıktı..
Adamda her iş var. TOMA’nın önüne yatma.. Eylemcilere fiili destek erme..
Evveliyatında da onlarca suç..
Orman yangınından, örgüt üyeliğine kadar..
Sahip çıktıkları adamın suç çetelesinden de utanmadılar..
Yine yalanlarına devam ettiler..
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına sormuşlar, “Taksim’deki kameraları niye kapattınız” diye..
Cevaptan cımbızla çekip yayınlamışlar: “Bakım için kapatıldı!”
Bundan da netice çıkarmışlar; “Polis şiddeti belgelenmesin diye, kameralar bakıma alınmış gibi gösteriliyor!”
Yalanın bini bir para..
Kameraları kırıyorlar. Sprey boya ile kayıt almasını engelliyorlar. Bozulan kameralar tamir için bakıma alınıyor..
Suçlamayı yapıştırıyorlar: “Polisin şiddetini kayda almamak için bakıma alındı!”
Ahlaksızlık zirve yapmış..
Sabah yalan.. Akşam yalan..
Her yazdıkları, her söyledikleri yalan..
İstanbul Barosu’nun, “9 kişi gözaltında kayıp” iddiası vardı hani..
Üzerinden nerde ise bir ay geçti..
Var mı “9 kayıp”la ilgili tek bir bilgi..
“İsimleri şunlardır.. Adresleri bunlardır” diye, iddianın altını dolduran bir bilgi?
Hayır. Ama yalancılığa devam:
“Sivil dikta işbaşında” diye, yeni yeni açıklamalar yapıyorlar.
Adamlarda utanma olsa, “Biz ‘9 kişi kayboldu’ dedik. Bir tanesinin bile ismini veremedik. Barodan da, öğretim üyeliğinden de, insanlığımızdan da utanıyoruz.” demeleri lazım..
Ama.. Utanma da yok.. Arlanma da..
Bunların PKK’lı versiyonları da, Hasan Cemal’in köşesinden; Hatip Dicle’nin, annesinin cenazesine elleri kelepçeli katıldığını iddia etti..
Oysa annesinin cenazesine katılmak için, ne izin isteyen var, ne de kelepçeli olarak katılan!
Yalan.. Yalan.. Yalan.. Ahlaksızlık tavan!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir