Bir Hafta Gecikme ile Gelen “Hükümet İstifa!”

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Bir hafta gecikme ile gelen “Hükümet istifa!”

 

Amerika’da bunun planlaması yapılmıştı.
Taa 2007’de..
Amerika’da faaliyet gösteren Hudson Enstitüsü’nde, 13 Haziran 2007’de yapılan toplantıda tartışılan ve deşifre olunca “hayali bir senaryo” savunması ile üstü örtülmeye çalışılan plana göre, Anayasa Mahkemesi’nin o dönem laikçi başkanı bir suikasta maruz kalacaktı..  Aynı tarihlerde PKK’nın canlı bombası İstanbul Beyoğlu’nda 50 kişinin ölümüyle sonuçlanacak bombalı eylem yapacaktı.. Sonra da Türkiye 50 bin askerle Kuzey Irak’a girecekti..
Bu senaryonun konuşulduğu toplantıya,  Genelkurmay’a bağlı Stratejik Araştırmalar ve Etüt Merkezi SAREM’in direktörü Tuğgeneral Suha Tanyeri, Washington’daki askerî ataşe Tuğgeneral Bertan Nogaylaroğlu da katılmıştı..
Bu plan/senaryoyu niye hatırlattım..
2013’de bir benzeri hayata geçirilmek isteniyor da, onun için..
Sahi, 2013’de Reyhanlı’da olan ne?
2007’deki planlamada, Taksim’de 50 kişiyi öldürüyorlardı.. Şimdi Reyhanlı’da, 50’den  bir fazla ölümüz var..
Taksim’deki patlamada, 50 insanı öldüreceklerdi..
Plan öyle idi.
Reyhanlı’da 51 insanımız öldü..
Planda, patlamanın hemen ardından Türk askerleri Irak’a giriyordu..
Şimdi ise arzu edilen, Suriye’ye girilmesi..
Tabii nihai hedef, hükümetin devrilmesi..
Bunun için de, toplumsal bir eylem gerekiyor..
Dün Reyhanlı’da, bunun kıvılcımını çaktılar.
Reyhanlı’da birkaç yüz kişi ile de olsa, “Hükümet istifa” sloganları ile yürüyüşe geçildi.. Geçen hafta yaşanan patlama kınandı.. Bu sırada polisle tartışma yaşandı..
İyi de, bu gösterici vatandaşlarımızın gerçek amacı patlamayı kınamak ise, niye Türk hükümetini protesto ediyorlar ki?
Patlamanın faillerini protesto etseler ya..
Patlamanın görünen faili konumundaki Suriye’yi..
Ve girift ilişkiler ağında, nihai oyun kurucusu durumundaki “Büyük Patron”u..
Taa 2007’de, benzeri bir senaryoyu dillendiren “Büyük Şeytan”ın derin yapısını..
Onların bizdeki “derin uzantıları”nı..
Siyasi parti görünümünde karşımıza çıkan, ama 51 insanımızın canına mal olan patlamada gerçek faillerin arkasına geçip, “Komşunun camına taş atarsanız, böyle olur” türünden savunmalar geliştirenleri..
Evet, bunları protesto etmeleri gerekmez mi, Reyhanlı’da gösteri yapan vatandaşlarımızın?..
Gerekir de..
Adamlar taa Hudson’da senaryo yazacaklar. Senaryoyu kelli felli adamlarla tartışacaklar..
Senaryonun hayata geçmesi için en tehlikeli bölümleri, iz bırakmadan gerçekleştirecekler de..
Nihai hedefe ulaşmak için gerekli olan protesto gösterilerinde, manipülasyon yapmayı unutup, gerçek sorumluların protesto edilmesine seyirci mi kalacaklar?
Böyle bir şey, hiç olabilir mi?
Senaryonun en başından sonuna kadar tamamı, en ince ayrıntılarına kadar planlanmıştır..
Bu çerçevede, patlamanın hemen ardından protestolar düzenlenmesini planlamışlardı ama..
Onlar biraz cılız kalmıştı.
Şimdi bir hafta sonrasında, polisle çatışmaya girecek ciddiyette gösteriler kotarıldı..
Bu gösterilerde de, tabii ki, derin planların amacı çerçevesinde, “Hükümet istifa” diye slogan attırılacak..

Görüyorsunuz işte..
Olaylar hep, kısır bir çerçevede cereyan ediyor.
Bir patlama.. Onlarca insanın ölümü..
Protestolar.
Bir komşu devletin topraklarına girme..
Karışıklıktan nemalanarak, “hükümetin devrilmesi”nin istenmesi..
Ve bu yönde diğer provokasyonlar..
Mehmed Akif ne diyordu:
“Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar
İbret alınsaydı, hiç tekerrür mü ederdi”
Burdaki “tekerrür”ü, sadece gerçekleşen olaylar açısından almayınız.
Gerçekleştirilemeyen, konuşulan senaryolar için de, “Tarih tekerrürden ibarettir” sözünü uygulayabilirsiniz.
2007’de konuşuldu, ancak uygulanamadı.
Şimdi 2013’de tekrarlanıyor.
Hedefledikleri kirli planın gerçekleşmemesi için, M. Akif’in “İbret alınmalı” hatırlatmasına kulak vermemiz lazım.

Bu arada, Reyhanlı patlamasından hemen önce, Başbakan Tayyip Erdoğan’a, söylemediği sözleri yükleyen yabancı televizyon kuruluşunu da bir kenara not ediniz.
Hani şu, “ABD karadan girerse, destek veririz” hayali cümlesi..
Patlama, tam da ertesi günü yaşandı..
Kimbilir, tüm bunlar, Hudson’daki senaryonun bir benzerinin hayata geçirilmesi olabilir..
İşin içinde iş var..
Sizin anlayacağınız, derin yapı, boş durmuyor..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir