Biz 10 Yılda Yapamadık, Mısır’da Darbeciler Bitirmek Üzere!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Biz 10 yılda yapamadık, Mısır’da darbeciler bitirmek üzere!

 

Yılan hikayesine dönen, Türkiye’deki anayasa değişikliğinden bahsediyorum..

5 darbecinin kafasına göre yazdığı anayasayı kökten değiştirmek için, 10 yıldır verilen çabalar, hangi aşamaya geldi?

Az gittik uz gittik, bir arpa boyu yol aldık mı?

AK Parti iktidara geldiği 2002 yılında başlamıştı tartışma.

“Anayasa’nın şu maddesinde bir değişiklik yapsak..” der demez..

İtiraz hemen hazırdı: “% 34 oy aldınız diye, siz kendinizi ne sanıyorsunuz? Sizin gibi düşünmeyen % 66 var bu ülkede. Anayasada değişiklik yapamazsınız.”

Sanki Kenan Evren ve 4 arkadaşı, % 34’den fazla bir oy almışlar, öyle yapmışlardı anayasayı!

Ki, onların yaptıkları anayasa değiştirmek için de, % 34’den fazla oy istiyorlardı!
Ne yapsın AK Parti?

Razı oldu.. İcraatlarını mevcut ile götürmeye çalıştı.

2007 seçimlerinin hemen öncesinde, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar ile, Cumhurbaşkanı seçimi kilitlendi..

AK Parti, “Bari cumhurbaşkanı seçim sistemini değiştirelim” dedi..

“Seçime 5 ay kalmış olan bir meclis, anayasanın virgülüne bile dokunamaz” dediler.. (Bkz. Edoğan Teziç, Sabih Kanadoğlu vs)

Devam ettiler; “Milletten anayasa değişikliği için yetki alınırsa, o zaman değişiklik yapılabilir. Yoksa, TBMM’deki çoğunlukla anayasa değişikliği istenildiği gibi yapılamaz” dediler..

Onun içindir ki, 2007 seçimlerine giderken, AK Parti seçmenden, “anayasa değişikliği yetkisi”ni de istedi..  

2007 seçimlerinden hemen sonra, AK Parti-MHP anlaşması, başörtüye kısmen serbestiyet getiren anayasa değişikliğini getirdi..

Yine sokaklara döküldüler, mahkemeye taşındılar: “Anayasa öyle kafanıza estiği gibi değiştirilmez. Ancak uzlaşı ile değiştirilebilinir.”

Sanki mevcut anayasanın mimarları, tüm toplumu uzlaştırarak yazmışlar..

Düdüğü çalıp, “Höt” deyip, istedikleri anayasayı tek başlarına yapmışlar!

Veee.. Nihayet 2011 seçimlerine geldik.

Artık bu seçim öncesinde, hemen her parti, yapacağı anayasa değişikliğini yüksek sesle dillendirdi.

Seçimi kim, ne oyla kazanırsa kazansın, artık anayasa değişikliğinin yapılacağından herkes emin olmuştu.

Herkes, cuntacıların yaptığı anayasanın kökten değişmesinde hemfikirdi ama..

Seçimden sonra TBMM’de bütün partilerin eşit üye ile katıldıkları komisyon, 2 senedir yine bir arpa boyu yol alamadı.

Topu topu, 48 maddede uzlaşmışlar..

Mısır’daki darbeciler bile, nerdeyse birkaç ay sonra yeni bir anayasa yapıp, yürürlüğe koyacaklar..

Bizim siviller 10 senedir, yeni bir anayasa yapamadılar..

Haydi 10 seneyi kenara bırakalım. Bütün partilerin katıldığı Uzlaşma Komisyonu’nun çalışmaya başladığı tarihi esas alalım..
2 yıl geçti..  Daha ortada bir şey yok..
Anayasanın dörtte birinde uzlaşabilmiş, muhteremler.
Başbakan diyecek oldu, “48 maddeyi geçirelim” diye..
Ondan da yan çizdiler..
Sonra da çıkıp halkın önüne, “Darbelere karşıyız” diyorlar..

MHP’nin sinir bozukluğunu PKK sorununun çözümüne bağlayalım da..
Varlık sebebi; PKK çünkü.
Peki CHP’ye ne oluyor?

Darbe döneminin 48 maddesi de olsa, böyle köklü bir değişiklik, kâr değil midir?

Hele hele, din görevlilerine verilen iftarda, “Birbirimizi tanıyacağız” diye konuşmalar başlamışken. “Üniversitelerde başörtü yasağı yanlıştı” gibi itiraflar başlamış iken..
Niye “48 maddeyi bari değiştirelim” teklifine, net bir “evet” cevabı verilemedi?
“Bizim de içinde bulunduğumuz dört partinin uzlaştığı 48 madde yerine, cunta anayasası kalsın, daha iyi” dediler.

Şimdi gelin de, (şakacıktan da diyorum tabii) canınız darbe çekmesin!..

Mısır’da adamlar darbeyi yaptılar.. 7 ay sonra anayasa tamam diyorlar..

Bizdekiler, 12 Eylül’de darbeyi yaptılar, 2 yıl içinde anayasanın yenisini yazdılar..

Siviller ise..
2 yılda, ancak 48 maddede uzlaştılar..
Onu da TBMM’den geçiremediler..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir