Avukat Ablalar/Abiler Niye Tornistan Ettiniz?

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Avukatlar ablalar/abiler niye tornistan ettiniz?

 

Ergenekon davası 5 yıl olmuş başlayalı.

Birleşen dosyalar açısından baksanız bile, en yeni dosya 1 yıldır sürüyor.

Düne kadar.. Dursun Çiçek’in avukat kızından tutun.. Veli Küçük’ün avukat kızına kadar..

Mehmet Haberal’ın profesör avukatından tutun, İlker Başbuğ’un çok bilmiş avukatına kadar.

Hemen hepsi isyan ediyorlardı: “Yargılama uzuyor. Tutuklamalar haksız.”

Veee. Şimdi mahkeme kararını verdi, “Sanıklar dinlendi. Deliller toplandı. Yapacak iş kalmadı.. Davayı sürüncemede bırakmayalım.. Savcılık mütalaasını versin, ardından sanıkların savunmasını dinleyip, kararımızı verelim” dedi.

Ergenekon sanıklarının, yıllardır “Yargılama uzuyor” diyen avukatları, birden tornistan ettiler.

Av. Ahmet Çörtoğlu mu dersiniz. Av. Gönül Kerinçsiz mi dersiniz. Av. İrem Çiçek mi dersiniz, Av. Zeynep Küçük mü dersiniz, Av. İlkay Sezer mi dersiniz… Hepsi biraraya gelip, basın toplantısı düzenlediler: “Tanıklar dinlenilmeden, müzekkerelere yanıt gelmesini beklemeden, davada aniden esas hakkındaki mütalaa aşamasına gelindi. Süratle karara doğru gidiliyor. Bu yanlıştır” diyorlar..

Gelin de şaşmayın bu avukatların sözlerine.

Ey avukat ablalar/abiler.. Siz değil miydiniz, “Dava uzuyor” diye bas bas bağıran..

Ne güzel işte, mahkeme bitiriyor davayı..

Niye itiraz ediyorsunuz buna? Davanın sürüncemede kalmasını mı istiyorsunuz?

25 yıldır mahkemelerde koşuştururum. Tutuksuz sanıkların davaları uzattığını gördüm de.

Tutuklu yargılananların davanın uzamasını istemeleri ile, ilk defa karşılaşıyorum!

Hem siz değil miydiniz, “Dosyada delil-melil yok. Hepsi palavra. Hepsi iftira. Hepsi çürük isnatlar” diyenler..

Siz değil miydiniz, “İddianamede ceza verilmesini gerektiren bir delil yok. Şu buna şunu demiş.. Bu şuna bunu söylemiş. Bundan delil mi olur?” diyenler..

Ne güzel işte..

Mahkeme, böylesi delilsiz bir ortamda, dosyayı savcıya tevdi ederek, mütalaa istedi.

Delil olmayan dosyada, savcı ne yapacak ki?

Tabii beraatınızı isteyecek(!). Niye itiraz ediyorsunuz, “Daha delillerimiz toplanmadı” diyorsunuz?

Yoksa?

Yoksa; dosyada mahkumiyete yeter delil var da, ondan mı korkuyorsunuz böyle..

Onun için mi; dosyadaki delillerin aksini ispatlamanıza imkan tanınmasını istiyorsunuz?

Diyecekler ki, “Savcılık ve mahkeme önyargılı. Delil olmayan şeyleri de, delil gibi kabul ediyorlar! Onun için karşı delil sunmak istiyoruz!”

Bu itiraza da teorik olarak “mümkündür” diyebilirim. Evet, teorik olarak böyle bir ihtimal olabilir.

Ama bunun çözümü, “Bize delil sunma imkanı verin, savcı mütalaa vermesin” demek değil ki!

Bunun çözümü, önyargılı olarak takdim edilen savcı ve mahkeme heyetinden, dosyanın bir an önce çıkmasını sağlamak.

Verilsin bir karar.. Dosya Yargıtay’a gitsin. Yeni açılan bireysel başvuru hakkı ile Anayasa Mahkemesi’ne gidilsin. AİHM’ye gidilsin.

Ama bir an önce gidilsin.

“Dosyada hiçbir delil yok iken, önyargı ile mahkumiyet kararı verilmek isteniyor” ya..

Bir an önce, farklı itiraz mercileri dosyayı incelesinler, Ergenekoncuların haksız yere suçlandıklarını tesbit etsinler. Yoksa, bu mahkemede, daha yıllarca tutuklu kalacaksınız..

Görmüyor musunuz?

Niye karar verilmesini istemiyorsunuz?

“Sayın mahkeme, biz delillerimizi daha bildiremedik. Delillerimizi bildirelim” diyorsunuz.

Dava başlayalı 5 yıl olmuş..

El insaf yani.. 5 yıldır delil sunamadınız da, şimdi mi sunacaksınız?

Bilmeyenler için hatırlatalım. Davalarda klasik usul, delilin mahkemeye bildirilip, hakim tarafından toplanmasıdır. Ama, sizin delilinizi hakim ciddiye almazsa, kendiniz de delili temin edip, mahkeme dosyasına koyabilirsiniz.

Mahkeme, dosyaya giren o delili de, artık dikkate almak zorundadır. O dikkate almaz ise, Yargıtay dikkate alacaktır.

Ama delil diye, dandik hikayelerle mahkemeyi oyalamak istiyorsanız.. İşte Ergenekoncuların avukatları gibi, “Delillerimiz daha toplanmadı” dersiniz..

Karar verilmesini geciktirmek, tutukluluk açısından da Ergenekoncuların aleyhine.

Yerel mahkeme karar verince, tutuklamalar için de büyük ihtimalle önemli gözden geçirmeler yapılacak. O yapmasa, Yargıtay tutuklamalar hakkında acilen bir karar verecek.

Böylesi bir durumda, sanık avukatlarının, karar verilmesini önlemek yerine, karar verilmesini teşvik etmeleri gerekmez mi?

Gerekir de.. Bu dosyada tam aksi oluyorsa.. Bunun tek anlamı olabilir..

Onlar da sanıkların ne denli suçlu olduklarını biliyorlar.. Oyalama ile, işi uzatarak bir şeyler olmasını bekliyorlar. Darbe olmasını bekliyorlar. Farklı derin eylemler olmasını bekliyorlar. Bunlar olmaz da, dosya karara çıkarsa, mahkumiyeti de, Yargıtay’ın onama kararı vermesini de kesin görüyorlar!

Öyle görüyor olmalılar..

Yoksa, “Ortada delil yok” dedikleri dosyadan, karar verilmesini niye istemiyorlar?

Ne güzel, delilsiz bir dosya işte..

Verilsin karar. Yargıtay yüzde yüz bozar, tahliye kararı verir.

Değil mi Zeynep bacı?

Değil mi İlkay kardeş, değil mi Ahmet Çörtoğlu kardeş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir