İDO’nun Tarihinde Kendi Gemisini Batıran Yok

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

İDO’nun tarihinde kendi gemisini batıran yok

 

Darbecilikten mahkûm olmuş, MHP milletvekili, askeri okullarda hiç Türk terbiyesi almamış olmalı ki, bu ülkenin Genelkurmay Başkanı koltuğunda oturan Necdet Özel’e “Öbür tarafta paşa mısın, vekil misin diye sormazlar. Genelkurmay Başkanı mısın diye de sormazlar. Adam mısın diye sorarlar” küstahlığında bulunmuş..
Öbür tarafta ne sorulacağına biraz sonra değiniriz.
Ama MHP’nin milletvekili listesine konulmuş bir general eskisinin (çünkü artık er oldu), en azından devlet terbiyesi gereği, “Genelkurmay Başkanı mısın diye sormazlar, adam mısın diye sorarlar” şeklinde bir cümle sarfetmemesi gerekirdi..
Hoş, kendi seviyesini ispat etmiş olur ama..
Dindar subayları fişleyip ordudan ihraç ettirenlerin, bir de böyle zeytinyağı gibi üste çıkma gayretleri, çok yaman bir çelişki..
Sen ve seninle birlikte hareket eden darbeci generaller, bu ülkenin yüzde 99’unun inancı olan İslam dininin emri olan başörtüsü kullandığı için, subayların eşlerini fişlesinler..
Subay eşlerinin kıyafetleri sebebi ile, 2000’e yakın subay TSK’dan ihraç edilsin..
Bu ihraçların bir kısmında, bu MHP milletvekilinin de “onay-teklif” imzası olsun..
Sonra da bu beyefendi kalksın, “Öbür tarafta” diye söze başlasın.
Öbür tarafta önce sana şu soru sorulacak Engin Efendi:
“Eşinin başörtüsü sebebi ile bir subayı TSK’dan ihraç yazısını yazarken, hiç utanmadınız mı?”
Önce sen cevap ver, sonra Necdet Paşa’ya sorulacak soruları düşün!


Aynı Engin Alan, küstahça sözlerine şöyle devam etmiş: “Yapılan yargılamalar, alınan kararlardan sonra, bu saatten sonra donanmaya komuta etmek için ancak İDO’dan kaptan bulabilirler.”
Aslında bu soruya cevap çok basit..
Kendi gemisini batıran Güven Erkaya gibi komutan olacağına..
İDO’dan bir kaptan çağırırsın..
Hiçbir şey yapmasa, kendi uçaklarına, kendi gemisini batırttırmaz!
Parolayı bilir, dostu bilir, düşmanı bilir, gemisinin kendi silahlı kuvvetleri tarafından batırılmasına sebebiyet vermez..
Güven Erkaya gibi, kendi gemisini batıran komutan var ama..
Henüz kendi gemisinin batmasına sebep olan İDO kaptanı yok..


MHP’nin düşkün milletvekili, “Bu öyle bir komplo ki; Türk askerine fuhuşçu bile dediler, fuhuş yapan, darbe yapan, terörist olan konumuna getirdiler” sözleri ile devam etmiş, içi boş saldırılarına..
Oysa; illa cevap vermek istiyorsa, 27 Mayıs’tan başlayıp, açıklamalı idi: “Türk Silahlı Kuvvetleri’nde, darbe yapanlar var mıdır,  yok mudur?”
27 Mayıs’ta yapılan darbe ortada duruyor.
12 Eylül Darbesi ortada duruyor.
28 Şubat Darbesi ortada duruyor..
Beyefendi kalkmış, “Türk askerini, darbe yapan konumuna getirdiler” diyor..
Yalan mı? O darbeleri yapanlar Türk askeri değil miydi?
Askeri Casusluk davasında, diğer davalarda onlarca subayın bel altı hikayeleri, delilleri ile ortaya konulmuş iken..
Bu sebeple yapılan yargılamalara da karşı çıkıyor, Engin Bey..
“Türk askerine fuhuşçu bile dediler” diyor.
Fuhuş yapana, başka ne desinler?
Seni fuhuştan yargıladılar mı?
Hayır..
Fuhuş yapan kim ise, onları fuhuştan yargıladılar..
Sana ne ki, fuhuş yapan askeri de, sen savunuyorsun?


Şu cümlesi de ilginç Engin Alan’ın: “Ben bu dünyada hesap veriyorum, onlar öbür dünyadaki hesabı oturup düşünsünler.”
Ne hesabı veriyorsun, Engin Bey?..
Aldığın ceza, topu topu 18 yıl..
Neyin karşılığıdır 18 yıl!.
Kaç subayın hayatını kararttın.. Hepsi 18 yılla bitecek mi sanıyorsun?
28 Şubat için alacağın 5-10 yılı da ilave et..
25-30 yılla biter mi bu hesap?
Dünyada alacağın bu hapis cezası ile, öbür dünyadaki cezadan kurtulacağını mı sanıyorsun?
Hiçbir suçu olmayan, sadece ailesinin örtüsü, sadece kıldığı namaz sebebi ile atılan binlerce subay..
Hepsinin karşılığı, sadece 25-30 yıl ceza olabilir mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir