Medyadaki Gönüllü Avukatlara Dokunulmadan Terör Bitmez!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Medyadaki gönüllü avukatlara
 dokunulmadan terör bitmez!

 

“Silahı ateşleyen teröristten daha önemlisi, ona medyada destek veren sözde gazetecilerdir”  dediğimiz zaman, kıyameti kopartıyorlardı..
“Kurşun sıkan terörist, en fazla üç-beş kişiyi öldürmüş olabilir. Ama teröre destek veren sözde gazeteciler, onlarca teröristi cesaretlendirerek, tüm toplumu terörün hedefi haline getirebilir” dediğimiz zaman, “filozofluk yapma” diye karşı çıkıyorlar..

Sözlerimizin ne kadar haklı olduğu, dünkü “canlı bomba” olayında bir defa daha ispatlandı.
Geçtiğimiz ay sonu DHKP-C  örgütüne yönelik emniyet baskınlarından dolayı, CNN Türk’ten tutun, NTV’ye kadar hangi televizyonlar, ne savunmalar yapmadılar ki..
Taraf gazetesinden tutun, Milliyet gazetesine kadar kimler ne avukatlıklar yapmadılar ki..
İstanbul Barosu’ndan tutun, Ankara Barosu’na kadar..

CHP’den tutun, İşçi Partisi’ne kadar.. Kimler ne destekler verdiler, gözaltına alınanlara..
Sanki karşımızda bir terör örgütü değil de, “kamuya yararlı dernek” var..
Onları dinlediğimizde, insanın koşa koşa gidip, “Alın size şu kadar para.. Hayrımız olsun.

Her yere biz fiilen koşturamıyoruz. Siz canınızı ortaya koyup, kamuya yararlı hizmetler yapıyorsunuz. Bu da bizim size desteğimiz olsun. Bizim de çorbada tuzumuz olsun” diyesi geliyor.
Amaaa.
Kazın ayağı, hiç de öyle değil.
Dün gördünüz..

DHKP-C’li terörist, kendini de öldürdü..
Başkalarını da öldürdü..
Birçok insanın hayatını tehlikeye attı.
Bu olayda, sadece canlı bomba Ecevit Şanlı mı sorumlu?
Onun yaptıklarının, onun avukatlarının yaptıklarının “demokratik mücadele” olduğunu söyleyenler, azıcık utanırlar mı şimdi?
Al DHKP-C’yi…

Vur Çağdaş Hukukçular Derneği’ne..
Bakıyorum, DHKP-C’li ne kadar yargılanan insan varsa, hemen hepsinin avukatı, Çağdaş Hukukçular Derneği’ne üye avukatlardan..
Bir olur.. “Tesadüf” deriz..
İki olur..

“Tesadüf” deriz.
Üç.. Beş.. On.. Elli.. Yüz..

Ne kadar DHKP-C’li sanık varsa, avukatları hep Çağdaş Hukukçular Derneği avukatları çıkarsa.
Kim buna “Tesadüf” diyebilir ki?
Kim buna, “Profesyonel avukatlık” diyebilir ki?
Mesela, dünkü terörist saldırının faili Ecevit Şanlı’nın avukatına baktım..

Çağdaş Hukukçular Derneği yetkilisi çıktı..
Hani geçtiğimiz hafta, tüm gazeteciler ayağa kalkıp, sahip çıkmıştı ya..

O dernek işte..
Bize, bir dernek gibi görünüyorlar..
Ama nerde bir terörist var, onun savunmasını alıp, bir an önce tahliye olup, tekrar suç işlemeleri için, adeta gönüllü hizmetkârlık yapıyorlar..

Sonunda da, böylesi terör eylemleri tekrar tekrar başımıza geliyor.
Geçen hafta gazetelerde okuduklarınızı, televizyonlarda izlediklerinizi gözünüzün önüne getirin..
Baro başkanlarının açıklamalarını, parti sözcülerinin beyanatlarını hatırlayın..

“Avukatlara baskı kuruluyor” dediler.
“Avukatlara haksız gözaltılar uygulanıyor” dediler..
“Avukatlara işkence uygulanıyor” dediler.
Ama hiç kimse, “Bu beyler/bayanlar niçin DHKP-C’lilerin avukatlığını organize şekilde yürütüyorlar” diye sormadı.
DHKP-C’nin eylemlerini yazmaya hiç gerek yok.
Polis vuranların, neyini savunuyorlar anlamamız mümkün değil.

Tek izahı var bu işin..
Derin devletin uzantısı bunlar.
Ergenekon, ulusalcı eylemlerle hükümeti deviremedi. PKK içindeki adamları ile organize ettikleri eylemler, halkın gözünde artık deşifre oldu..
Son çare, farklı bir örgütü..

Kimsenin şüphelenmeyeceği bir yapıyı devreye sokmaktı..
İşte o yapıldı..
DHKP-C gündemimize girdi..

Bir.. İki.. Üç polisi, çok kısa bir sürede şehit ettiler..
Şimdi bir canlı bomba eylemi ile karşımıza çıktılar…
Maksat ne?
Ortalığı karıştırmak..
Huzuru bozmak..
Hükümeti, bir şekilde aciz gösterip, yıpranmasını sağlamak..
Nihai olarak da, hükümetin devrilmesini gerçekleştirmek..

Benim nihai sözüm şudur..
Teröristleri bitirmek istiyorsanız, onların medyadaki uzantılarını bitireceksiniz..
Medyadaki gönüllü avukatlara dokunmadan, terör bitmez..
Nokta..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir