Acarkent’ten Sonra, Sıra Beykoz Konakları’nda

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Acarkent’ten sonra, sıra Beykoz Konakları’nda

 

Dalganın kendi üzerlerine doğru geldiğini göremeyenler, hükümet kanadında bazı açıklamalarla sevindirik olmuşlar, “Tamam bu iş bitti. Artık biz sıyrıldık” düşüncesi ile, karşı atağa geçtiler.

Önce hergeleyi keşfeden Ertuğrul, “Benden özür dilemeyecek misiniz?” diye sitemde bulundu.. Tuncay Güney’i de kendisine referans almış. Tuncay Güney demişmiş ki, “Ergenekon’daki o insanlar artık zindanlardan çıkarılmalı.” Zindanlardakiler çıkacaksa..

Zindana girmeyenler de, kurtulmuş oluyor haliyle.. Öyle sanıyor, “hergele”nin mucidi!..

Hemen ertesi günü, hergele de kendisine verilen vazifeyi harfiyyen yerine getiriyor: “Çoktan beridir neden hiçbiriniz ‘Tutuklanacaksınız, tutuklanacaksınız’ diye höykürmemektesiniz… Ne diye vazgeçtiniz bundan?” diyor..

Yem atıyor.. Bilgi toplamaya çalışıyor, kankası adına.. Yem attığı resmi görevliler renk verir mi bilmem ama, ben kendisine hatırlatayım, “Patronunun bir ay sonra, Çağlayan’da bir duruşması var.. Onu izle…

” Hergele diyecek ki, “Ben kâğıttan anlamam… Ben yurtdışı şirketlerinden anlamam.. Ben ‘vergi oranı sıfır olan ülkeler’de naylon şirket kurup, onların üzerinden mal getirip, ülke içindeki halka açık şirketlere yüksek fiyatla satma işinden anlamam!” Herkes ezberledi, onların numaralarını çünkü.. Patronu lehine bir şey varsa..

Ona, yeni milyon dolarlar getirecek bir iş alanı açacaksa.. Hemen burnunu sokar, sonra da “Nasıl ama?” diye takdimini yapar… Patronun aleyhine bir durum varsa, “Ben o konulardan hiç anlamam” der sıvışır. Taktik işte bu.. Deşifre oldular..

POAŞ ile ilgili.. Hilton ile ilgili.. Kâğıt ithalatı ile ilgili.. Daha onlarca milyar dolarlık usulsüzlük iddiaları ile ilgili tek satır yazamadılar.. Ama aleme nizam vermekten, hiç de geri durmuyorlar. Akılları sıra, yargıyı da hizaya çekecekler..

Ama hiç heveslenmesinler.,. Onların, “Bitti” diye sevindikleri Ergenekon gözaltıları bir kenara, hiç başlamayacağını sandıkları, aylarca “Ergenekon’da tutuklamalar var da. 28 Şubat niye sorgulanmıyor?” diye akılları sıra eleştiriler getirdikleri postmodern darbe konusunda, bakın daha dün bile tutuklamalar vardı..

Onun için, “Bekleyin biraz” diyorum… “Başbakan müjdeyi verdi..” Üstelik “Kanada’dan da teyit geldi..” Öyle ise, “Kurtulduk”’ diye sevinmeyin.. 28 Şubat’ta yapılanların da.. 28 Şubat’ın medyadaki uzantılarının da.. 28 Şubat darbecilerini, sonraki yıllarda aklayanların da hesabı sorulacak.. Ama birazcık sabır..

Bakın, 28 Şubat’taki yeni dalgada Bülent Alpkaya Paşa ile Köksal Karabay Paşa da tutuklanmışlar. Ben bu isimleri TSK’daki görevleri dışında nereden biliyorum? Önce 312 general davasından.. Sonrasında da, orman alanına kondurulan her biri milyon dolarlık Acarkent Villaları ile hatırlıyorum..

Oramiralimiz Alpkaya, Acarkent’teki kendisine ve oğluna ait birer villası ile dikkat çekiyordu. Para ile mi almıştı, yoksa hatıra binaen mi idi, orası meçhuldü! Malûm da, meçhul.. Anlarsınız işte.. Köksal Karabay Paşa da, Acarlar’ın hâmisi çıkmış, patron İsmet Acar ile ortak şirketleri deşifre olmuştu..

Acarkent’te villaları olan komutanlara sıra geldiğine göre.. 28 Şubat’ı sorgulayan savcıların, ince bir mesajı var, medyaya.. Niye mi? Hatırlatayım.. Üsküdar cihetinden Beykoz’a doğru giderken, önce Acarkent gelir..

Sonra da Beykoz Konakları.. Acarkent’ten gözaltılar başladığına göre, şimdi sıra Beykoz Konakları’nda… Hani Ertuğrul hevesleniyor ya..

“Biz sıyırdık, süreç bitti” diye.. Bak Ertuğrul, Acarkent’ten hem Alpkaya hem de Karabay gitti. Şimdi yavaş yavaş sıra Beykoz Konakları’na geliyor. Sen de Beykoz Konakları’nda olduğuna göre..

Artık bavulunu hazırlasan, iyi edersin.. “İstifa” ile falan da, kurtaramazsın paçayı.. Boşver, şaka yollu “istifa” alıştırmalarını.. Zorunlu “istifa” yakındır..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir