Gezi Parkı’nın Eylemci Çocukları İle Sohbet..

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Gezi Parkı’nın eylemci çocukları ile sohbet..

 

Bakın çocuklar..

Hepiniz okumuş, tahsilli gençlersiniz.
Okumaya da devam ediyorsunuz..
“Okuma”nın sonu yok, çünkü!
Bir de şu önümüzdeki konuyu “okuma”ya çalışsak.
Tane tane konuşsak.
Tane tane tartışsak.
Araya DHKP-C’yi sokmadan. Araya sloganları karıştırmadan..
Diyorsunuz ki, “Biz halkız.. Gezi Parkı’na AVM de, Topçu Kışlası da yapılmasını istemiyoruz.”
Tamam, sizin düşüncenizi aldık.
Not ettik.
Döndük, “sizden farklı düşünen var mı?” diye baktık..
Farklı düşünen yoksa, sizin dediğiniz gibi olacak, çünkü..
Ama baktık ki, sizin gibi düşünmeyenler de varmış, bu toplumun içinde..
Varmış ki bir tartışma yaşanıyor.
O zaman, onları da dinlememiz gerekir değil mi?
Ne oldu, niye mırıldandınız?
“Sizden başkasından fikir almamız, düşüncelerini sormamız yasak mı yoksa?”
Açık açık söyleyin, “sadece size mi sormalıyız” okumuş gençler?..
Yoksa siz “egemenler”siniz de.. Diğerleri “köleler” mi?
“İlla benim dediğim olacak” türü yaklaşımlar, siz de söylüyorsunuz ya; “despotluktur” diye..
Böyle bir duruma düşmek istemezsiniz herhalde..
“Estağfurullah, öyle bir iddiamız yok” mu diyorsunuz..
O zaman kaldığımız yerden devam edelim..
Buyrun sizden farklıların da düşüncelerini alalım o zaman.
Diyor ki sizin dışınızdakiler.. “Gezi Parkı’na; aslına uygun mimari ile Topçu Kışlası yapılmalı. 1940’larda yıkıldı diye, orda var olan yapıyı görmezden gelemeyiz.. Ancak, AVM fikri, işin ruhuna aykırı. Üç tane sosyete gelip marka alışveriş yapacak diye; Ermeni, Müslüman, Rum mezarlığını da içine alan bir bölgede, AVM yapılması gereksiz. Ayrıca, Topçu Kışlası’nın ortası da, yine bugünkü gibi yeşillik olabilir. Hatta olmalıdır. Projede de böyle zaten..”
Bu görüşü de dinledik, not ettik..
Şimdi okumuş insanlar olarak.. Akıllı bireyler olarak. Sorumlu insanlar olarak..
Ne yapmalıyız?
Bir karar vereceğiz. Bir kısım insanlar “Şu olmalı” diyor.. Diğer kısım insanlar, “Hayır, o değil, bu olmalı” diyor..
İhtilaf halinde ne yapılır?
Mahkemede üç hakim var. İhtilaf ederlerse ne yaparlar?
Oylama..
Milletin meclisinde, ihtilaf varsa ne yapılır?
Oylama..
Bakanlar Kurulu’nda, ihtilaf varsa ne yapılır?
Oylama..
Belediye Meclisi’nde, farklı görüşler varsa, ne yapılır?
Oylama..
O zaman, bu konudaki ihtilafımızda da ne yapmalıyız?
Oylama..
Var mısınız buna?
Tek başınıza kaynağı belirsiz bir “Egemenlik sahipliği” iddiasında değilseniz..
“Biz doğuştan kralız.. Sizler de köle” iddiasında değilseniz..
Serbest seçime “eyvallah” demeniz gerekir..
Dolayısı ile, kaba kuvvetle.. Parkta kamp yaparak.. Polise taş atarak.. Camı çerçeveyi indirerek.. Bu iş olmaz..
Ne yapılacak?
Ya “Referandum istiyoruz” diye bastıracaksınız.. Talebinizi revize edeceksiniz..
Ya da, harıl harıl çalışıp, 7 ay sonraki belediye seçimlerinde, hem Beyoğlu’nu, hem İstanbul Büyükşehir’i, sizin gibi düşünmeyen partiden alacaksınız..
Buna gücünüz yetmiyor mu?
Yetme ihtimali bulunmuyor mu?
O zaman, susup oturacaksınız.
Herkesten önce, şunu sizin bilmeniz lazım!
Yok öyle, üç kuruşa beş köfte!

Parkta gecelemeler sürüyormuş..
Direniş, hız kaybetmeden devam ediyormuş..
Bunu söyleyenler, temennilerini dile getiriyorlar.
Önümüz plaj mevsimi..
Olaylar, tam da üniversitelerin kapanma dönemine denk geldi.
Sınavlar bitti bitiyor.. Rahat bir ortam. Tam gezme tozma dönemi.. Yaz tatiline ısınma dönemi.. Macera arayışı dönemi..
Ama her şeye rağmen, Temmuz’da Bodrum’a gitmeden de, duramaz bunlar..
Ağustos’ta Çeşme’yi ziyaret etmezlerse, ömürlerinin yarısının boşa geçtiğini sanır bunlar..
Antalya’da olmazlarsa, yaşayamaz, nefes alamaz bunlar..
Göreceğiz birkaç gün içinde..
Ne polise gerek var, ne zabıtaya..
Hepsi birer ikişer, kıyı şeridine akın edecek.
Gezi Parkı’nda, arasınız bulamaz olacaksınız, bir tanesini..
Faiz lobisi o zaman ne mi yapacak?
Doğrusu kendileri de kara kara düşünüyor olmalılar..
Sahi, bu iş atlatılınca, “faiz lobisi” nereye kaçacak?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir