Kostaki, Aleksandre, Fransuva İle Övünen Şaşkın Ulusalcılar

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Kostaki, Aleksandre, Fransuva ile övünen şaşkın ulusalcılar

 

Duydunuz mu komşular..
İstanbul Barosu, 135 yıllıkmış!
Öyle diyor, Almanya doğumlu ulusalcı Başkan..
Bilmiyorum haberi var mı, 135 yıllık baronun ilk başkanı kimdir?
Kim midir?
Önce başkan seçimi öncesinde, toplantıyı en yaşlı dava vekili sıfatı ile yönetenin ismini vereyim: “Kostaki Sardeneski!”
“Ali’ler.. Ahmet’ler.. Mehmet’lerin suyu mu çıkmış ki, ‘Kostaki’ başkanlık ediyor” diyeceksiniz.
Ne cevap verelim ki.
Bu soruya verilecek bir cevap yok..
Kostaki’yi geçtik..
İlk başkanın ismini aktaralım: “Aleksandre Meryemkulu”
“O da kim” demeyin..
Anlarsınız ya..
Osmanlı’nın molozları üzerinden bir şeyler götürme peşinde olanlardan birisi işte..
“Canım ne var? Baro’nun temeli atılırken, işi bilenlerden yardım alınmış” diyecek Kocasakal..
O zaman sonraki başkana bakalım.
İkincisi de, 6 sene gibi uzun bir süre oturmuş, baro başkanlığı koltuğunda.
İkinci başkanın ismi mi ne?
“Fransuva Rosolato”
Ah ah..
Osmanlı bu hale gelecek bir devlet değildi ama..
Kostaki’ler.. Aleksandre’ler, Fransuva’lar.. Yardım kisvesi ile yaptılar bu işi..
135 yıl sonra İstanbul Barosu’nun başkanı da, Kostaki’lerden, Aleksandre’lerden, Fransuva’lardan habersiz, “135 yıllık şanlı tarihimiz” diyor.
Bunun neresi şanlı ise..
Ha; bu arkadaşlar ulusalcı söylem içinde olmasalar, fazla bir itirazım olmaz.
Ama hem ulusalcılık, hem de “Kostaki’lerin, Aleksander’ların, Fransuva’ların olduğu  ‘şanlı tarih’ söylemi”, pek oturmuyor gibi geliyor bana..
Oturmayan daha çok şey var şu baro yönetiminde..
Dün bir okuyucumuz aradı..
Ulusalcı baro yönetiminde, başkanın Almanya doğumluluğundan sonra, bir de yönetim kurulu üyelerinden birisinin, Alman sempatizanlığından bahsetti..
“Küçük bir not” diye başladı, “Aydeniz Alisbah Tuskan hanım, Alman Liseliler Kültür Dayanışma Derneği’nin avukatıdır. Bir not ediverin” dedi..
Ben not ediverdim..
Siz de ediverin..
İlginçtir, hemen sonrasında gelen bir başka telefon, işi hepten karıştırdı..
Meğerse, İstanbul Barosu’nun yönetim kurulu üyelerinin, darbeciler lehine açıklama yaparak, işledikleri adil yargılamayı etkileme suçundan yapılacak Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki yargılamada  savunmalarını, Aslı Kazan Gilmore yapacakmış..
Aslı Kazan’ı, öyle böyle anladık da, “Gilmore”u bir türlü not edemedim.
“Damat bey ABD’li de.. Ondan” dedi, okuyucumuz.
Haaa!. Şu iş!
Doğru ya, babası da Turgut Kazan değil miydi, bu hanım kızımızın..
Ulusalcıların önde gideni..
Övündükleri baronun ilk başkanı Aleksandre.. İkinci Başkanı, Rus asıllı Fransuva..
Kendilerinden birisi Almanya doğumlu. Diğeri alman derneği avukatı. Savunmalarını yapacak olan, ABD vatandaşlığını evlilik ile birlikte otomatikman kazanma hakkı olan bir Türk kızı olan avukat..
Gelin de kafanız karışmasın sizin..
Ama durun..
Şimdi vereceğim bilgiden sonra, direkt Bakırköy Akıl Hastanesi’ne müracaat edebilirsiniz.
“Böyle bir ülkede, ancak Bakırköy’de olunur, başka kurtuluşu yok” diyeceksiniz..
Buyrun baronun internet sitesinde yer alan bir destek haberinden aktarayım, kafanızı hepten karıştıracak bilgiyi.
“İSTANBUL MİLLİYETÇİ AVUKATLAR GRUBU (İMAG) İSTANBUL BAROSUNU DESTEKLEMEKTEDİR
İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında açılan kamu davasını, sadece avukatlık mesleğine değil, Türk hukukuna yönelik ‘yargı darbesi’ olarak kabul ediyoruz. Kuvvetler ayrılığının ortadan kaldırıldığı, Yürütmenin yargıyı etkilemeyi doğal hakkı gördüğü ancak faşizan yönetimlerde rastlanabilir nitelikteki uygulamaları şiddetle kınıyoruz. İstanbul Milliyetçi Avukatlar grubu olarak, İstanbul barosu başkan ve Yönetim kurulu üyelerine desteğimizi bildirir, hukuk dışı baskılara karşı direnişimizin her geçen gün daha da güçlenerek büyüdüğünü, baskıların ve zorlamaların nereden ve hangi güçte gelirse gelsin istanbul barosu avukatlarını asla yıldıramayacağını ilan ediyoruz.

İSTANBUL MİLLİYETÇİ AVUKATLAR GRUBU”

Tek bir şey söyleyelim, belki birazcık tefekkür eder, MHP tandanslı milliyetçi avukatlar..
Daha iki hafta önce, Danıştay’ın başörtülü avukatlar için verdiği “Başörtü yasağı yanlıştır” kararına, İstanbul Barosu hemen anında, “Kaygılıyız” açıklaması yapmıştı.
Ne diyelim, “Başörtü yasakçısı baroya destek vermek, MHP’li avukatlara yakışır” diyelim mi?..
Siz ne yaparsanız yapın, yine de biz o sözü sarfetmeyelim.
“Yakışmadı milliyetçi avukatlara” demekle yetinelim.
Bu şaibeli desteği gördükten sonra, gerçek milliyetçi avukatlar, o grubun desteğini, eminim  tekzip edeceklerdir..

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir