Gezi İsyancıları, Böyle Böyle Kurtarılacak mı?

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Gezi isyancıları, böyle böyle kurtarılacak mı?

 

Bakın siz şu işe..
Gezi isyanı için hazırlanan iddianame, İstanbul 50. Asliye Ceza hakimi tarafından iade edilmiş.
Ben mahkemenin gerekçesini okumadan önce..
“Haber yazılırken yanlışlık olmuştur. Hakim iddianameyi iade etmemiştir de.. Görevsizlik kararı vermiştir. ‘Bu konu, özel yetkili ağır ceza mahkemesinin görev alanındadır’ diyerek, dosyayı ağır cezaya göndermiş olmalı..” diye düşünürken..
Bir de ne göreyim..
Gerçekten iddianame iade edilmiş..
Hem de ne gerekçelerle..
Neymiş?
“Baret, maske, motorcu kaskı” silah değilmiş!
Bilmiyorum ki, bunu söyleyen kişiye, hukuk fakültesinin birinci sınıfındaki “Hukuka Başlangıç” dersini mi yeniden okutmalı?
Yoksa, ilköğretimdeki “A, B, C”ye kadar geri mi gidilmeli..
Lafı hiç uzatmayalım..
Hukuki kavramlarla yazıyı boğmayalım.
İşi basitinden aktaralım..
Bareti, inşaat alanındaki işçi kafasına takarsa.. Hiç kimse o “baret”e laf edemez..
Kişi, motorsikletini kullanırken “kask” takmış ise.. Kimse ona “gık” diyemez..
Hatta takmadığı zaman, “Niye takmadın” diye sorgulama yapılır..
Ama sen..
Taksim’in ortasında.. Polise direnirken..
“Geceyarısı yasak olmasına rağmen, gösteri yapacağım. Polis bana zor kullanırsa, daha rahat direnebilmeliyim” diye baret takar, kask kullanırsan..
Kusura bakmayın, “Bunda ne var ki? Baret silah değildir. Kask silah değildir” diyemez hiç kimse!
Tam tersini, ben bunu söyleyene şöyle sorarım: “Taksim’in ortasında.. Dolmabahçe’nin ana caddesinde.. Durduk yerde kask takan, kafasına baret geçiren adamın ya aklından zoru vardır.. Akıl hastanesine göndermeniz gerekir.. Ya da, sadece bunları kullanmaları sebebi ile, ‘Polise direnme iradesi’ni itiraf ettiğinden, hiç başka delil olmasa bile, mahkumiyet kararını garantisinden vermeniz gerekmez mi?”
Gerçekten de..
Baretin silah olup olmaması ayrı konu..
Davanın konusu, müessir fiilden yargılama değil ki..
Savcımız zaten, yumuşak bir iddianame hazırlamış..
“Hükümeti devirmeye teşebbüs suçu”ndan, “isyan suçu”ndan değil..
Sadece “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkındaki Kanuna Muhalefet”ten dava açmış..
Bu kanunda da..
Günün batımından bir saat öncesinde, açık hava gösterilerinin bitirilmesi zorunluluğu var..
Gezi isyanında, bu kurala uyuldu mu?
Uyulmadı. Baret kullanmasalar da. Kask takmasalar da.. Yüzlerini maskelemeseler de..
Sadece “gece gösteri yapılamayacağı” kuralı gereği, zaten suç işlenmiş oluyor..
Bareti, kaskı, maskesi de cabası..
Dolayısı ile, suç açık..
Polise direnme, polisi yaralama ve diğer eylemleri de, artık yargılama sırasında, mahkemenin delillere göre takdir etmesi gerekir..
Ama şu kesin: “Kask takan. Baret kullanan. Maske kullanan kişi.. Polise direnme kastını da açıkça ortaya koymuş demektir..”
Mahkemenin iddianameyi iade sebepleri arasında, ayrıca şu denilmiş: “Şüphelilerin, TCK’nın 265. maddesine göre ‘görevi yaptırmamak için direnme’ suçundan yargılanmaları istenmektedir. Bu suçun oluşması için cebir ve tehdit kullanılması zorunludur.”
El insaf yani..
Bareti.. Kaskı.. Maskeyi.. “Bunlar silah değil” diye göz ardı ediyor..
Sonra da “Cebir, şiddet nerde?” diye soruyor, hakimimiz..
Cebir, şiddet; kaskta.. Maskede.. Barette..
Bunu anlayamayacak ne var?
Ama 6 kişinin ölümüne..
Bir polisin şehit olmasına ve onlarca polisimizin yaralanmasına..
250 milyon lira kamu zararına sebebiyet veren “Gezi isyanı”nda, eylemcilerden yana tavır alacaksanız..
Böyle “mesnetsiz” gerekçelerle, iddianameyi iade edersiniz..
Taksim’e çıkan herkesin kafasında “baret” varmış gibi.. “Kask” varmış gibi.. “Maske”, Taksim’e çıkanların doğal malzemesi imiş gibi..
“Bunlardan bir sonuç çıkmaz” dersiniz..
Dersiniz de..
Savcımız da iddiasında ısrarcı olursa..
Yargılananlar arasına, hakimimiz de katılabilir belki..
Ne de olsa, “iddianameyi iade yetkisi” hakimde ise..
“Hakim için iddianame düzenleme yetkisi” de..
Savcıda..
Yerel savcıda..
Veya Yargıtay Başsavcılığı’nda..
Bakalım iddianameye hakim de eklenecek mi?
Gezi isyanı failleri, böyle böyle kurtarılacak mı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir