Manyak Mısınız Siz, Üç Defa Beraat Ediyorsunuz!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Manyak mısınız siz, üç defa beraat ediyorsunuz!

 

Günlerdir Pınar Selek davasına kendimi yoğunlaştırdım.

Merak ediyorum, niye “Pınar Selek suçsuzdur” diye bastırıyorlar?

Ve niye “Bunların içinde hiç hukukçu yok?”

Tiyatrocu bilmem kim çıkmış ahkam kesiyor: “Üç defa beraat kararı almasına rağmen, Pınar Selek’e ceza vermek istiyorlar!”

30 senelik hukuk tecrübem altüst oluyor..

Bir sanık, beraat etti ise..

Bunun onanması ile birlikte, artık kimse ona ceza veremez.

Eğer karar onanmadı ise..

Daha doğrusu, bozuldu ise..

Zaten artık “Beraat etti” diyemezsiniz.

Çünkü o beraat kararı bozulmuş artık.

Bilmem anlatabildim mi, tiyatrocular?

Öyle usta oyuncular ki bunlar..

“Üç defa beraat etti” diyorlar da, “kaç defa bozma verildiğini” bir türlü söylemiyorlar!

“Üç tane beraat”ten anlaşılıyor zaten, o beraatlerin en azından iki tanesinin bozulduğu!..

Yoksa?

Bir defa beraat etmişsin. Sonra bir daha niye beraat ediyorsun ki?

Manyak mısınız siz, durup durup beraat ediyorsunuz?

Gerçek ne?

Üç defa beraat etmiş, üç defa bozulmuş.

Üçe üç..

Elde var sıfır..

Elde sıfır var ise, o zaman bu bilgiçliğiniz ne oluyor?

Hiiç..

Tiyatrocular ya..

Verilen rolü oynuyorlar işte..

“Pınar’ı tanırım. O suçsuzdur!”

İyi güzel..

Pınar’ı tanımanı belirtmenle, onun suçsuz olduğunu söylemenle Pınar beraat edecekse..

Mahkemeyi kapatalım.

“Gelin” diyelim, “Bilmem ne tiyatrosunun oyuncuları!”

Söyleyin bakalım, “Bakırköy 3. Ağır Ceza, Dosya no: 2011/23. Sanık suçlu mu değil mi?”

Söyleyin, ona göre karar verelim..

Böylece hakimleri de emekliye ayırırız.

Savcıları da..

Tiyatrocular veriyor ya kararı..

Şu an yürümekte olan dosyalar için de, suçluları söyleyin, ona göre karar alınsın..

“Ama biz, sorduğunuz o dosyadaki sanığı tanımıyoruz ki?”

Olsun canım, Pınar Selek adına açtığınız internet sitesinde de, zaten çoğu aynı şeyleri söylüyor: “Ben Pınar Selek’i tanımıyorum. Ama suçsuzluğuna tanıklık ederim”.

Ülkeyi tiyatro sahnesine çevirmişler.

Oynuyor, hokkabazlar..

*

“Mahkeme başkanı rahatsız iken, beraat kararını kaldırdılar..” diyorlar.. Sonraki duruşma gününün yakın tarihe verilmesini de bir tezgah olarak tanımlayıp, “Dosya başkandan kaçırılmak isteniyor” diyorlar..

İyi de, benim akılsız tiyatrocularım..

O mahkemenin kaç hakimden oluştuğunu, biliyor musunuz siz?

O mahkeme, üç hakimden oluşuyor.

Mahkemenin bir başkan ve iki üyesi var.

Başkanın da oyu bir sayılıyor..

Kim “iki”yi bulursa, karar o yönde çıkıyor..

O zaman?

O zaman; sizin kafa denginiz başkan rahatsız olmasa da, diğer iki üye, aynı kararı zaten verebilir.

Niye onun yokluğunda acele etsinler?

Sizin başkan gelse bile, onun tek oyu, Pınar’ın beraat etmesine yetmez ki!

Kendiniz de inanmıyorsunuz, söylediklerinize..

Ama.. Şaklabanlık işte..

Elden bırakmıyorsunuz.

Bir husus daha..

Pınar kızımız, sistemin kabul etmediği araştırmalar yaptığı için, “kendisine kumpas kurulmuş!” deniliyor.

Diyorlar da..

Ardından da, “4 tane polis raporu var, patlayanın bomba olmadığı konusunda!” eklemesi yapıyorlar..

Gelin de çözün şimdi bu işi.

Madem Pınar kızımıza bir kumpas kurulmuş, kim yapmış bunu?

Kendiniz söylüyorsunuz, polis sizden yana imiş. “Patlayan bomba değil” demiş, polislerimiz..

Eee?

Tezgahı kuran kim o zaman?

Evet sizin de kafanız karıştı.

Polis “Bomba değil” diyorsa, “Olayı savcıya, mahkemeye götüren kim” diyeceksiniz?

Gerçekten ben de merak ettim bu işi?

Polis, “Patlayan bomba değil” dedi ise, niye dosya takipsizlik ile kapanmadı da, bu noktalara geldi?

Haydi, “Pınar Selek’e özgürlük” diyen benim akılsız tiyatrocularım..

Bir izahat getirin bu işe..

Haydi, kopya çekmek de serbest..

Kafakola aldığınız dindarlardan yardım isteyebilirsiniz..

Ama şunu da açıklayın: “Pınar niye yurtdışında? Niye kaçıyor, mahkemeden?”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir