Müfteriliğin En Alçakçasına İmza Atan Araştırmacı Gazeteci!..

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Müfteriliğin en alçakçasına imza atan araştırmacı gazeteci!..

 

Reklamını “araştırmacı gazeteci” diye yapan bir dinozor var.
Cem Uzan halkın paralarını söğüşlerken, bu dinazor da, o grubun ekranı olan Star TV’de ana haber bütenini sunuyordu.
Yani, hortumcuya “Arkan sağlamdır” desteği..
İşte bu dinozor, 1990’lı yıllarda porno dergi çıkartmaktan onlarca ceza alan Ertuğrul Akbay’ın oğlunun yönetimindeki Sözcü gazetesinde, şimdilerde dindar insanlara çamur sıçratmakla meşgul.
Son iftirasını da, dün yaptı.
Birlikte okuyalım:
“Geçenlerde, bir bakanlıktan ihale alan bir firma sahibiyle konuşuyordum.
‘Artık ihalelerde para istenmiyor!’ deyince ‘Ne güzel! Yani rüşvet alınmıyor mu?’ diye sordum.
Güldü. ‘Keşke öyle olsaydı!’ dedi.
Anlattığına bakılırsa rüşvetin adı değişmiş!
Rüşvetin yeni adı ‘Umre’ olmuş!
İhale komisyonundakiler, kazanan firmanın temsilcisine ‘Artık bizi umreye götürürsünüz!’ diyorlarmış.
‘Peki götürüyor musunuz?’ diye sordum.
‘Götürmeyelim de ne yapalım? Başka türlü iş alamayız ki!’ dedi.”
Önce iyi niyetle, bir sorgulama yapalım..
Dündar’ın yazısında aktardığı konu, bir suç değil mi?
Suç.
Dinozor, konuştuğu adamı tanıyor mu?
Tanıyor.
Rüşvet almak, bu ülkede suç değil mi?
Suç.
O halde dinozor, ihale komisyonundaki kişiyi rüşvet olarak umreye götüren iş adamını savcılığa bildirmek zorunda mı?
Zorunda..
O bildirmezse, savcılar harekete geçip, “Söyle bu adamın kimlik bilgilerini” demek zorunda mı?
Zorunda..
O zaman herkesi göreve davet edelim.
Önce dinozor çıksın, bu ahlaksızlığı yapan ihale komisyonu üyesi kim ise, onu açıklasın..
Onun adını bilmiyorsa, en azından bilgi sahibi olduğunu belirttiği, konuştuğu iş adamının adını açıklasın.
Yok öyle, “Ama, bundan sonraki işlerini kaybetmekten korkar, konuşamaz” mavalları..
Dindar insanlara, hem de dini kavramlar üzerinden iftira et..
Ondan sonra, rüşvetle iş bitiren iş adamının kaybedeceği işleri gerekçe göstererek, kenara çekil.
Yok öyle yağma..
Hani sen kimseden korkmazdın?
Hani sen, araştırmacı gazeteci idin?
Hani sen, araştırır araştırır, adamın yatak odasına kamera koyar, yine olayları belgelerdin?
Şimdi niye, kimden korkuyorsun?
Yoksa..
Ortada rüşvet falan yok..
Ortada “umre” karşılığında, haksız bir fiil yok da..
Hortumcu Uzan’ın uçurduklarını görmeyen, televizyoncusu mu uyduruyor?..
İftira, niye ağırıma gitti?
Sıradan bir rüşvet suçlaması yapılmıyor, çünkü..
Bütün dini kavramları tahkir eden, bir fitnecilik de var, işin içinde..
“Dinde dürüstlük yoktur” fikri empoze edilmek isteniyor..
“Dindarlar, üçkağıtçılığın kralını, ibadet yaparken bile hiç çekinmeden yapabilirler” iftirası ile, tüm dini kavramlarda tereddüt uyandırılmak isteniyor..
Dahası var.
Dinozor şunu da iddia ediyor, yazısının devamında: “Önce umreye gidiliyor. Oradan da bir haftalığına Uzakdoğu’ya uçuluyormuş!
Tayland’ın başkenti Bangkok tercih edilen kentmiş!
Ne diyelim?
Hayırlı Umreler, hayırlı Bangkok’lar, pardon alemler!..”
Ahlaksızlığın bu kadarına pes.
Eğer gerçekten, umreye gidip, ordan da seks alemine gidecek kadar rezil bir insan varsa, onu çıkarın ortaya, hepimiz tükürelim yüzüne..
Ama öyle bir dindar yok da, sırf dindarlara düşmanlığı yüzünden, “Uzan’ın elemanı” atıyorsa bu iftirayı..
Bu çamuru onun da yüzüne bulamak, bizim hakkımız olsa gerek.
Hatırlayın, bu adam ve eşi ile ilgili pasaport kayıtlarını Vakit yayınlamıştı..
Nasıl viyaklamıştı o zaman..
Haydi araştırmacı gazeteci..
Ya ispat et, “rüşvet olarak umreye, ordan da Bangkok’a giden tek bir dindar ihale komisyonu üyesi”ni..
Yayınla, pasaport kayıtlarını..
Ya da kabul et, “Müfteriliğin en alçakçasını araştırmacı-gazeteci tafraları ile gerçekleştiren bir dinazor” olduğunu!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir