Bozdağ’a Yumruğun Cezası 2 yıl mı, 6 yıl mı?

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Bozdağ’a yumruğun cezası 2 yıl mı, 6 yıl mı?

 

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’a yumruk girişimine değinmeyecektim..
Ama gerek Sayın Bozdağ’ın ısrarlı açıklamaları.. Gerek HSYK’nın Bozdağ’a cevabındaki “Yanlışlık yok” yorumu… Bir de bugün gazetemizde çıkacak olan bir haber içersinde geçen İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimi’nin  “Hakime hakaretten tutuklanabilirdi” şeklindeki açıklaması, konuya girmeme sebep oldu..
Sondan başlayalım.
İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimi Vesile Hanım. Bir çarşaflı hanımın taraf olduğu dosya ile ilgili evrak isteme talebi üzerine, kim haklı bilemiyorum ama, sonuçta bir tartışma yaşanmış.
Haber yapılmadan, muhabirimiz sormuş hakime hanıma, Vesile Hanım da esas suçun çarşaflı hanımda olduğunu ima ederek, “Tutanak tutsaydım, hakime hakaretten tutuklanabilirdi” demiş.
Burdan nereye varacağım?
Bekir Bozdağ’ın “Savcı yumruk yeseydi, hakim yumruk yeseydi bırakılacak mıydı” sözüne..
Vesile Hanım’a göre, değil yumruk yemek.. Hakime hakaret durumunda dahi, tutuklama kararı çıkabilir..
İlk anda, “Vesile Hanım ceza hakimi değil. Son değişiklikleri iyi takip etmemiş olabilir. Artık 2 yıla kadar ceza gerektiren suçlarda tutuklama yok. Dolayısı ile hakime hakarette de tutuklama yok” diyenler çıkabilir.
Ben aynı kanaatte değilim.. Vesile Hanım haklı..
Eğer istenirse, hakaret gibi görünen suçlarda da.. “Yumruk atma” olarak ortaya çıkan eylemlerde de 2 yıldan fazla ceza istemi olabilir.. Dolayısı ile tutuklama yaşanabilir.
Nasıl mı?
Bekir Bey’e yönelik yumruk olayı, sadece müessir fiil/yaralama olarak mı tanımlanabilir?
HSYK öyle diyor.. Savcılık öyle diyor..
Peki, “Eylem yaralama değil, hakarettir” desem, ne dersiniz? “Amaç yaralamak değil, tahkir etmektir” desem…
Öyle ya.. Bekir Bey’e bir yumruk atmakla, yaralanmış mı olacak? Yumruk nedir ki?
Esas amaç, bence Bekir Bozdağ’ı, hatta hükümeti, belki de TBMM’yi kamuoyu önünde küçük düşürmektir..
Bekir Bozdağ, bir milletvekili.. TBMM üyesi.. Başbakan Yardımcısı, yani bir bakan..
Böylesi farklı sıfatları var..
Eylemi “Altı üstü bir yumruk işte” diye geçiştirme yerine..
Bekir Bey’in sitemindeki, “Bir savcı veya hakime aynı saldırı olsaydı” diye başlayan cümlesine hak vererek yorum yapsak..
Neler çıkabilirdi karşımıza?
Eylem TCK 125’e aykırılık olarak yorumlanabilirdi.
“Kendini zorlama Ali kardeş. 125’in cezası ne ki?” diyecekler..
Evet, 125’in de cezası 3 aydan iki yıla kadar hapis. Kamu görevlisi olduğu için, cezası bir yıldan az olamaz, alenen işlendiği için 1/6 artırım uygulanmalı ama.. Yine de 2 yıldan az ceza öngörüldüğü için, tutuklama zor görünüyor.
28 Şubat sürecinde, mağdur olarak bu tür zorlamaları çok yaşadığımız için..
Kafayı çalıştırmaya devam ediyoruz.
Peki, eylemin TBMM üyesine veya hükümet üyesine karşı işlenmiş olduğu dikkate alınınca ne olacak?
Suç TCK 301’e girecek..
Ama yine tutuklama yok.
Her iki ihtimalde de, yine 2 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor..
Yani tutuklama, yine mümkün değil..
Durun bakalım..
Bekir Bey hukukçudur.
“Savcının başına gelseydi, ne olurdu merak ediyorum” dediğine göre.. Bir bildiği olmalı..
Biraz daha karıştıralım, kanunu..
Savcıya bir yumruk gelseydi, nasıl karıştıracaklarsa.. Hakime bir yumruk atılmaya kalkışılsaydı, kanun nasıl karıştırılacak idiyse.. Biz egemenleri rahatsız ettiğimizde, kanunlar nasıl karıştırıldı ise. Daha üç yıl önce bir öğretmen, Atatürk heykellerine yazı yazdı diye, 27 yıl cezaya çarptırılırken, kanun nasıl karıştırıldı ise..
Biz de biraz karıştıralım..
Bakın TCK’da bir madde daha var, konuyla ilgili.. TCK 151..
“Mala verilen zararları” düzenleyen g fıkrası, tutuklama için gerekçe oluşturabilecek mahiyette.
Şöyle deniyor TCK 151/g’de: “g) Sona ermiş olsa bile, görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak, işlenmesi halinde, fail hakkında bir yıldan altı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”
İşte üst sınırı, 2 yıldan fazla olan bir madde. Ceza altı yıla kadar çıkabilir..
Eylemin bu maddeye girmesi için ne gerekir?
Mağdur kamu görevlisi olacak. Bozdağ için kamu görevlisi şartında tereddüt yok..
Saldırgan öç almak için zarar vermiş olacak.
Bu iki unsur da, “Bozdağ” olayında bence var.
Saldırgan Hüseyin Satı, Bekir Bey’e niye saldırdı? Nerden tanır Bekir Bey’i?
Hiçbir yerden..
Hükümet üyesi olduğu için, hükümete karşı bir tepki vermek için.. Adeta Hükümetin uygulamalarından öç almak için, o yumruk sallandı..
Sadece Bekir Bey’in yüzü değil, ceketi, kravatı da zarar gördü..
Dolayısı ile cezanın üst sınırı, 6 yıl..
Haa, şunu derseniz, “Yumruk yersen 2 yıl, ceket zarar görürse 6 yıl.. Nedir bu iş?”
Kanunda daha ne tuzaklar var, bir bilseniz..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir