Nedir Bu Ahlaksızlık, Nedir Bu Hainlik?

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Nedir bu ahlaksızlık, nedir bu hainlik?

 

Diyorlar ki: “Açlık grevleri ile ilgili düzenleme, Başbakan’ı bekliyor. İnşaallah bu arada bir ölüm haberi gelmez.”

Sadece PKK sempatizanları değil.. Liberal geçinenler de aynı kafada.. Haber bültenlerinde, açık oturumlarda ateşli ateşli soruyorlar birbirlerine:

“Ne oldu, cezaevlerinden ne haber var? İnşaallah ölüm haberi yoktur.”

Sivil toplum kuruluşları; Tabipler Birliği, barolar sırayla açıklama yapıyorlar:

“Açlık grevleri kritik eşikte. Acilen cevap verilmezse, olumsuz gelişmeler yaşanacak. Şu ana kadar ölüm yaşanmadı. Bu açıklama anı itibariyle de temennimiz inşaallah ölüm haberi yoktur.”

Ölüm haberlerinden memnuniyet duyacak sadistlerden değiliz.

Ama ölüm haberleri arasında ayrımcılık yapanlardan da değiliz.

Atatürkçü geçinip.. Ulusalcı geçinip.. Liberal geçinip.. Sonrasında da “Açlık grevlerinden inşaallah ölüm haberi gelmez” diyerek, açlık grevine yatanlara acıyanlar, açlık grevinde olan PKK’lılara hassasiyet gösterenler.. Doğu ve Güneydoğu’da askerlik yapan Mehmetçiklere de kulak kabartıyorlar mı acaba?

“Bugün haberleri izleyemedim. Bölgeden şehit haberi geldi mi? İnşaallah gelmemiştir!” diye sürekli telaş içinde oluyorlar mı acaba?

Olmuyorlarsa..

Ki büyük çoğunluğunun olmadığını zaten görüyorsunuz..

O halde nedir bu ahlaksızlık?

Nedir bu hainlik?

¥

Diyorlar ki;

“Sakık’ı ne dinliyorsunuz? Sakık’ın ifadeleri ile bir mahkeme nasıl ilgilenir?”

Devletten yana tavır sergiliyorlarmış gibi, bir de hava basıyorlar: “Sakık bir terörist değil mi, daha düne kadar PKK’nın üst yönetiminde değil miydi? Ona niye böyle ilgi gösteriliyor?..”

Derin devlete hizmet edenler, hemen kurgulama haberleri servis yapıyorlar: “Bingöl’de sağ kurtulan gazi anlatıyor: Sigarayı tüttürürken katliam emrini verdi.”

Sonra?

Sonra gelsin hakaretler..

“Vay alçak vay. Vah hain terörist vay. Biz seni hiç dinler miyiz be!”

Her şey çok güzel.. Her şey çok doğru da..

Bunları söyleyenler, PKK’nın bir numaralı adamı için de… Teröristbaşı Apo için de aynı şeyleri söyleseler, hiç sorun yok.

Ama Sakık için bunları söyleyenler, Sakık aleyhine gazetelerinde gazi askeri konuşturanlar, TV’lerinde her gün konuşturdukları adamlara Apo için bakın ne dedirtiyorlar: “Canım bütün mahkumların hakları var. Bu hakları çiğnememek gerekir. Mahkum da olsa, terör örgütünün başı da olsa, Apo’nun da avukatları ile görüşme hakkı var. Bu konudaki sınırlama, tecrit anlamına gelir. Buna son verilmeli. Açlık grevleri haklıdır. Haklı taleplere dayanmaktadır. Bunlara kulak vermek lazım. Talepleri yerine getirmek lazım!”

Bana da şunu söylemek düşüyor:

Vay hainler vay.

Vay namussuzlar vay!

¥

Andıçcı aşağıya.. Andıçcı yukarıya.

Andıçcı öyle. Andıçcı böyle..

Söylenmedik laf bırakmadılar, Şemdin Sakık’a.

Oysa vıdı vıdı yapanların hepsi bir yalandan hareket ediyorlar!

Nedir o yalan?

1998’de, Şemdin Sakık’ın, askerlerin zorlaması ile, bazı gazeteciler hakkında isnatlarda bulunduğu iddiası.

Oysa, Şemdin Sakık cezaevinde iken bile, bu ifadenin kendisine ait olmadığını ilk duruşmasında açıklamıştı.

Çevik Bir’in, ifadesine bazı ilaveler yaparak gazetelere gönderdiğini, kendisinin imzaladığı ifadede o kısımların olmadığını açıklamıştı.

Sonradan yapılan araştırmada da, gerçekten Şemdin Sakık’ın orjinal ifadelerinde, ne Akit’e, ne Milli Gazete’ye, ne de bugünlerde ter ter tepinen malum gazetecilere bir isnatta bulunmadığı görüldü.

Kısacası, andıç sadece generallerin taslağı idi. Sakık’ın zorla da olsa imzaladığı o içerikte bir ifade yoktu..

O halde, yalan üzerinden, niye şimdi Şemdin Sakık’a bu kadar laf ediliyor?

Sakık’ın avukatı değilim.

Ama yalan üzerinden, insanların karalanmasına da itiraz etmek, hakkımız olsa gerek.

Çandar’lar, Bayramoğlu’lar.. şunlar bunlar.

Hepsi, Şemdin Sakık’a yönelttikleri “andıçcı terörist” suçlamasını ispat etmek zorundalar.

Edemezler. Edemedikleri için de, iftiracı konumundadırlar.

Sakık’ı, terörist yönü ile eleştirseler.. Ben de varım.. Ama Sakık’ın amiri için, “Apo terörist değil, halk hareketinin önderidir” diyorlar, ardından da Sakık’a “Pis andıçcı” suçlamasında bulunuyorlarsa..

Ben de onlara; “Vay yalancılar!” diyorum..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir