İçkiye Reklam Yasağına Tüketici Niye Karşı Çıkar?

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

İçkiye reklam yasağına tüketici niye karşı çıkar?

 

Alkolle ilgili yeni düzenlemede, haberlere dikkat edin..
İtirazların en şiddetlileri, “Büfelerde ve marketlerde saat 22.00’den sonra içki satışı yapılmayacak” olmasına.
Affedersiniz, siz 22.00’den sonra açık market gördünüz mü?
Ki, içki satılsın.
Büyük marketlerin tamamı, ya 21.30’da ya da en geç 22.00’de zaten kapatmıyor mu?
Market açık değil ki, içki de satabilsin.
Geriye küçük marketler kalıyor.
Süpermarketlere ayak uyduran küçük marketler de, birkaçı dışında benzer saatlerde kapatmıyor mu?
O halde, market sektöründe, içki satışı yasağının getireceği bir değişiklik sözkonusu değil. Kapanış saati ile, satış yasağı saati paralel.
Onun için de, marketler açısından alkollü içecek satışı yasağı, fiilen uygulanmayacak bir kural.
Büfeler mi?
Merkezi yerler dışında, büfelerin de saat 22.00’den sonra açık olması pek nadir..
Öyle ise..
Alkolü içecek satışında saat sınırlamasına yönelik bu kadar itirazın, bu kadar tantananın bir sebebi kalmıyor.
Ama akşamdan kalmaya alışıklar ya..
Böyle kafa karışıklıkları yaşıyorlar işte..
Özellikle geçiş döneminde, alkolü az tüketmenin sonucunda, biraz daha artabilir bu kafa karışıklığı..
Sonra düzene girer, hepsi..
Kafası karışıklardan birisi, dün mail atmış!
Diyor ki, “Alkollü içecek satışı yasaklandığı için, marketler artık 22.00’de kapatıyor..”
Yasanın daha Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmadığı için yürürlüğe girmediğini bile bilmiyor, akşamdan kalmacılar!
Tabii marketlerin yasadan önce de, zaten 22.00’de kapandığından da haberleri yok.
İkinci önemli itiraz, “reklam yasağı”na.
İşte burayı, ben hiç anlamadım.
“Reklam yasağı”ndan, niye şikayetçi olunuyor?
Bu yasaktan, tüketiciler mi şikayetçi?
Yoksa üreticiler mi?
Tüketiciler, ne alacaklarını bilmiyorlar da, reklamlarla mı kendilerini yönlendirecekler?
“Biz hangi içkiyi alacağımızı bilmiyoruz. Reklam olacak ki, aydınlanalım” mı diyorlar?
Bunu derken, aslında şunu demiş olmuyorlar mı:
“Aslında alkol bir ihtiyaç değil. Reklam olmalı ki, biz böyle bir ihtiyaç olduğu kanısına varalım. Sonra içki alalım. Reklam olmazsa, biz bu ihtiyacı aklımıza getiremeyiz. Getirmeyince de, alamayız.. Alamayınca da, içki üreten holdingler zarar eder. İçki fabrikalarının kâr etmesi için, reklam olmalı.”
O zaman da sormamız lazım bunlara: “Siz kimin adına yasa değişikliğine itiraz ediyorsunuz? Patronlar adına mı? Tüketiciler adına mı?”
Olayın bir de medya boyutu var..
Medyanın, alkollü içecek reklamından aldığı büyük paraların, yeni yasa ile kesilmesinden kaynaklanan sıkıntı var..
“Aslında alkollü içecek, vatandaştan fazla rağbet görmüyor. Reklamla, bir anlamda vatandaşa alkolü dayatıyorduk.. Bu arada da, gazetelerin kasaları doluyordu. Şimdi reklam yasaklanınca.. Gazeteler büyük bir reklam gelirinden mahrum kaldılar” mı diyorsunuz..
“Daha beter olun” derim..
“İnsanların sağlığı ile oynayıp.. İnsanların huzurları ile oynayıp.. İnsanların ahlakı ile oynayıp kazandığınız paralar, kefen paranız olsun” derim..
Reklam konusunda bir hatırlatma daha yapayım..
Siz hiç ekmek reklamı gördünüz mü?
Ekmek bir ihtiyaç maddesi..
Dolayısı ile reklama da ihtiyacı yok..
Alkol de bir ihtiyaç maddesi ise.
Topluma dayatılan, bir fitne aracı değil ise..
Reklamının yasaklanmasından, niye şikayetçi olunuyor?
Yapmayın reklamını, bakalım ne kadar rağbet görüyor..
Reklam ne demektir?
O ürüne, “zorlama satış sağlamak” demektir..
Faydalı bir şey olsa..
En azından zararlı olmasa..
Reklamı da olsun..
Ama göz göre göre.. Zararı olduğunu herkesin kabul ettiği bir maddenin reklamının yapılmasının tek anlamı olabilir: “Kaynağı belirsiz fonların finansmanıyla, biz toplumu zehirlemek istiyoruz.”
Böylesi bir plana da, müsaade ederseniz yöneticilerimiz seyirci kalmasın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir