Çandar’cı Dindarlar, Bakın PKK’lılar ne İmiş!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Çandar’cı dindarlar, bakın PKK’lılar ne imiş!

 

Tansu Çiller “Bu devlet için kurşun atan da kurşun yiyen de şereflidir” demişti..
Kızılca kıyamet kopmuştu.
Kopması da gerekirdi zaten.
Ne devletin, ne de bireylerin “kurşun atma hakları” (meşru müdafaa dışında) yoktur, olamazdı da..
Yaşar Büyükanıt,  Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevinde iken Şemdinli olayları yaşanmıştı. Büyükanıt da, derin operasyona katılan astsubay Ali Kaya için “Tanırım, iyi çocuktur” demişti..
Hep birlikte karşı çıktık.. “İllegal olaylara karışan birisine, kimse ‘İyi çocuktur’ diyemez”, itirazında bulunduk.
Bugünlerin ulusalcısı Emin Çölaşan’ın da iyi çocukları vardı. Hatta dahası, “kahramanları” vardı.
Çölaşan, o kahramanlardan birisini tanıtırken, onun ağzından, hukuk adına  utanılacak bir olayı, bakın nasıl övgü ile anlatıyordu: “Herifin adresini bulduk, apartmanda asansör girişinde sıkıştırdık. Susturuculu tabancalarımızdan en az 10 kurşun yedi. Ölmüştür diye bırakıp gittik. Fakat adam yedi canlıymış!”
Daha birkaç ay önce..
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, PKK’lar tarafından sözümona kaçırılmıştı. Serbest kaldıktan sonra, kaçıranlar için “İyi çocuklar” demişti..
O “iyi çocuklar”ın, daha önce hangi cinayetleri işlediğini tam olarak bilemiyoruz ama, o övgüden bir-iki ay sonra, Tunceli’de bir savcıyı evinin kapısında öldürdüler..
Kafa hep aynı kafa..
Yandaşların suçlarını örtbas etmek..
İşledikleri suçları bile bile, destek çıkmak.
Suç işleyenleri, farklı yönleri ile tanıtıp legalize etmek.. Normal insanlarmış gibi göstermek..
Son örneğini, Cengiz Çandar, dünkü Radikal’de gösterdi..
O da, kendince “İyi çocuklar”ını tanıttı.
Şemdin Sakık cezaevinden mektup yazarak, “Cengiz Çandar PKK’yı ve PKK şefini, en fanatik PKK’lıdan daha fazla övüyor” değerlendirmesinde bulunduğunda, o mektubu yayınladığımız için bize saldıranlara, şimdi tekrar sormamız gerekir.
Şu aşağıdaki satırları okuyun, Sakık’ın nitelemesi yanlış mıymış, söyleyin.
Çandar’ın yazısından aktarıyorum:
“Bu ülkede yeterince şeytanlaştırılmış oldukları için PKK’lılar dendiğinde Türkiye’de birçok insanın aklına doğal olarak eli silahlı birtakım canavarlar geliyor. Hem de bu ülkenin genç evlatlarını, Mehmetçikleri şehit etmeyi amaçlayan, dahası Kürt halkını da baskı altına almaya çalışan, gözü dönmüş, hain, silahlı, kan akıtmaktan zevk alan canavarlar.
Oysa PKK’lılar denilenlerin çok önemli bir bölümünün, hain canavarlar değil, bu ülkenin bildik insanları olduğunu, özellikle ‘insan’ olduklarını kabul edersek; yani ana-babaları, kardeşleri, hısım-akrabaları olan ‘bizim’ insanlarımız olduklarını kavrarsak; ‘barış’, ‘uzlaşma’ ve ‘silahsız, kardeşçe bir ortak yaşam’ için mücadelemiz daha bir anlamlı hale gelir. Daha da ötede, zorunlu hale gelir.”
Şimdi söyleyin, Çandar muhibleri..
Şemdin Sakık’ın bir yorum yapmasına gerek var mı?
50 bin insanımızın mezarları orda dururken..
Hâlâ askerlerimiz PKK saldırılarına karşı elleri tetikte beklerken..
Hala anneler, Güneydoğu’da askerlik yapan çocuklarından kötü bir haber gelecek diye, 24 saat uykusuz yaşarken..
Cengiz Çandar’ın yazdıklarına siz de hak verebiliyor musunuz?
Marksistlere değil sözüm..
Onlar için her şey mübah zaten..
Liberallere değil hatırlatmam.
Onların da ne yanar-döner olduklarını, bilmeyen yok zaten..
Sözüm dindarlara..
20 yıldır üniversitelerden atılan başörtülüler gerçeğine rağmen, eli silaha gitmeyen, haklarını hep meşru yollardan arayan başörtülülerin, arasıra küçücük taşkınlık yaptıklarında, hemen “azarlandığı-dışlandığı” dindar camiaya; benim sözüm….
Bakın, sahip çıktığınız, “2. andıç ile itibarsızlaştırılıyor” dediğiniz, “Haksız olarak PKK’yı övüyormuş gibi tanıtılıyor” dediğiniz Çandar neler yazıyor..
50 bin insanın katili PKK’lılar, aslında “canavar” değillermiş!
Bu ülkenin “bildik insanları” imişler.
Sizin bizim gibi yani..
Hani 20 yaşındaki gencecik delikanlıları, yola döşedikleri mayınlarla, uzaktan kumanda ile öldürüp, sonra kahkaha atanlar var ya..
Hani, derin devletin; dandik karakollarda, dağın başında yalnız bıraktığı gencecik fidanları, 150-200 kişilik silahlı gruplarla basıp, şehit edenler var ya..
Onlar canavar değillermiş. İnsanmışlar..
Anne karnındaki bebelerin yetim doğup, yetim büyümelerine sebep olan, hain ellerin sahipleri var ya.. Onlar, bizim bildiğimiz insanlar imiş!
Öyle diyor Cengiz Çandar..
Çandar bunları söyler de..
Ona sahip çıkan “vicdan sahibi(!)” dindarlar bu işe ne der, ben onu merak ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir