Dokunmayın O Çocuklara, Atın Kodese O Rektörleri..

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Dokunmayın o çocuklara, atın kodese o rektörleri..

 

Dokunmayın o gencecik çocuklara..
Gaz sıkmayın onlara..
Vurmayın, küçücük öğrencilere..
Onlar tuzağa gelmiş..
Onlar, tahriğe kapılmış..
Onlar saf.. Onlar cahil.. Onlar tecrübesiz..
Dokunacaksanız; o gençler polisle kavgaya tutuşurken, ormanlık alanda yapılan villalarda keyifle avuçlarını ovuşturanlara dokunun..
Vurmayın; o saf çocuklara..
Onlar ne bilsin, 27 Mayıs’ta “Üniversiteli gençler kıyma makinasına atıldı. Yüzlerce öğrenci kayıp” palavraları ile halkın tahrik edilip, sonra da darbe yapıldığını…
“Twitter daha yeni çıktı.. Eskiden iktidarlar bildiklerini okuyorlardı.. Artık hiçbir şey gizlenemez. Eski dönem kapandı” diye düşünüyor, o saf çocuklar..
60 yıl önce de, o dönemin Twitter’ları ile, aynı oyunun oynandığını bilmiyorlar.. Bilemiyorlar tecrübesiz çocuklar..
Değişenin sadece araçlar olduğunu..
Oyunun; aynı oyun olduğunu anlayamıyorlar..
Dün fısıltı gazetesi ile.. Akşam baskısı yapan gazetelerle atılan yalanlar..
Bugün Twitter ile sahneye koyuluyor..
Değişen bir şey yok. Sonuç aynı..
Uydur.. Kışkırt.. Çatıştır. Devir.. Sonra keyifle  “koltuğa otur..”
Onun için diyorum.. Gözaltına almayın o öğrencileri..
Gözaltına alacaksanız, “Gezi parkı gösterileri sebebi ile, imtihanlar iptal edilmiştir. Öğrencilerimiz rapor almaksızın, sonraki günlerde imtihanlara girebileceklerdir”  duyurusu yaparak, öğrencileri polisle çatışmaya gönderen üniversite yönetimini gözaltına alın..
Kendi üniversitelerinin, binlerce ağacı keserek inşa edildiğini görmezden gelen, üç tane ağaç için öğrencilere izin verip gösteriye yollayan rektörleri gözaltına alın..
Karakola götürmeyin o gençleri..
“Kolluk güçlerince yaşatılan şiddetten mağdur olan yurttaşlarımızın hukuki yardımlardan yararlanmaları için İstanbul Barosu’nda birim oluşturulmuştur. Kendilerine uygulanan şiddetle ilgili olarak suç duyurusunda bulunmak isteyen yurttaşlarımız bu birimdeki avukatlardan hukuki yardım alabilmeleri sağlanmıştır” duyurusu yapan İstanbul Barosu’nun yöneticilerini götürün karakola..
Tarihinde bir defa bile, Pazar günü internet sitelerine küçücük haber girmeyen, ama halkı kışkırtmak söz konusu olunca, şimdi Pazar günü sürekli haber güncelleyen Baro’dakileri götürün karakola..
Sanık konumunda gözaltına alınanlara zorunlu avukat yardımı, zaten kanuni görev. Ama kanunda baroya, “Davacı olmak için ücretsiz avukat yardımı” diye bir yetki yok.. Olmayan yetki ile, gösterilere destek verenleri çekin karakola!
Bırakın o çocukları..
“Üç öğrenci komada… Üç vatandaşımız gözlerini tamamen kaybetmiştir” türünden açıklamalarla (Sadece bir vatandaşın tek gözünde büyük oranda kayıp olduğu, onun da ameliyat sonrasında yaşandığını şimdilik not edelim), insanları galeyana getiren İstanbul Tabipler Odası yetkililerini götürün, savcılığa..
Dokunmayın o çocuklara..
18 yaşındaki, 20 yaşındaki gençlerin, hükümeti devirme gibi devasa bir projeden ne haberleri olabilir ki..
“Taksim Gezi Parkı’na sahip çıkıyoruz. İstanbul Valisi’nin ve İstanbul Emniyet Müdürü’nün görevi, Taksim Meydanı’na alışveriş merkezi yapacak müeahhitlerin rantını korumak değil, İstanbul halkının can ve mal güvenliğini sağlamaktır” açıklaması ile, gencecik çocukları kışkırtan İstanbul Tabipler Odası Yönetim Kurulu üyelerini çıkartın hakimin önüne..
Sanki sadece Taksim’de AVM yapılırsa, müteahhit para kazanabilirmiş gibi aptalca bir söyleme imza atıp, gençlerin zihnini bulandıranları çıkarın mahkemeye..
Doktorlukla ne ilgisi var ise, resmi internet sitelerinde “Sayın meslektaşımız,Taksim Gezi Parkı bu sabaha karşı kuşatıldı” şeklinde duyuru yapanları koyun cezaevine…
Devletin polisini, teröristten bahsediyormuş gibi “kuşatma” ile suçlayanları koyun cezaevine..
“Onlarca kişi kafatası kırığı, omuz kırığı ve kol bacak kırığı nedeniyle hastanelere yatırıldı. Polis saldırısına bağlı olarak bir yurttaşın yaşamını kaybettiğine dair iddialar mevcut” şeklinde, tam da 27 Mayıs’ın “Öğrenciler öldürülüp asfalt altına gömüldü” türünden provokatif haberlerini çevreye yayan Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi üyelerini alın gözaltına..
“Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi ve Gezi Parkına Topçu Kışlası adı altında AVM yapılması konuları bir yıldır kamuoyunun gündeminde yer almaktadır. 27 Mayıs 2013 tarihinde saat 22.30’da iş makineleri Gezi Parkı’na girmiş ve fiili yıkım ve ağaçların sökülerek parçalanması işlemi başlatılmıştır” skandal açıklaması ile, halkı aldatan Mimarlar Odası yöneticilerini götürün sorgulamaya..
Üç tane ağacın yerinden sökülmesi ile, AVM inşaatına başlanamayacağından habersiz bu mimarları(!) götürün, hakimin önüne..
Zavalllı gençler.. Kendilerini kışkırtanların, gerçek ağaç katili olduğunu nerden bilsinler.
Onlar masum.. Onlar saf. Onlar tecrübesiz..
Esas darbe organizatörlerinden sorun hesabı..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir