Bu Zırtapozlar, Arap Camii’ni Arabistan’da mı Sanıyorlar?

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Bu zırtapozlar, Arap Camii’ni Arabistan’da mı sanıyorlar?

 

Dolmabahçe Camii’nin yerini bilmeyenler..
İstanbul’un en eski yerleşim yerlerinden Galata’daki Arap Camii ile, dünkü yerleşim yeri Kayabaşı’nı bilmeyenler..
Ahkam kesmişler:
“Dolmabahçe Camii müezzini, yine sürgün edildi”.
Soruyoruz, “Nereye sürgün edildi?”
Cevap veriyorlar: “Arap Camii’ne..”
Soruyoruz, “Nerden sürgün edildi?”
Cevap veriyorlar: “Kayabaşı’ndan..”
Be zırtapoz..
Kayabaşı İstanbul’un neresinde biliyor musun?
Arap Camii İstanbul’un neresinde biliyor musun?
Bilsen, “sürgün” demez, “ödüllendirildi” dersin..
Kayabaşı’nı, da, Arap Camii’nin yerini de bilmiyorsun ki, “sürgün” diyorsun.
Aynen, Gezi Parkı eylemi yapanların, Gezi Parkı’nın yerini, 2013 Mayıs’ında öğrenmiş olmalarındaki gibi..
Gezi Parkı’nın çevredeki tek yeşil alan olduğunu iddia edenlerin, Gazi Parkı’nın üç yanının yeşil alan ile çevrili olduğunu bilmedikleri gibi..
Arap Camii denince, caminin yerinin, Arabistan’da olduğunu sanıyor olmalı, bu zırtapozlar..
Ki “Kayabaşı’ndan, Arap Camii’ne sürgün edildi” diyorlar..
Hatırlatayım..
Arap Camii’nde, ilkokul çağında iken Kur’an okumuşluğum vardır..
Arap Camii’nin nerde olduğunu, öyle haritalardan falan değil..
Fiilen bilirim, sizin anlayacağınız…
Dolayısı ile, Gezi eylemleri sırasında, Dolmabahçe Camii’nde görevli iken, Kayabaşı’na görevlendirilen, şimdi de tekrar şehrin merkezindeki Arap Camii’ne görevlendirilen müezzin Fuat Yıldırım, aslında sürgün edilmedi, ödüllendirildi..
Olayı hatırlayalım isterseniz..
Fuat Yıldırım isimli, Dolmabahçe’nin 20 yıllık müezzini, Gezi eylemleri sonrasında, Kayabaşı’na gönderilmişti..
Niye?
Üç tane soytarı, caminin kapısını zorlayınca, tornistan ettiği için..
Bunu sorgulayamıyor, o müezzine şimdi sahip çıkanlar..
Mesela MHP’nin erkek milletvekili Lütfü Türkkan, “Ne iş müezzin efendi? Üç tane çapulcu caminin kapısına geldi diye, kaçmak ülkücülükte var mı? Bize bir alo deseydin, hemen yığardık oraya, 500 tane ülkücüyü” diyeceğine..
“Müezzin arkadaşım.. Müezzin sürgün edildi.. Müezzine yine sürgün” diye dırdır edip duruyor..
Medya da, MHP’li milletvekilinden rivayetle, hemen yapıştırıyor başlığı: “Müezzin ‘Camide içki içildiğini görmedim’ dediği için, ikinci defa sürgün edildi!”
Oysa, bir tanesi sormuyor: “Müezzin efendi.. Göstericiler geldiğinden itibaren, şöyle bir anlatır mısın, olanları?”
Ne anlatacak müezzin efendi?
“Göstericiler geldiler.. Kapıyı çaldılar.. ‘Zor durumdayız, aramızda yaralılar var.. Onların tedavileri için camiye girebilir miyiz’ diye izin istediler. Ben de zor durumda olduklarına kanaat getirdim. ‘Cami herkesin camisi.. Tabii çocuklar buyrun’ dedim. Ve içeri aldım” mı diyecek?
Yoksa, “Göstericiler geldiler.. Caminin kapısını tekmelediler. Caminin kapısına abandılar. Çok korktum.. Camiyi yakacaklarından endişe ettim. Eşim ve çocuğum caminin hemen bitişiğindeki lojmanda idi. Can havli ile, hemen onları alıp, olay yerinden uzaklaştırıp, güvenli bir yere götürüp bıraktım.. Yani, göstericiler gelip kapıyı zorladıklarında can güvenliğim tehlikede idi ve ben olay yerini can korkusu ile terkedip kaçıp gittim!” mi diyecek..
Bu gerçek, sadece müezzinin değil, ona destek veren MHP milletvekilinin de suç itirafı mı olacak?
Aynı zamanda, masum gösterilmeye çalışılan göstericilerin de suçüstü olmalarını mı sağlayacak..
Gerçek bu..
Ama müezzinin ifadesinin yarısını alıp, yarısını yok eden zırtapozlar, rezil bir cami işgalinin üzerinden, isimsiz kahramanlar icat etmeye soyunuyorlar..
Hem “Caminin yakılmasından korktum” diyen müezzin kahraman..
Hem “camiyi yakmasından korkulan göstericiler” kahraman..
Bir tek hain var, o da hükümet!
Onun için de, şehrin merkezine 40 km mesafedeki Kayabaşı’ndan, İstanbul Valiliği’ne 1.5 km uzaklıktaki Arap Camii’ne atama, “sürgün” olarak yorumlanıyor..
Haydi Lütfü isimli MHP’li, İstanbul milletvekili değil..
Peki CHP’li Gürsel Tekin’e ne oluyor?
O da mı bilmiyor, Arap Camii’nin nerde olduğunu. Ki, o da koroya katılıyor..
Benden Gürsel beye tavsiye, hiç belediye başkanlığına falan aday olmasın..
Arap Camii’nin yerini bilmeyen, değil başkan, odacı bile olamaz, İstanbul’a..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir