Kimden Yanasınız? Teröristlerden mi, Halktan mı?

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Kimden yanasınız? Teröristlerden mi, halktan mı?

 

Her gün bir başka itiraz sebebi buluyorlar..
“Mutlak bozma sebebidir.. Ergenekon kararları bozulmalıdır” diyorlar.
Bakıyorsunuz ileri sürdükleri gerekçelere..
Hikayeden sebepler..
Eften püften itirazlar..
Dam üstünde saksağan türünden gerekçeler..
Esasa ilişkin tek bir mantıklı itiraz yok.
Bir gün diyorlar ki: “İlker Başbuğ’a son söz hakkı verilmedi”..
Ne olacaktı yani..
“Son söz hakkı” verilince, şimdiye kadar hiç söylenmeyen bir şey mi söyleyecekti, Başbuğ?
Yooo.
Kaldı ki, “son söz hakkı”nda açıklayamadığı bir gerçeği dillendirecekse..
Gazetelerin çoğu onun emrinde..
Televizyonların çoğu onun gözüne bakıyor..
Hakimlerin-savcıların birçoğu, “emriniz olur” diye bir işaretini bekliyor..
Her şey bitmiş değil..
Şimdi açıklasın, “son söz” kapsamında söyleyeceklerini..
Söyleyeceği bir şey yok ki..
Maksat, maraza çıksın..
Gerekçelerinin çocuksu bir itiraz olduğu anlaşıldı…
Hemen bir başka gerekçe buldular: “Mahkeme, başkan ve iki üyeden oluşur. Ancak gazetelerde çıkan açıklamalara göre, görüşmelere iki de yedek üye katılmış. Dolayısı ile kararlar tümden hukuka aykırıdır.”
Gördüğünüz gibi..
Bir-iki sanık hakkındaki kararın “mutlak bozma sebebi” ile sakat olduğunu ileri sürerlerken..
Hedefi gittikçe büyütüyorlar.
Şimdi, kararların sadece bir-iki kişi ile ilgili bölümünün değil.. Tümünün sakat olduğunu iddia ediyorlar..
Bunların ortaya koydukları itirazlara, ben şu örnekle cevap vereyim..
Terörist başı Apo yargılanırken..
PKK’nın ücretli-ücretsiz avukatlığını üstlenenler de benzer tezlerle kamuoyunu meşgul ediyorlardı: “Yargılamanın İmralı’da yapılması hukuka aykırıdır.. Mutlak bozma sebebi vardır.. Yetki aşımı vardır..”
Siz PKK gibi onbinlerce insanın ölümüne sebeb olan bir silahlı örgütün tepesindeki adam olacaksınız..
Binlerce güvenlik görevlisinin katili olacaksınız..
Yüzlerce terörist eylemin emrini vermiş olacaksınız..
Hakkınızda verilen kararın, “Ankara’daki yargılama sonucunda mı.. Yoksa Ankara’daki mahkemenin hakimlerinin İmralı’ya giderek, orada yaptıkları yargılama sonunda mı verildiği” gerekçesine dayalı olarak “mutlak bozma sebepleri” icat edeceksiniz!
Geçin beyler, bu hikayeleri..
Sen değil misin kardeşim, PKK’nın başı?
PKK değil mi, bu ülkedeki binlerce insanın katili..
Dağlarda silahlı gezen eşkıyanın başı, sen değil misin?
Eee?
İmralı’da değil de.. Ankara’da yargılansaydın..
Beraat mı edecektin yani?..
Veya cezan; müebbet olmayacaktı da..
“İki yıl” veya “üç yıl” mı olacaktı yani?..
Ceza hukukunda şekilcilik esastır..
Doğru..
Ama şekli kuralların nihai kararı etkilemesi de gereklidir..
Yoksa..
Komşusuna kızıp, sabaha kadar kapısında bekleyip öldüren adamın bile….
Karısı ile kavga edip, ‘her şeyin sorumlusu sensin’ diyerek, gidip kaynanasını öldüren adamın bile müebbet hapse çarptırıldığı bir ülkede..
Binlerce devlet görevlisinin katili PKK’nın elebaşısı Apo, müebbet hapse çarptırılmayacak da neye çarptırılacaktı?
İşte..
Terörist başı Apo’nun yargılamasındaki o kıldan tüyden itirazlar ne kadar mantıklı ise..
Şimdi Ergenekoncuların itirazları da öyle..
Ankara’da yargılansan ne olur?
İmralı’da yargılansan ne olur?
Apo terörist değildi de, İmralı’da yargılandığı için haklarını savunamadı, haksız yere mi ceza aldı yani!
Ki, itiraz ediyorlardı..
Şimdi de..
Ergenekon sanıkları C4’lerle yakalanmadı..  Yargıtay’ı basmak için planlar yapmadı… Genelkurmay Başkanlığı ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı arasındaki tüp geçitte infial oluşturacak katliam planı yapılmadı da..
İftiraya mı uğradılar ki..
“Yedek iki üyenin de görüşmelere katıldığı varsayımı”na dayanıp, tüm kararların hukuk dışı olduğunu ileri sürüyorlar..
Hem sormak lazım, sabah akşam sanıkları kurtarmak için “bozma sebebi” ortaya atan sözde gazetecilere, CHP’li siyasetçilere..
Yargıçlar sendikasına…
Sizler kimden yanasınız?
Teröristlerden mi?
Halktan mı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir