Eylem Yaparken Yakalamayanlara Dava Açtınız mı?

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Eylem yaparken yakalamayanlara dava açtınız mı?

 

Türkiye’nin son haftalarda en yoğun tartışılan konusu, “PKK’nın silahlı militanlarının, Türkiye sınırları dışına çıkmaları.” Biz olayı çok basit görüyoruz. “Çeker gidersiniz, olur biter” diyoruz. “Olur, biter” derken de..

“Anında helalleşiriz” diye bir noktada olmadığınızı hatırlatıp, ihtirazi kaydımızı da koyuyoruz. Ama çözümsüzlüklere alışmış, her sorunu kangren haline getirmiş olanlar dayatıyorlar: “Geri çekilmenin bir adı olmalı. Bir tanımı olmalı. Kanun çıkmalı..

En azından bir Meclis kararı olmalı!” Sadece PKK ağzı ile yaklaşanlar değil. Ergenekon çatısı altında, PKK ile buluşan ulusalcılar da durumdan vazife çıkartıyorlar, işe çözümsüzlük noktasından yaklaşıyorlar: “Ne yani, gözünüzün önünde sınır dışına çıkacaklar, siz de seyir mi edeceksiniz!” Gelin de, böylesi bir tablo karşısında kafayı yemeyin..

PKK; varlığını derin devletin cinayetlerine borçlu.. Ama şimdi ne yapıyorlar? O faili meçhullerden sorumlu olanların önerdikleri çözümsüzlükle paralel bir tavır izliyorlar..   Ulusalcılar, “Ah bizim komutanlarımız dışarda olacaklardı. PKK ile nasıl mücadele ederlerdi” diye hayıflanıyorlar ama.. Mücadeleye gerek kalmadan, PKK’lıların sınır dışına çıkmasına da, muhalefet ediyorlar….

(Komutanların dışarda olduğu onlarca yıl, PKK’lılarla ciddi bir mücadele yapılamadığına ilişkin hatırlatmalarımızı daha önce yapmıştık.) Bu kısır tartışma sürecinde, bakın dün, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ne demiş: “Geri çekilmenin ne şekilde olacağına ilişkin henüz bir karar alınmadı.

Şu an için ateşkes ilan edildi, geri çekilme ve geri çekilmenin ne şekilde olması gerektiği konusunda henüz bir karar yok. Onların sürece dair kaygılarını anlamaya çalışıyoruz. Sonuçta bütün o askeri güçlerini, militanları nasıl konumlandıracaklarına kendileri karar verecek.” Bu PKK’lılar değil mi, eski yıllarda da belli aralıklarla silah bırakma sözü veren. Ve gerçekten de, belli süre ile saldırı düzenlemeyen.. O tarihlerde de, kanun mu çıkmıştı? Mesela, MHP’nin koalisyon ortaklığı döneminde, “Apo idam edilmeyecek” diye açıklama yapıldığında, PKK’lılar sınır dışına çıkmışlardı..

Bunun için TBMM’den bir kanun mu çıkarılmıştı? Hayır.. Çıktılar, çıkmayanlar da silahlı dolaşmaya son verdiler.. Peki şimdi niye dayatıyorlar, “Kanun çıkmalı” diye.. Çünkü içlerindeki derin yapı öyle istiyor..

Aynı derin yapının, ulusalcı versiyonu da, “PKK’lılar sınır dışına çıkarken gözaltına almayan asker-polis herkes suç işlemiş olur. Yarın bunun hesabını zor verirler” itirazını dillendiriyor.. Hiç düşünmüyorlar, 30 yıldır PKK’lılar sınırları geçip, iç bölgelerdeki karakollara kadar gelip askerlerimiz şehit ettiler. O olaylarda, PKK’lıların geçtikleri il-ilçe-ve diğer karakollarda görev yapan asker ve polislerden kaçına dava açıldı? “Sizin bölgenizden geçip, diğer karakoldaki askerlerimiz şehit edilmiş. Geçmelerine niye izin verdiniz?” diye, bugüne kadar bir tane güvenlik görevlisine dava açılmış mı? Bırakın davayı, soruşturma açılmış mı? Tabii ki hayır..

Dahası var.. Şu an Tunceli’de.. Diyarbakır civarında. Şu ilde, bu ilde konumlanan teröristler. Hayatlarını idame ettirirken, güvenlik görevlilerine “Bu teröristler buralarda nasıl yaşıyorlar? Siz bunları niye yakalamıyorsunuz” diye hesap sorulmuyor, sorulamıyor da.. Tam adamlar sınır dışına çıkacakları vakit mi, “Niye yakalamıyorsunuz” diye hesap sorulacak? Görüyorsunuz işte…

Tezgah, tam mızıkçılık örneği.. PKK’lılar sınır içinde yaşarken. Eylem hazırlığı yaparken. Eylemler yaparken.. Bölgede görev yapan bir tane güvenlik görevlimize, “Niçin göremediniz.

Niçin yakalayamadınız” diye sorgulama yapılmıyor da. Teröristlerin bir zararı dokunmayacağı gelişme yaşandığında, bu aklı kıt adamlar devreye girip, başımıza hukukçu kesiliyorlar! Benden hatırlatması..

Bugün PKK’lılar sınır dışına çıkarken, bir aklı evvel soruşturma açarsa.. Bir başka savcı da, taa 1980’lerden bu yana, bölgede görev yapan tüm komutanlar için aynı soruşturmayı açar.. Sonra Silivri yetmez, Trakya kapalı cezaevi haline gelir.. Ben hatırlatayım, takdir size kalmış!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir