Ha Polisi Vurmuşsun, Ha”Altı Çizili Mücadele”yi Övmüşsün!…

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Ha polisi vurmuşsun, ha “altı çizili mücadele”yi övmüşsün!..

 

TAYAD mensupları, orda burda gösteri yapıp, provokasyon peşinde koşarken, sözde insan hakları savunucuları kıyameti kopartıyorlardı: “Demokratik gösteri haklarını kullanıyorlar. Niye engelliyorsunuz?”Hatta Trabzon’da yapılan bir gösteride, halkın TAYAD’çılara tepki gösterip, içlerinden bazılarını linç etmeye kalkışması, polisçe önlenmişti.

Polisin görevi bu..

Tabii ki hukuk dışı fiil, kimden gelirse gelsin, önlemeli.

Ama işe bakın ki, Trabzon’da gösteri yaparken, bizim demokrat(!) basınımızın göklere çıkarttığı TAYAD’çılardan birisi, önceki gün Gaziosmanpaşa’da bir polisi şehid etmiş!

Siz teröristleri.. Teröristlerle bağlantılı olanları.. Teröristleri suçsuz insanlar gibi göstermeye kalkanları desteklerseniz.. Savunursanız.

Hatta şımartırsanız..

Sonunda olacağı budur..

Geçmiş yıllarda terör sempatizanları lehine o yayınları yapanlar, şimdi birazcık vicdan muhasebesi yaparlar mı acaba?

Hiç sanmıyorum.

“TAYAD legal bir kuruluş..”

“Legal taleplerde bulunuyorlar..”

“Tutukluların hakları yok mu” diye söze girip, terör propagandasına aracılık edenler..

Şehit edilen polisin kanında, parmak izleri olduğunu bilmeliler..

Maalesef Türkiye’de bu yanlış sürekli tekrarlanıyor.

PKK’lılar için açlık grevinde de aynı şeyleri yaşamadık mı?

Resmen terörist propagandası yapıldı.

Teröristlere, “Arkanızdayız” mesajı verildi..

Yalnızlığa mahkum edilmeleri gereken, kınanmaları, takbih edilmeleri gereken teröristlere, adeta övgüler düzüldü..

Geçtiğimiz hafta Kürt Konferansı adı altında toplanan PKK konferansında da aynı tezgah tekrarlandı.

Ve tekrarlanmaya devam ediliyor.

Alın daha dün, Yeni Şafak’ta Ali Bayramoğlu, o konferanstaki söylemleri tekrarlayıp, şu iddiada bulunmuş:

“Mücadele, farkına vardırma, sistemi ve toplumu zorlama istikametinde bir vakıadır. Talep olmadan, bu talepler siyasal alana taşınmadan ya da seslendirilmeden, siyasi karar olmaz, sistemin Kürt politikası açısından yaşadığı değişim açıklanamaz. O zaman bu taleplerin dillendirilmesinde altı çizilen mücadelenin rolü olmuştur denebilir.”

Bayramoğlu’nun kastettiği “Altı çizilen mücadele” acaba ne?

Ne olacak?

Yıllarca Apo’nun..

Sonrasında Osman Öcalan’ın..

Sonrasında Murat Karayılan’ın.. Bahoz Erdal’ın emirleri ile..

Şu karakolda beş askerin, bu karakolda 3 polisin şehit edildiği terörist eylemler..

Bunları kastederek, “Talep olmadan, siyasi karar olmaz” diyor, Yeni Şafak’ın Bayramoğlu’su..

Terörist saldırılara, utanmazca savunma yapılıyor..

Ahlaksızca bir ifade ile, “O saldırılar olmazsa, bu haklar verilmez” demeye getiriliyor.

Sanki bu ülkede “her hak, silahla alınıyormuş” gibi bir hava veriliyor.

Soralım bu; “Küçük dağları (haşa) ben yarattım” tavrı ile hareket eden sosyologa:

“Başörtülüler, bu ülkede haklarını silahla mı aldılar?”

Üniversiteden kovulan.. Okulları kapatılan çocuklar, silaha mı sarıldılar?

Ellerine hiçbir şartta silah almadan, demokratik mücadele ile, haklarını büyük oranda elde ettiler.

Onları örnek versene, uyanık sosyoloğum benim.

Bir de şu açıdan bakalım..

2002’ye kadar, “altı çizilen mücadele”nin tek faydasını gördü mü, o vatandaşlar?

1993’te.. 1994’te.. 1995’te..

1998-2002 yılları arasında, hangi hakları verildi, bu insanların?

Bırakın Kürtçe tv’yi..

Kendi minibüsünde, Kürtçe kaseti takıp, dinleme hakkını bile alamadılar..

Hatta bırakın bir hak almayı..

Her eylem sonrasında, devlet adeta onlarla misilleme yarışına girdi..

O köyün ileri geleni. Bu köyün muhtarı.. Şu Kürt iş adamı.. Bu kürt genci.

Yargısız infazla, katledilmediler mi?

Öyle ise, 2003-2012 arasında, “haksız uygulamalar”ın sonlandırıldığı dönemin “altı çizilen mücadele” sayesinde olduğunu hangi vicdanla iddia edebiliyorsun, terör övücüsü adam!

O teröristlere de, “önemli bir iş yapıyormuş” moralini, niye veriyorsun?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir