Yıldırım’a El Çektirme Var da Kocasakal’a Niye Yok?

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Yıldırım’a el çektirme var da Kocasakal’a niye yok?

 

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, başkanlıktan geçici olarak el çektirildi..
Mahkeme kararı ile..
Ne dostu olalım, ne düşmanı..
“Düzenleme ne ise, ona herkes uysun” diyelim..
Madem ki “aleyhlerinde suç işleme iddiası olan kişilerin, derneklerde yöneticilik yapamaması” ile ilgili bir engelleyici düzenleme var..
“Herkes buna uysun” diyelim..
Aynı düzenlemenin bir başka örneğinin, niye hayata geçirilemediğini, neden uygulanmadığını bu vesile ile sorgulayalım.
Evet; henüz kesinleşmemiş cezaya rağmen.. Sadece suç işleme iddiası ile birlikte.. Fenerbahçe Kulübü’nün yönetiminden el çektirilme söz konusu oluyorsa..
İstanbul Barosu’nun Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri niye hâlâ iş başında?
Aziz Yıldırım; hakkındaki suç iddiası ile, görevden el çektiriliyorsa.
Baro Başkanı Ümit Kocasakal ve 8 yönetim kurulu üyesi hakkında da iddianame düzenlendiğine göre..
Aynı akıbet, onları da bekliyor olmalı..
Hem de Baro’dakiler hakkındaki iddia, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun istismarı ile işlenmiş suç iddiası..
Ama bu işe ne YSK el attı.
Ne de mahkemeler..
YSK nasıl el atacaktı?
Şöyle..
Barolar Birliği Başkanlığı seçimlerinde, Ümit Kocasakal örneği üzerinden, “Oy kullanma hakkınız yok. Çünkü aleyhinizde 2 yıldan uzun süreli ceza istemi var” denilecek ve oy kullanması önlenecekti..
Böylece,  Baro yönetiminden düştüğü, dolaylı olarak tescillenmiş olacaktı..
Mahkeme nasıl el atacaktı bu işe?
Şöyle:
Gerek avukatlık ruhsatnameleri sebebi ile açılan davalarda ve gerekse önüne gelen herhangi bir davada, Baro Başkanlığı ve yönetim kurulu üyelerinin, yönetim yetkilerini kullanamayacaklarını tespit edecekti.. Vazifesini yapmış olacaktı..
Maalesef mahkemeler, gereken kararları böyle hep gecikmeli alıyorlar..
Hayata hemen adapte olamıyorlar..
Aziz Yıldırım’da, aylar sonra karar çıktı..
Bakalım Baro Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri için ne zaman karar çıkacak?
Baro Başkanı hakkındaki problem, o ceza davası ile sınırlı da değil.
6 gün önce yaptığı açıklamadaki, “9 kişi kayıp” iddiası sebebi ile de, Başkan Kocasakal’da küçücük bir utanma duygusu olsa, hemen istifa etmesi gerekirdi.
“Yanlış yapmışız.. Provokasyon amaçlı bir iddiayı, hataen dile getirmişiz. ‘Palet altında kalan kızımız.. Polis müdahalesinde çocuğunu kaybeden hamile kadın.. Onlarca ağır yaralı var’ türünden yalan haberlerden sonra, bizim de böyle bir yalan iddiayı kamuoyu gündemine taşımamız.. İnsanlarımızı üzmemiz.. Halkı kışkırtmamız hiç de doğru olmadı. Üzgünüz. İstifa ediyoruz” demeleri gerekirdi ama.
Ne Başkan’dan.. Ne de üyelerden tık yok..
Gösteriler yapılıyor iken..
Meydanlar molotoflarla çalkalanıyor iken..
Teröristleri savunmak için, Cumartesi-Pazar demeden, açıklama üzerine açıklama yapıyordu Baro’nun internet sitesinden, Galatasaraylı doçent başkanımız..
Ama 9 kayıpla ilgili iddiasının üzerinden nerede ise bir hafta geçti..
Kendisine çağrıda bulunduk.
“Kayıp olduğunu iddia ettiğin kişilerin isimlerini açıkla” dedik..
Ne açıklama var.
Ne de kendisini ortalıkta gören.
Baro’daki açıklamalar da, dondurulmuş vaziyette.
Böyle mi sizin, görev anlayışınız?
Böyle midir sizin hukuk anlayışınız?
Ama, onlara niye kızıyoruz ki?
Onlar işlerini yapıyorlar..
Savcılarımız ne yapıyorlar?
Çağırsalar ya, “9 kişi kayıp” diyen baro başkanını sorguya.. “Ver bakalım şu 9 kişinin ismini arkadaş. Bakalım kimlermiş.. Nerede kayıp olmuşlar?” dese ya…
Görelim, elinde liste mi var, yoksa işkembeden mi atıyor?
Elinde liste var ise, nedir bu isimler?
Bodrum’da tatil yapanların listesi mi?
Antalya’da denize girenlerin isimleri mi?
Yoksa, terör örgütü lehine dağa çıkanların adları mı?
Yasal dayanak mı arıyorsunuz?
TCK 213.. Başlık: “Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit.”
Madde metni de şöyle: “Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Madde 237.. Başlık, “Fiyatları etkileme..”
Madde metni şöyle: “.. malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.”
Suçu övme, suça tahrik maddelerini, artık herkes biliyor..
Maddeler var da.. Uygulayacak savcılar yok!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir