Darbeci Baro, Sizden Daha Faşist Kim Olabilir?

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Darbeci Baro, sizden daha faşist kim olabilir?

 

Takke düştü kel göründü..
Hem de ne kellik!
Ayna gibi parlıyor..
Ötüp duruyorlardı: “Siyasi iktidar, tek adamlığa doğru gidiyor. Despotluk yapılıyor!” diye..
Şimdi görüyoruz, despotun kendileri olduğunu.
Daha bir gün önce, Çağdaş Hukukçular Derneği yöneticileri ağırlıklı olarak, DHKP-C bağlantılı birçok kişiye gözaltı işlemi yapılmıştı.
“Biz avukatların haklarını koruyoruz” diye, hemen toplandılar.
Açıklama yaptılar:
“Sıranın hukuk adına direnen savunmaya, avukata geldiği anlaşıldı. Bu; aynı zamanda halkın hak arama özgürlüğüne bir saldırıdır. Vatandaşın hukuk güvenliği yok edilmeye çalışılıyor.. Tüm bu yaşananların adı ileri faşizmdir ve hukuka darbedir.”
Bu açıklamayı yapanlar, hemen ertesi günü Danıştay’ın avukatlar için verdiği özgürlük yanlısı bir kararı ise, şöyle yorumladılar:
“Kaygılıyız!”
Sonrasını yazmaya gerek var mı?
Bir derneğin bürosunda, daire içinde birden fazla çelik kapı yapılmasının ardında ne olduğunu hiç düşünmeyen ve kaygı duymayan baro yönetimi, gidip DHKP-C’li avukatlara destek veriyorlar..
Ama başörtülü avukatlara, örtülü olarak avukatlık yapma hakkı verilince, hemen “kaygılanıyorlar.”
Ve başkalarını faşistlikle suçluyorlar..
Sizden daha faşist kim olabilir, ey darbeciler..
Başörtülü bir avukata, “Sen avukatlık yapamazsın” diyenlerden daha faşist kim olabilir ki?
Aynaya bakın, faşistin kim olduğunu görün..
Görün ve kaygılanmaya devam edin, dinozorlar..
Kaygılanın..
Çünkü devriniz kapanıyor artık.
Yok artık öyle, “Biz efendiyiz. Biz ne istersek o olur” dayatması..
Yok artık, “Biz teröriste bile sahip çıkarız. PKK’ya, DHKP-C’ye sahip çıkarız. Ama hiçbir suça bulaşmamış, hiçbir illegalite ile ilişkisi olmamış başörtülülere hayat hakkı tanımayız. Bizde utanma yoktur. Biz teröriste sahip çıkarken, hayatında karakol yüzü görmemiş insanların meslek hayatlarını karartmaktan çekinmeyiz..” itiraflarına seyirci kalmak..
Göreceksiniz, bu açıklamalarınız, sizin mahkumiyet delilleriniz olacak..
Yaptığınız açıklamalar, mahkeme önüne çıkartılma gerekçeniz olacak..
O zaman yine ciyaklayacaksınız: “Avukatlar susturulmak isteniyor!”
Oysa avukatları kimin susturmak istediği, dün yaptıkları açıklama ile ortaya çıktı..
Açıklamaya bakın: “Genel Kurul’un meslek ilkelerini belirlemek bakımından açık bir üst norma ihtiyacı olmayıp, bu husus mesleğin niteliğinden ve özelliğinden kaynaklandığı gibi, gerek 1136 Sayılı Kanun, gerekse TBB Yönetmeliği hükümleri bu dayanağı yeterince oluşturmaktadır.”
Lafa bak hizaya gel..
Genel Kurul’un “üst norm”a ihtiyacı yokmuş.
Bildiğini yaparmış.
Keyfine göre hareket edermiş.
İstediğine yasak getirirmiş!
Ahlaksızlık değil de, nedir bu?
Kimdir “Genel Kurul?”
Kimdir ki, “üst norm”a ihtiyacı yoktur.
Üst normlardaki açık düzenlemelere rağmen, kafasına göre yasak nasıl koyabilmektedir?
Söyleyin de bilelim.
Nerden geliyor, sizin bu yetkiniz?
Anayasa, “Temel haklar, ancak kanunla sınırlanabilir” diyor..
Beyefendiler, “Genel Kurul, üst norma ihtiyaç duymadan, istediğini yapar” diyor..
Üst normda bunları destekleyici bir düzenleme olmasını bir kenara bırakın, üst normda bunların dediklerinin tam aksine düzenleme var..
Düzenleme var da.. Bunlarda utanma yok.
Genel Kurul’u, haşa “ilah” ilan ediyorlar..
TBMM’nin yapamadığını, Barolar Birliği’nin Genel Kurulu’na hak olarak veriyorlar..
İşlerine gelince, ulusalcı takılıyorlar..
Ama Danıştay’ın kararına itiraz ederken, kalkıp AİHM kararını önümüze koyuyorlar!
AİHM kim ki?
Balyoz davasında, “Kararlar dışardan geliyor” diyenler, başörtü davasında niye, “Dışardan kararlarla yasaklama getirmek istiyorlar?”
Nereden bakarsanız bakınız..
Dinozorların son demleri..
Despotluklarına artık son veriliyor..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir