Bugün de Kürtçü Tahrike Dikkat Çekelim!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Bugün de kürtçü tahrike dikkat çekelim!

 

Türkçü tahrikleri yazıyoruz da.. Aynı derin kaynaktan beslenen kürtçü tahrikleri görmezden mi geleceğiz.

Alın size, kürt ırkçılığı üzerine yapılanan PKK’nın tahriki..
Sanki devletle, devleti temsil edenlerle bu yönde gizli bir uzlaşma sağlanmışçasına, terör örgütünün yöneticilerinden Murat Karayılan sözümona geri çekilmenin kurallarını açıklıyor: “PKK’lılar hiçbir çatışmaya mahal vermeyecek şekilde, kendi inisiyatifiyle, öteden beri kullandığı güzergâhları kullanarak, bir örgütlülük ve disiplin içinde geri çekilme işlemini pratikleştirecektir.”
Evet; PKK’lıların sınırdışına çıkmasına yönelik devletin bir isteği var..
Ama bu, “Örgüt elemanları belli güzergahı kullanacak. Örgütlü ve disiplinli bir şekilde geri çekilecek. Kimse onlara dokunmayacak” anlamına gelmez..
Sadece, “Gizlice nasıl girdi iseniz, gizlice çıkın, gidin. Gözümüze görünmeyin” anlamına gelir.
Daha net söyleyelim..
Tunceli’den yola çıkan 15 kişilik terörist grup, il merkezine gelip, orda ziyaretler yapıp, ardından güzergah üzerindeki ilçe merkezlerine uğrayıp, oralarda da temaslarda bulunup, böyle böyle sınırdışına çıkacak değildir.
Devlet adına hiç kimse, hiç kimseye böyle bir söz vermemiştir. Veremez de..
Zaten terör örgütünün dünkü açıklamasının yapılması sırasındaki tedbirler de, devletin PKK’ya böyle bir söz vermediğini ispatlıyor.
Nasıl?
Şöyle..
Sözümona basın açıklaması yapacaklar ya..
Eğer kendilerine dokunulmama sözü verilmiş olsaydı.
Hem de Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında iken..
Kendilerini güvende hissederlerdi.. Güvende hissettiklerini, dışarıya da hissettirirlerdi..
Ne yaparlardı mesela?
Mesela, sadece kendi kafalarından bir tv’nin canlı yayın aracına izin verip, diğerlerini engellemezlerdi..
Mesela, açıklamanın yapılacağı yere gidilirken, cep telefonu yasağı getirmezlerdi..
Mesela, açıklamanın yapılacağı saatin daha sonra bildirileceği tedbirine gerek görmezlerdi..
Öyle ya..
Türkiye içindeki terörist gruplar bile, disiplinli bir şekilde, önceden bilinen güzergahtan geçerek sınırdışına çıkacaklar ve güvenlik güçleri bunlara dokunmayacak ise..
Bu yönde kendilerine bir söz verildi ise..
Bu sözün zorunlu sonucu, “sınırdışındaki PKK unsurlarına da, dokunulmama sözü verilmiş olması” demektir.
Sınırların içindekilere dokunulmayacaksa, sınırın dışındakilere hiç dokunulmayacak demektir.
Böyle bir söz verildi ise, niye cep telefonu engeli çıkartıyorsunuz?
Niye canlı yayın yapılmasına karşı çıkıyorsunuz?
Öyle değil mi, ama?
Kimse laga luga yapmasın..
Gerçekler ortada..
PKK önce, “Kanun isteriz. Çekilmemiz için kanun gerekli” dedi.
“Hadi ordan..  Girerken kanun mu çıkmıştı ki, girdiniz? Nasıl girdiyseniz, öyle çıkın” dedik..
Ardından, “Kanun olmasa da, TBMM kararı gerekir” dediler.
Aynı cevabı tekrarladık.
Ardından, “Hükümet kararı da olur” dediler..
“Hükümete tuzak kurup, darbecilerin eline gerekçe mi vermek istiyorsunuz.. Hükümet karar marar alamaz. Geri çekileceksiniz, işte o kadar” dedik.
Sonunda, kanun da, TBMM kararı da, hükümet kararı da olmadan, sınırdışına çıkma kararını dün netleştirdiler.
Olması gereken de, mantıklı olan da buydu zaten..
Ama bunu yaparken de, Ergenekon uzantılı olduklarını yine ispatladılar..
Hükümeti töhmet altında bırakmak için,  “öteden beri kullandığı güzergâhları kullanarak, bir örgütlülük ve disiplin içinde geri çekilme” tanımlamasını yaptılar..
Yani demek istiyorlar ki, “Biz güvenlik görevlilerinin gözünün önünde, göstere göstere geri çekileceğiz. Güvenlik görevlileri de, bize dokunmayacak!”
Hayır terörist beyler(!)..
Yok böyle bir şey..
Gizli gizli çekileceksiniz. Gündüz değil, gece çekileceksiniz.. Meskun mahallerden değil, ıssız yerlerden gideceksiniz.. Herkesin gözü önünde değil, kimseye görünmeden çekileceksiniz..
Çekilecekseniz, provokasyonlara kapınızı kapatma niyetinde iseniz.. Geri çekilmeniz böyle olacak.
Aksi takdirde, iki tane Türk ırkçısı saldırır, ardından da “Güvenlik görevlileri operasyon düzenledi” denilirse..
Tüm bu olumlu adımların bozulmasının müsebbibi siz olursunuz..
Not düşelim..
Demedi, demeyin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir