Darbeci Baro’dan Hip Hop ve Oryantal Dans Kursu!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Darbeci Baro’dan hip hop ve oryantal dans kursu!

İstanbul Barosu büyük bir hizmet sunuyor.

Duymayan avukat arkadaşlar hemen müracaatlarını yapsınlar.

Baro’nun internet sitesinde duyuru şöyle yapılıyor: “Viva dans ve Müzik Merkezi’nde İstanbul Barosu mensuplarına özel indirimler sizleri bekliyor”..

Haydi avukatlar koşun.

Haydi hep birlikte, dans öğrenmeye koşun.

Bu büyük hizmet(!) hakkında, biraz daha bilgi vereyim.

Baro’nun internet sitesindeki duyurudan aktarıyorum..

“Müzik kursları: Gitar (Elektro, akustik klasik, jazz) bass gitar, şan, piyano, keman, saksafon, trompet, yan flüt, ritm atölyesi..”

Dans Kursları da şu başlıklar altında verilmiş: “Latin dansları, tango, hip hop, oryantal, salon dansları, modern dans.”

Belki şaşıranlar olmuştur.

“Avukatlıkla dans kursunun ne ilgisi var?” diye..

Kimse şaşırmasın.

İstanbul Barosu’nun “Darbeci Baro” diye tanımlanmasına yol açan icraatlarında, avukatlık-dans ilişkisinin ne derece sıkı-fıkı olduğu çoktan ispatlanmış idi.

Düşünsenize, temel hak ve özgürlüklere sahip çıkması gereken “savunma mesleği”, hiç yasakçılık ile bağdaşır mı?

Tabii ki bağdaşmaz!

Ama bu İstanbul Barosu, bir başörtü yasağı mağduresinin AİHM’de açtığı davaya müdahil olup, “Başörtü yasağı, insan hakkı ihlâli değildir. Yasak sürmelidir” demişti.

Evet, önceki yönetim döneminde idi o dava.

Ama bugünkü yöneticiler de, o tarihteki Baro’nun yönetiminde idi.

Dolayısı ile “oryantal dans eğitimi” vermenin kökeni, o yıllara kadar uzanıyor..

Bu örneği eski bulduysanız, buyurun bugünlerin kıvrak dansından örnek vereyim..

Hem ulusalcı olup, hem de PKK’lılar lehine açıklamalar yapmak, söyleyin hangi babayiğidin harcıdır?

Evet, Baro seçimleri öncesinde gördünüz.. Bugünkü Baro’nun başkanı Ümit Kocasakal, hem ulusalcı takılıyor. Hem de PKK’nın uzantısı KCK’lılara sahip çıkıyor.

Bir insan, nasıl yapabilir bunu?

Tabii ki “hip hop dansı” eğitimi alarak.

Hem “Anadilde eğitim olamaz” diyerek MHP’lilere şirin gözükmek.

Hem de “anadilde eğitim isteyen” KCK’lılara destek verip, PKK’lılara arka çıkmak….

Ancak oryantal eğitimi ile mümkün olabilir, tüm bunlar..

Önce Başkan almış olmalı, dans eğitimini.

Şimdi de meslektaşlarına bir hizmet olarak sunuyor.

Dolayısı ile, ben tuttum bu işi..

Bir de nacizane tavsiyede bulunayım..

Bence, dışarıdan dans merkezine, müzik okuluna gitmeye hiç gerek yok.

Baro içinde de, bu işi halledebilirler.

Dans olayında, elinde çok yetenekli elemanları var, İstanbul Barosu’nun.

Kim gibi?

Celal Ülgen gibi.

“O cüssesi ile mi dans eğitimi verecek?” diye şaşırmayın canım.

Onun kıvraklığı, nice hafif sıklet balerinlerde yoktur.

Nasıl yani?

Şöyle.. Yarbay Mustafa Dönmez’in oğlu, trafik kazasında ölüyor. Babaya hemen bilgi verilmesi gerekir.

Avukat Celal Bey, bu bilgiyi vermiyor. Üç gün bekletiyor.

Niye?

Çünkü üç gün sonra duruşma var ve duruşmada baba Dönmez’e, oğlunun ölüm haberi verilirse, büyük sansasyon olacak..

Bu kıvrak plan ortaya çıktığında, soruyorlar Celal Bey’e..

“Niye haberi vermek için üç gün beklediniz?”

Cevap veriyor Celal Bey: “Cumartesi-Pazar günü babaya ölüm haberini versek bile, bakanlıkta kimseyi bulup izin alamazdık. Onun için duruşmada haber vermeyi tercih ettik.”

Hangi 35 kg’lık balerin bu kıvırtmayı yapabilir ki?

Onun için benim önerim; oryantal kursunu Celal Bey’in vermesi..

Çok güzel, oryantal ve modern dans eğitimi verir, Celal Bey abimiz.

Öyle ki; bu abimize soruyorlar, “Siz Türkiye’de darbelerin olmadığını söyleyecek kadar işi ileri götürdünüz, yapmayın.”

2002 yılı darbe plancılarının avukatı Celal Ülgen ne dese beğenirsiniz?

Cevap şöyle: “Kim dedi darbe yok diye. Darbelerin arkasında Amerika var. Amerika’yı niye söylemiyorsunuz.”

Nasıl kıvrak bir hareket ama..

Darbenin arkasında ABD varmış. Onun için yargılanması gereken birisi varsa, ABD’dekiler imiş!

Bu kıvrak laf çevirme ile, Türkiye’deki darbecilerin, günah keçisi oldukları, aslında darbeciler yargılanmak isteniyorsa, ABD’dekilerin yargılanması gerektiği söylenmiş oluyor..

Tabii, Türkiye’deki uşaklar yargılanmadan, ABD’deki efendilere gitmeye kalkarsan, onlar da aynı dansözlüğü yapacaklar: “Siz kendi vatandaşınızı yargılayamıyorsunuz, bizi mi gözünüze kestirdiniz!”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir