Çoluk Çocuğu Bilge Adam Gibi Konuşturuyorlar!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Çoluk çocuğu bilge adam gibi konuşturuyorlar!

 

Televizyonda görüntülü bir haber.. Bir öğrenciyi çıkartmışlar konuşturuyorlar: “Kıyafet serbestliği yanlış. Kapıdan içeri girenlerin öğrenci olduğu nerden anlaşılacak? Kıyafet serbest olursa, o zaman okula herkes girer!”Bir başkası: “Tek tip elbise olduğunda, zengin fakir ayrımı ortadan kalkıyordu. Kimin zengin, kimin fakir olduğu anlaşılmıyordu. Şimdi fakir öğrenciler eziklik hissedecekler.”

Hatta şunu söyleyeni bile gördüm: “Forma olmayınca, arkadaşlarımız her gün farklı elbise giymek isteyecekler. Hangi elbiseyi giyeyim diye, öğrenciler uzun uzun düşünecekler. Lüzumsuz vakit kaybı olacak!”

Bunları söyleyenlerin hepsi ya 13-14 yaşlarında öğrenciler.

Benzeri açıklamayı yapan büyükleri de var ama..

Onlar da, olaylara ideolojik bakışla yaklaşan sendikacılar..

Bir tane bilim adamını çıkartıp da, konuşturmuyorlar; “Kıyafet serbestliği ne anlama gelir?” diye..

13 yaşındaki çocukların sallapati açıklamalarını, “büyük bilge adam” konuşuyormuş gibi, döndüre döndüre veriyorlar.

Hiçbirisi ciddiye alınacak görüşler değil ama..

O kadar döndüre döndüre veriliyor ki.

Artık kafalarda, “acaba” sorusunu oluşturacak noktaya gelindi.

O zaman cevaplayalım, tereddütleri..

Mesela “Kimin öğrenci olduğu anlaşılmayacak. Okula herkes girecek!” itirazı..

Bunu söyleyenlere hatırlatalım..

A benim aptal oğlum..

Okula herkes girip de ne yapacak?

Üç dakika sonra, ders zili çalacak.

Herkes kendi sınıfına girecek.

Koridorda dolaşana da, nöbetçi öğretmen soracak: “Oğlum, kızım.. Sen niye dolaşıyorsun. Girsene sınıfına!”

Ne diyecek, öğrenci olmadığı halde dolaşan kişi?

“Ben öyle gezmeye geldim” mi diyecek?

Dediğinde de, kapı dışarı edilir zaten.

Diyelim nöbetçi öğretmeni atlatmak için, sınıfın birisine girdi..

Herhalde sınıftakiler de, ilk defa o gün okula gelen yabancı birisini farkedemeyecek değiller!..

O kadar mal iseler, o okula, öğrenci olmayan da girer, terörist de zaten..

Tek gerekçesi olabilir, bu konudaki itirazın.

“Okul içinde bir suç işleme kastı ile gelenler, rahatlıkla girebilirler.”

Tek tip elbise uygulamasının olduğu bugün ne yaşanıyor, peki.

Ne zorluğu var, öğrenci kıyafeti olmayan birisinin okula girmesinde?

“Şu öğretmenin misafiriyim” diyor, giriyor.

“Bu öğrencinin velisiyim, öğretmeni ile görüşeceğim” diyor, giriyor.

Öyle bir hava estiriliyor ki, sanki okula girmek, Genelkurmay’daki “kozmik oda”ya girmek kadar sorunlu bir işmiş gibi takdim ediliyor..

Hani bu çocuklara sorasım geliyor, bırakın öğrenci olmayanı.. Okulda öğretmen olmayan birisi, kendisini “yeni öğretmen” diye tanıtıp içeri girmeye kalkarsa, tedbiriniz nedir?

Öğretmenlere de mi, “tek tip kıyafet” dayatacaksınız?

Başka hangi gerekçe ile kıyafet özgürlüğüne karşı çıkıyorlar?

“Tek tip kıyafette herkes aynı elbiseyi giyiyordu. Şimdi zenginler lüks giyinecek, fakirler ezilecek!”

Sanki zenginlerle fakirler, aynı okullara gidiyorlarmış da..

Bu farklılık ortaya çıkacakmış!

Özel okula.. Hatta yabancı okula gitmeyen zengin mi kaldı, bu ülkede?..

Veya; zenginlerin gidebildiği özel okulda, fakir öğrenci mi var ki, bu farklılık ortaya çıksın.

Ne zenginler özel okulu bırakıyor.

Ne de fakirler kolejlere gidebiliyor.

AK Parti’nin ilk iktidar yıllarında, her özel okul için, % 10 fakir başarılı öğrencinin, ücretsiz okutulması düzenlemesi, Necdet Sezer’e takılmıştı.

Dolayısı ile, bugünkü özel okul-devlet okulu öğrencilerinin sosyolojik farklılığına baktığınızda bu itiraz da haksız görünüyor..

Devlet okulları içindeki fakir zengin ayrımı mı?

Devlet okullarında da, kendi içinde bir standart var artık.. Hiç kimse, istediği herhangi bir devlet okuluna gidemiyor ki.. Herkes kendi mahallesindeki okula gidebiliyor. Mahalledeki standart ne ise, okuldaki çocukların standartı da ona paralel olacak zaten.

Dolayısı ile, devlet okullarında da, büyük bir fark ortaya çıkmayacak.

Kaldı ki, o farktan rahatsız iseniz.. Elbiseyi tek tipleştirdiniz de, bugün ayakkabıda ne yapıyorsunuz?

Çocuğun eline aldığı marka çantalarda, defter, kalem vesair araçlarda ne yapıyorsunuz?

Zengin-fakir ayrımı bunlarda da ortaya çıkmıyor mu?

Neresinden bakarsak bakalım.

Kıyfat serbestliği, olumlu bir adımdır.

Ama “istemezükçü”ler.. Yine meydanlara çıktılar..

Yine ortalığı karıştırmak için. Dev mikserler haline getirdikleri tv ekranlarından, vazifelerini yapıyorlar!

İkiyüzlülüklerini ispatlıyorlar!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir