Altan’ı Nasıl Bilirdiniz? İşte Böyle Bilirim!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Altan’ı Nasıl Bilirdiniz? İşte Böyle!

 

Ahmet Altan’ı önce, ateist diye bilirim.

Ara sıra dindarları kafakola alma amaçlı, “Fırıncı abi geldi. Odundan meyveyi anlattı” türünden, istismar kokulu yazıları ile bilirim.

O yazıların istismar amaçlı olduğu nerden belli?

Dini hassasiyetleri kabartan dokunaklı yazıyı kaleme aldığının hemen ertesi günü, dine en ağır hakaretleri içeren haberleri, önceki gün “Fırıncı abi”yi sanki o yazmamış gibi, gazetesinde başlıklara çıkartmasından belli..
Başka, Altan’ı nasıl bilirim?

3 defa “Derin yapı, darbe yapacaktı” diye yazdıysa..
13 defa “Roboski’nin katilleri niye ortada yok” diye hükümete vurduğunu bilirim.

Hem de, Roboski’nin katillerinin hükümet içinde değil, olsa olsa “derin yapı”nın içinde olduğunu, adı kadar bildiği halde..

Altan’ı, Hrant’a sahip çıkması ile bilirim. Her fırsatta değil. Fırsat olmasa da oluşturup, “Hrant, Hrant” diye nefes alması ile bilirim..

Hızır Ali Muratoğlu Hoca ile Bayram Ali Öztürk Hoca hakkında tek haber yapmadığı halde..
“Ermeniler katliama uğradı. Milyonlarla nüfusa sahip Ermeniler, artık binlerle ifade edilen bir sayıya indiler” propagandası yaparken, gazetesinin yazar kadrosunu, hemen hemen dörtte bir oranında, nereden bulduysa Ermeni vatandaşlarla doldurmasından bilirim.
Başka neyi ile tanırım?

Darbelerin canlı yayında arz-ı endam ettiği dönemde (1996-2005), darbeye destek veren gazetelerin bünyesinde köşe yazarlığı yapması ile tanırım.
Darbecilerin sözünün geçtiği yıllarda, Akit tüm baskılara göğsünü siper ederken; Hürriyet’te, Milliyet’te ‘aşk’ yazıları yazması ile tanırım.
Sonrasında?

Sonra birden bire, başına saksı düşmüş deli rolünde, darbeciler adım adım sahneden ayrılmaya yüz tutunca.. CIA kocalı bir başka kartel mensubunu yanına alıp, Taraf gazetesini çıkartmasıyla tanırım..

Wikileaks dedikoduları ile, hükümete vurması ile tanırım.
Başbakan’ın iki vakte kadar öleceği yalanı ile tanırım..

Niçin yapılır o yalan haber?

Darbecilere moral vermek için mi?

Yoksa başka derin operasyonların eseri midir, kendisi bilir, Altan’ın!
Ya “Üniversitelerde Atatürk ilkeleri dersi kaldırılıyor” yalan haberi?
Ülke içinde derin yapıları kışkırtmak için mi yapılmıştı acaba?..

PKK’nın eli silahlı yöneticisi Murat Karayılan’la verdiği pozlarla bilirim.
KCK’da, PKK uzantılılara verdiği destekle.. Açlık grevlerinde PKK’lılara verdiği destekle.. 50 bin kişinin katili Apo’nun ev hapsine gönderilmesini istemesi ile tanırım.

“Herhalde, BDP Eşbaşkanı Demirtaş’ın cümlesi tarihe geçecek. ‘Çukurca-Şemdinli arasındaki 400 kilometre PKK’nın kontrolü altında’ dedi.

400 kilometre dediğiniz mesafe, İstanbul’la Ankara arasındaki mesafe kadar, Demirtaş’ın söylediğine göre böylesine geniş bir bölge PKK’nın denetiminde” şeklindeki yazısı ile, PKK’yı övdüğü yazıları ile tanırım..

Kendi yanında yıllarca yazarlık yapmış Kürt gazetecilerin, “PKK’nın vurduğu Kürtlerin bir kurşunu da Altan’dan” sözü ile tanırım.
Mısır Çarşısı’ndaki patlamada vefat eden 7 mazlumun mağduriyetini bir defacık dile getirmemiş iken..

Sabah akşam “Roboski” demesi ile tanırım.

Mısır Çarşısı’nın faili olarak suçlanan Pınar Selek’e sahip çıkması ile bilirim.
“Roboski’nin katilleri nerde?” diye mum ışığında arama yaparken, “Mısır Çarşısı katili beraat etsin” yazıları ile tanırım.

Suriye’de despot Esed’e karşı halk isyanını, “mezhep savaşı” olarak göstermeye çalışması ile tanırım.

“Ecdadımız attan inince” diye başlık atıp, uydurduğu mavalları Osmanlı’ya yıkmakla tanırım.
Sabah akşam darbecilerin avukatlığını yapan CNN’deki Ayşenur Arslan’ın, 45 dakikalık tv programının hemen her defasında 15 dakikasını bu Altan’a övgü düzmesi ile tanırım.
Biri darbecilerin avukatı.

Diğeri (görüntüde) darbecilerin amansız düşmanı!

“Hangisi, hangisini kullanıyor acaba?” sorusuna sebebiyet vermesi ile tanırım.
Demokratlık iddiasında bulunurken.

Basın özgürlüğü edebiyatı yaparken..
Sıra Akit’in gerçekleri ifşa eden haberlerine gelince, soluğu savcılıkta alması ile tanırım.
Veee.

İstifa ettiği gün.. Gazetenin borsadaki değerinin artışı ile bilirim.
Gazeteye yük müydü acaba?

Yük müydü ki, istifası ile gazetenin borsadaki değeri artıyor?

Yoksa?

Yoksa spekülatörlerin oyuncağı mı olmuşlardı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir