“Artık Hiçbir Şey, Eskisi Gibi Olmayacak!”

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

“Artık Hiçbir Şey, Eskisi Gibi Olmayacak!”

 

“Artık hiçbir şey, eskisi gibi olmayacak” diyorlar ya…
Gerçekten bu söz hayata geçiyor..
Ama malum kesimlerin kastettikleri yönde değil.
Eskiden ne olurdu.

Entel dantel takımındakiler sokaklara dökülürler..
Bir yandan gösteriler.. Kavgalar.. Halkı birbirine düşüren tahrikler..
Bir yandan da “Biz darbeye karşıyız. Ordunun yönetime el koymasına karşıyız” söylemleri dile getirilirdi..
Ordunun yönetime el koymasına karşı çıkanlara sorduğunuzda, “Alternatifiniz ne?” diye..
Alternatifleri falan yoktu.
Sonunda entel-dantel takımının sokak olayları sonrasında, ordu yönetime el koyar “Kardeş kavgasını önledik” denirdi..
Ardından da sokağa dökülerek darbe yapılmasını sağlayanlardan başlamak üzere, tüm toplumu sindirirlerdi.

12 Eylül’de Türkiye’de olan bu idi..
27 Mayıs 2013’te Taksim’deki olaylarla yapılmak istenen buydu..
Şimdi Mısır’da olanlar, aynen bu..
Sahi, dün neler oldu Mısır’da?
Sivil yönetim hepten bir teslimiyet içinde değil ama..
Ordu adım adım, yönetime el koymaya hazırlanıyor..
48 saat süre verme..
Televizyon binasının etrafını çevirme..
Sivil yöneticilere ulaşım kısıtlaması getirme vesaire..
Ne demek bunlar?
Göstere göstere darbe..
Bunu gördüğü halde, darbeye gerekçe gösterilen sokaktaki göstericiler evlerine gidiyor mu?
Gitmiyor.
Hani onlar, darbeye karşı olduklarını söylüyorlardı?..
Hani onlar, ordunun yönetime el koymasına karşı idiler..
Ne oldu, ordu harekete geçtiği halde, niye “Biz darbe istemiyoruz. Bir müddet sonra da olsa, Mursi’yi sandıkta değiştirme hakkımız var. Ama darbe olursa, kaç sene sonra sandığın geleceği belli olmaz” diyerek, kenara çekilmiyorlar!

Mısır’da onlarca yıl, bir despotun yönetimine sessiz kaldılar.. Ardından o despotun  çırağının yönetimine onlarca yıl boyun eğdiler.. Şimdi yönetime geleli daha bir yıl olan sivil lidere isyan ediyorlar.
Oysa bekleseler, o sivil yöneticiyi sandıkta değiştirme hakları da var.
Önceki despotları ise, sandıkta değiştirme hakları da yoktu.
Yine de yıllarca zulme sessiz kaldılar..
Şimdi bir yılda isyan ediyorlar..
Somut hiçbir temel hak ve gözgürlük kısıtlaması olmadığı halde..
İki gün önce, “Biz darbeye de karşıyız” diyorlardı..
Ama dün televizyon binasını çevreleyen tankları gördükleri halde,  askerlerin önüne geçip, “Biz darbe istemiyoruz” demiyorlar..

Peki “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözü nasıl gerçekleşiyor, Mısır’da?
Mursi’nin “Şiddete başvurmadan darbeye karşı direnin” çağrısı ile..
Tüm tehditlere rağmen, Mursi’nin “Canım pahasına da olsa, direneceğim” sözleri ile..
Artık eskisi gibi, öyle “Höt” deyince, şapkasını alıp giden liderler yok..
Canını da verecek olsa, kaçmayan liderler var..
Belki bu direnmeye rağmen darbe yaparlar ama..
Her şeyin eskisi gibi kolay olmadığını da görmüş olacaklar..
Aynı gelişmeler, Türkiye’de de yaşandı.. Yaşanmaya devam ediyor..
Mısır’daki aşamaya gelmemiş olsa da, Türkiye’de de, Gezi Parkı olaylarında,  Mısır’dakinin aynısı tekrarlanmak istendi..

Adım adım darbeye zemin hazırladılar..
“Biz darbeye karşıyız. Ordunun yönetime el koymasına tabii ki karşıyız” deseler de..
Yaptıkları eylemin tek anlamı vardı: “Darbeye zemin hazırlamak.”
Molotoflarla..
Polise taş atma tahrikleri ile..
Borsadaki oyunlarla..

Bazı milletvekillerini kancalama operasyonları ile..
Hatta bazı dindarların, dindar kimlikleri ile eylemlerin içine alınması ile..
Tam bir darbe öncesi derin operasyonları yaşadık, Türkiye’de de..
Polisin bir-iki istisna dışında, sakin tavrı ile..
Yüzlerce tahrike rağmen, topluluklar üzerine ölümcül şiddet uygulanmasından kaçınılarak…
Oyun bozuldu..

“Darbe istemiyoruz..” demelerine rağmen, hiçbir somut haklı talep olmaksızın.. “Gitsin ya.. Gitsin artık bunlar” türünden, sırf muhaliflik üzerine kurulu protestolar, yakıp, yıkmalar; ülkeyi darbe ortamına taşıyacak aşamaya gelmeden bastırıldı..
“Artık hiçbir şey, eskisi gibi olmayacak” sözü, Türkiye’de hasıl hayata geçti?
Darbe zemini hazırlamak için sokaklara dökülenlerin oyununa gelinmeyerek..
Kurulan tezgahın arka planı hemen deşifre edilerek..
“Direnileceği”nin mesajı verilerek..
Bu mesaj verilmeye de devam ediliyor..
Dün Ankara Emniyeti, olayların arkasındaki medya organları ile sözde sivil toplum kuruluşları hakkındaki fezlekesini tamamlamış..
Ankara Barosu’ndan tutun..

CNN’ine kadar, ne kadar olayların tahrikçisi varsa, hepsi fezlekeye alınmış..
Yok artık öyle, “kırıp, döküp, tahrik edip” sonra da “Biz ne yaptık ki? Olanları haber verdik.. Biz ne yaptık ki, sivil toplum kuruluşu olarak görevimizi yaptık!” savunmalarına boyun eğmek..

“Hiçbir şey, artık eskisi gibi olmayacak!”
Şimdi sıra, İstanbul Emniyeti’nde.. İstanbul Barosu’ndan, Tabipler Odası’na kadar.. Hepsinin gerçek yüzü, hazırlanacak fezleke ile gözler önüne serilecek.
Darbe ortamının kışkırtıcıları, yargıda hesaplarını verecekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir