Ankara’daki Sarısülük ile Mısır’daki Esma Aynı mı?

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Ankara’daki Sarısülük ile Mısır’daki Esma aynı mı?

 

Sözün sahibi M. Yakup Yılmaz..
Yılmaz tek başına olsa..
Hiç bahsetmeye gerek yok..
Ama o kesimin tamamının kafasında aynı önyargıların olduğunu bildiğim için, es geçemedim..
Yakup Yılmaz’a hatırlatıyor gibi görünsem de..
Aslında hedefim, onun gibi yaşayan, hisseden, düşünen herkese..
Laikçi kesimin tamamına..
Ne diyor Yakup Yılmaz?
Başbakan Erdoğan’ın, Mısır’da ölenler için gözyaşı dökmesinden hareketle, “Türkiye’de Gezi eylemlerinde ölen 4 kişi için de üzülmesi gerektiği”ni..
Ölenlerin “sizden-bizden”i olmayacağını hatırlatarak..
İfade aynen şöyle: “Ölünce hepimiz aynı yere gideceğiz ve orada ‘bizden’-‘onlardan’ ayrımı yapıldığını hiç zannetmiyorum.”
Ahiret inancının gereği olarak mı “Aynı yere gideceğiz” diyor, bilmiyorum ama..
Benim dikkatimi çeken; “gideceğimiz yerdeki ‘bizden-onlardan’ ayrımı olmayacağı”nı söylemesi..
Gerçekten de..
Kıyamet günü, “bizden-onlardan” ayrımı yapılmayacak mı?
Esed’le, katlettiği 2 yaşındaki, 3 yaşındaki bebeler arasında ayrım olmayacak mı?
Sisi ile, katlettiği 17 yaşındaki Esma arasında bir fark olmayacak mı?
Katil ile maktul arasında bir ayrım olmayacak mı?
Materyalist kafanın izdüşümü işte bunlar..
“Ahiretin olmadığı.. Hesap-sorgunun olmadığı inancı”nı.. Farkında olmadan, böyle ifade ediyor işte..
“Aslında hiçbir şey olmayacak ahirette” demeye getiriyor..
Dolayısı ile..
Hesap sorgu olmayınca da..
Mısır’da 5 bin kişi ölürken, tek yazı yazmıyor Yakup efendi..
Türkiye’de ölen 4 kişi için. Sabah akşam üçer yazı kaleme alıyor..
Çünkü onun inancına göre, “Niye böyle yaptın” diye kimse hesap sormayacak..
“Hesap-Sorgu” olmayınca, niye “haklı”dan yana olsunlar ki..
“Haksız”dan yana oluyorlar..
Sisi’den yana oluyorlar..
Esed’den yana oluyorlar..
Katliam yapanların yanında duruyorlar..
Yılmaz taifesi belki diyecektir ki; “Biz öldürülenler açısından ‘bizden-onlardan’ ayrımı yok dedik.”
İyi de, bu söyleminizi önce manşetlerinizde, köşelerinizde uygulamanız gerekmez miydi?
Nerde; Mısır’da öldürülen binlerce insanla ilgili haberleriniz?
Kaç sütuna sıkıştırdınız?..
Binlerce Mısırlının ölümüne, “Onlardan bizden ayrımı yapılmamalı” demediniz.
Bırakın ayrım yapmamayı, Mısır’daki  ölümleri normal göstermeye bile kalktınız..
5 bin sivilin öldüğü olaylarda, “Keleş’le güvenlik güçlerine saldırıldı” dediniz.
“Polis aracını, içindekilerle köprüden attılar” dediniz.
Şimdi bize “Ayrım yapmayın” diyorsunuz..
Üstelik, “binler”le ifade edilen ölümleri, “dört kişi”nin ölümü ile kıyaslayıp, normal gibi göstermeye kalkışıyorsunuz..
Şu da var..
Mısır’da ölenler ile..
Türkiye’de Gezi eylemlerinde ölenler..
Tam tersi çizginin insanları..
“Bizden ve onlardan” ayrımını, gerçekten hakkeden insanlar..
“Bizden” derken.. “Bizim inancımız”dan demiyorum..
“Bizim ırkımızdan” demiyorum..
“Haklı”dan ve “despotizmden yana” anlamında bu kelimeyi kullanıyorum..
Mısır’da ölenler ne istiyordu?
Sandıktan çıkana saygılı olunmasını.. Darbecilerin devrilmesini..
Türkiye’dekiler ne istiyordu?
Sandıktan çıkanın devrilmesini..
Sandıktan çıkamayanların işbaşına gelmesini..
Şimdi bu anlamdaki, “bizden ve onlardan” tasnifinin hiçbir önemi yok mu?
Katil olmak ile, maktul olmak arasında, hiçbir fark yok mu?
Eline hiçbir silah almayan, sadece sandıktan çıkan neticeye saygılı olunmasını isteyen Mısır’daki Esma’ya sıkılan kurşun ile..
“Sandıktan çıkan netice bizi ilgilendirmez. Biz Tayyip Erdoğan’ın gitmesini istiyoruz, götüreceğiz” diyenlerin oyununa gelen Ethem Sarısülük’ün, polise taş atarken ölümü aynı mı?
Biri darbecilerle beraberken ölmüş..
Biri darbecilere karşı çıkarken..
Yarın öldüğümüzde, bunun hesabı sorulmayacaksa, neyin hesabı sorulacak ki!
İnsanlar arasında, bu tasnif yapılmayacak ise.. Neyin tasnifi yapılacak ki?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir