İki Ay Sonra Polis Katiline Özgürlük Kampanyasını Başlatırlar!

Ali Karahsanoğlu – Yeni Akit

İki ay sonra polis katiline özgürlük kampanyasını başlatırlar!

 

Bugünkü yazımı, tarihe not düşme amacıyla yazıyorum.

Birileri kesip, bir kenara koysun..
Yaşandığında, bugünleri hatırlasın..

Gayptan haber verdiğim için değil… Haşa!..

Muhataplarımız hep aynı taktiği tekrarladıkları için.. Yaşanılacakları, sadece tahmin ediyorum..

Dün sergiledikleri taktiklerini deşifre ederek.. Yarın da sergileyecekleri tavrın tahminini yapıyorum.

Konumuz kim?

TAYAD’cı terörist Nurgül Acar.

Bugünlerde cezaevindeki sözde gazetecilere nasıl sahip çıkıp, “Onlar terörist değil. Onlar gazeteci” diyorlarsa..

“Gazetecileri cezaevine tıktılar” diyerek nasıl yaygara koparıyorlarsa..

Bunların bir başka numaraları da..

“Sivil toplum kuruluşlarına sahip çıkma” adı altında..

Cezaevindeki sözde sivil toplum kuruluşu üyelerini sahiplenmedir..

Hele hele..

İçlerinde ölümcül hastalar varsa..

Tam bir yaygara koparma malzemesi bulmuş olurlar….

Peki Nurgül Acar üzerinden ne yapılacak?

Yapılacak olan şu..

Nurgül Acar, TAYAD üyesi ya..

Sözde sivil toplum kuruluşu üyesi ya..

Gaziosmanpaşa’da masum bir polisi, haince öldürse de..

Nurgül bunların militanı ya..

Bugünlerde sessiz kalsalar da..

Birkaç ay sonra yavaş yavaş kafa çıkartmaya başlayacaklar..

“Sivil toplum kuruluşu üyesi Nurgül, cezaevinde” diye söze başlayacaklar..

Sonrasında “Ölümcül hasta Nurgül’e eziyet” diye devam edecekler.

“Ölümcül hastalık da nerden çıktı” diyeceksiniz…

Yok canım, cezaevinde ölümcül hastalığa yakalanacak değil, Nurgül..

Şimdiden hasta imiş zaten..

Kimbilir, örgüt ölümcül hastalardan seçiyordur, tetikçilerini..

Önce katil yapıyorlar..

Sonra da kartel medyasının eline raporları tutuşturup, “Niye affetmiyorsunuz? Ölümcül hasta işte.. Ne olur son 6 ayını, evinde geçirse” diyecekler..

Evet, taktik bu..

Numara bu..

Hiç hatırlatmayacaklar..

Nurgül, durup dururken, bir polisi vurmuştu..

İki yaşındaki Elif Su’nun babasını..

Daha doğmamış, ismi verilmemiş ikinci bebenin babasını..

Suçsuz yere..

Dün, önceki gün. Daha önceki gün aynı tezgah tekrarlandı..

Bugün de aynı tezgah tekrarlanacak.

Sadece CNN’de ulusalcı ablamız Ayşenur Arslan değil.

Dindar ablalarımız da, göreceksiniz dini kaynaklardan gerekçeler bulacaklar: “Ölümüne 6 ay kalmış bir hasta insanın, cezaevinde olmasının hiçbir haklılığı olamaz” diyecekler..

Nurgül’ün tahliyesi için kampanyalar açacaklar..

İmzalar verecekler..

İmzalar toplayacaklar..

İşte o yaşanılacakları şimdiden hatırlatayım dedim..

Yapılmak istenilenleri deşifre edelim dedim..

Bugün polisimizin acısı taze..

Masumiyeti hepimizin gözü önündeki bir gerçek..

Ama yarın..

Unutturacaklar..

“Bak CNN’de bir sürü programda ismi geçiyor. Tahliyesi isteniyor” denilecek.

“Bak Habertürk’te Balçiçek abla da yazdı.. ‘Nurgül niye cezaevinde?’ diye sordu” denilecek..

Böyle böyle..

Terörist masumlaştırılacak..

Birileri belki Nurgül’ün öldürdüğü polisi hatırlatacak ama..

20 gazetenin yaptığı propagandayı. Tek başınıza nasıl silebilirsiniz ki?.

Dindarların bile teşne olduğu solcu propagandayı, tek başınıza nasıl yok edebilirsiniz ki?

Evet, aynen bunlar olacak.

Terörist kıza, sahip çıkacaklar..

Aynen, bugün cezaevindeki sözde gazetecilere sahip çıktıkları gibi..

Meslekleri gazetecilik olan, ama gerçekte “bomba koyma, adam öldürme” suçlarından cezaevinde olanların gerçek suçlarını gizleyip, onların serbest bırakılmalarını istedikleri gibi..

Oyun aynı oyun..

Tezgah aynı tezgah.

Deşifre edelim..

Siz de unutmayın..

“Kanser hastası Nurgül’e özgürlük” dedikleri an..

“Kanser hastası Nurgül, polis öldürmüştü” diye hatırlayın!

Hatırlayın ve “katile özgürlük isteyenler”in yüzüne tükürün.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir