Başbakan’a ‘Tahammül’ Tavsiye Edenler, İtirazcıyı Yumruk’ladılar

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Başbakan’a ‘tahammül’ tavsiye edenler, itirazcıyı ‘yumruk’ladılar

 

Gazeteciler Cemiyeti ödül töreni düzenlemiş.

Kimin adına?

Gazetecilik alanında “emekçi” birisi adına mı?

Hayır.

Bir gazete patronu adına..

Devlet gazetesi olmakla tanınan Hürriyet’in patronu Sedat Simavi adına..

“Patron” adına ödül töreni yap..

Adı “gazetecilik ödülü” olsun..

Haydi olsun.. Hayırlı olsun!

İşte o törende, ödül verilenlerden birisine, edebiyat eleştirmeni olduğunu açıklayan birisi itiraz edecek olmuş!

Siyasi görüşü, tahminimce benimle pek uyuşmayan B. Sadık Albayrak (Sadık abimizle sadece isim benzerliği var) isimli birisi, iki kelime ile, düşüncesini açıklayacak olmuş!..

Hani Başbakan’ın ODTÜ’deki törende gördüğü saygısızlıkla karşılaştırsanız..

Hiç kıyaslamak kabil değil.

Çok naif. Çok ölçülü.. Çok edepli..

Öyle ODTÜ’dekilerin yaptıkları gibi “yuhalamak..”

Öyle “Defol” falan demek..

Bu yönde pankartlar açmak!

Hatta ODTÜ’dekilerin, ısınma turlarından sonra sergiledikleri, “şişe atmak, sapan ile taş atmak, çöp konteynerlerini sürüklemek” gibisinden bir benzer eylem; kesinlikle söz konusu değil!

Söylenilen, sadece ve sadece, “Savaş kışkırtıcısı bir yazarın (Orhan Pamuk) eserinin ödüllendirilmesini kınıyorum!”

Vayyy, sen misin bu itirazı yapan..

Sen misin, “kınama” yapan..

Gazeteciler Cemiyeti’nin yöneticileri, biri ordan, biri burdan..

“Ben Yönetim Kurulu üyesiyim” diye kendisini tanıtan yaşlıca birinin “Çık dışarı.. Çık dışarı diyorum” tehdidi eşliğinde bağırışmalar.

Yönetim kurulu üyesinin hedef göstermesi ile itirazcının yanına gelen bir başka cemiyet üyesinin, önce “yakadan tutma” numaraları..

Ve sonrasında gelsin yumruklar..

Evet, tüm bunlar, Gazeteciler Cemiyeti’nin ödül töreninde yaşanıyor..

“Çık dışarı” ile başlıyorlar..

Sonunda adamı yumruklamaya kadar vardırıyorlar..

Adamı salondan çıkardılar.

Yine sakinleşemediler.

Kaba kuvvetle toplantı salonu dışına çıkardıkları itirazcıyı, “soru linci ile infaz etmek” için, bu sefer de muhabirleri üstüne gönderdiler.

Başbakan’a, ODTÜ’lü öğrencilerin “şişeli saldırıları”na “tahammül” tavsiyesinde bulunan gazetecilerin yamakları soruyorlar, cemiyet ödülüne itiraz eden protestocu gazeteciye: “Toplantıya davet edilmiş miydiniz?”

Sanki bunlardan birisi, ODTÜ’deki saldırgan öğrencilere “Toplantıya davetli miydiniz?” diye sormuş gibi..

ODTÜ’lü öğrencilerin törene davet edilip edilmediğini sorgulamak bir yana, “vurma-kırma”larının da “demokratik hak” olduğunu ileri sürenler..

Sıra kendilerine “demokratik tepki” gösterilmesine gelince, itirazcıya soruyorlar: “Toplantıya davetli miydiniz?”

Yok böyle bir şey, sayın seyirciler!

Dahası var.

Acar muhabirlerimizden bir başkası da şöyle bir soru yöneltiyor: “Bu akşamı özellikle mi seçtiniz?”

İşe bakın siz..

Nasıl da çalışıyor, kafaları..

Ama hep tek yönde..

Aynı soruyu, ODTÜ’lü öğrencilere sormak, hiçbirisinin aklına gelmiyor..

“Böylesi önemli bir milli gurur vesilesi olan Göktürk-2 törenini, özellikle mi seçtiniz?” diye, ODTÜ’lü öğrencilere hiç kimse bir şey soramıyor..

O soru, Gazeteciler Cemiyeti’nde demokratik tepki gösterene soruluyor..

Görüyorsunuz değil mi..

Gazetecilik, nasıl bir ideoloji militanlığına dönüşmüş!

Sadece muhabir bağlamında değil.

Bu işin en üst noktalarında konuşlanan, temsilcileri seviyesinde de..

Oysa bu gazeteciler, köşelerinde şöyle yazıyorlar: “Tepkilere tahammüllü olacağız. İtirazlara saygılı olacağız. Demokrasi, böyle bir şey. Başbakan da bunu öğrenmeli!”

Evet, köşelerinde böyle yazanlar..

Verdikleri ödüllerden birisini beğenmeyen eleştirmeni, anında yumruklayıp kapı dışarı ediyorlar..

Bunu yaptıkları gün, Başbakan’a akıl vermeye yine devam ediyorlar: “Başbakan öğrencilerin tepkilerine tahammül edecek! Bunun başka bir yolu yok..”

Olur efendim… Olur!

Siz itirazlara tahammül etmeyin.

İtirazlara saygılı olmayın.

İtiraz edeni, anında sille tokat kapı dışarı edin.

Başbakan ise, otursun ODTÜ’nün üç tane kışkırtılmış militanı ile oyalansın.. O militanlar izin verirse törene katılsın. Militanlar izin vermezse, törene katılmadan makamına geri dönsün!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir