Orgeneral Kızının Yabancı İle Evliliği Özel Hayat Mıdır?

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Orgeneral kızının yabancı ile evliliği özel hayat mıdır?

 

Önce kanundaki boşluğu ifade edelim.

Yakın tarihe kadar, astsubaydan tutun, orgenerale kadar tüm personel için, kanunda genel bir hüküm vardı: “Yabancı uyruklu kişi ile evlenme yasaktır.”

Sonradan bu hüküm değiştirildi.

“Yasak maddesi” yerine, “yabancı ile olan evlilikleri Genelkurmay Başkanlığı’nca uygun görülmeyen personelin, TSK’dan çıkarılması” hükmü getirildi.

Böylece, otomatikman TSK’dan ayrılma sebebi olan “yabancı ile evlilik” durumunu, “Genelkurmay Başkanlığı’nın uygun görmemesi” ihtimalini Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 112. maddesi, şöyle düzenliyor:

“Aşağıdaki hallerde subay ve astsubaylar istifa etmiş sayılırlar;

a) Yabancı uyruklu kişilerle evlenenlerden, bu evlilikleri yönetmelikte belirtilen esaslar dahilinde Genelkurmay Başkanlığınca uygun görülmeyenler,”

Kanundaki boşluk nerde?

Sadece bir yerde de değil.. İki yerde..

Astsubaydan tutun, orgenerale kadar bütün subaylar için tek bir düzenleme getiriliyor.

Eski kanunda da.. Yeni kanunda da..

Oysa..

Astsubayın konumu ile, orgeneralin konumu ayrı ayrı düzenlenmeli idi..

Kanundaki ikinci boşluk, sadece subayın kendisi için yasak/izin öngörülmesi..

Oysa, üst rütbelere çıktıkça yasak/izin; sadece subayın kendisi ile değil, ailesindekiler için de geçerli olmalı idi.

Kimse kapalı devre konuşmasın.

Düzenlemenin amacı, devlet sırlarına vukufiyeti olanların, özel hayatlarında bile bazı kurallara uygun davranmaları gerektiği gerçeğine bağlı bir hassasiyetten kaynaklanıyor..

Amaç, devlet sırlarının korunması..

Bu konuda aşırı dikkat gösterilmesi..

Düzenlemenin altında, subayların görevleri sebebi ile edindikleri bilgileri, yabancı kişi ile evliliği sonucu, dış ülkelere bilerek veya bilmeyerek sızdırma ihtimaline karşı, bir tedbir alma amacı yattığına göre..

Bir astsubay ile, bir orgeneralin aynı düzenlemeye tabi tutulmaması gerekirdi..

Astsubaylar için daha esnek olabilirken, üst rütbelere çıktıkça, daha yasakçı bir düzenleme olması gerekirdi..

Hatta..

Hatta üst rütbelere çıktıkça, konuyu aileye de yaymak gerekirdi..

Kimse “Özgürlük nerde?” demesin..

Bu devletin sırlarının; onun bunun masasına, günlük bilgi mahiyetinde peşkeş çekilmesinin, kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur.

Bu bilgilerin korunması için, gerekirse, sadece subayların değil, üst rütbedekilerin ailelerinin de yabancılarla evliliklerine yasak getirilmesi zorunludur..

Özgürlük isteyen, TSK’dan istifa eder, özgürlüğüne kavuşur..

Kızının, oğlunun yabancı birisi ile evlenmesini arzulayan kişi, TSK’dan ayrılır, istediğini yapar..

Hem “TSK’da kalacağım” deyip, hem de kendisi veya ailesinden kişilerin yabancılarla evlenmesinin, makul görülebilir hiçbir yanı yoktur..

Konuştuğumuz konu, çocuk oyuncağı değil.

Ülke bütçesinin neredeyse % 20’si askeri harcamalara gidiyor. Böylesi önemli harcamalara yön verenler, 15-20 kişiden ibaret..

Bunların sadece kendi özel hayatları değil, ailelerinin özel hayatları da çok dikkat ister..

İşte bu kapsamda, kanunda düzenleme yapılması gerekirdi..

Örneğin orgenerallerin, ailelerinden birisinin yabancı ile evlenmesi halinde, müstafi sayılmaları gerektiği öngörülebilirdi.

Bu yapılmamış.

Yapılmamış olması, bu yöndeki “normal akıl”ın emrini yadsımamızı gerektirmez.

Ve somut olaya gelirsek, 1. Ordu Komutanı görevine kadar gelen Hasan Iğsız’ın kızının, bir yabancı ile evlenmesine, “normal” gözü ile bakmamız mümkün değildir.

Evet, evlenmelerine engel olunamaz.

Ama, evlendilerse, babalarının TSK’da kalması da artık mümkün değildir..

Aksi takdirde, Türkiye’de darbe olur.

Uzaktan birileri “Bizim çocuklar başardı” diye övünür..

Üç tane terörist 1 milyonluk ordu ile dalga geçer.. O teröristleri alıp yargıya teslime edemezsiniz..

Çünkü bilgilerinizin birçoğu, şu veya bu yolla, yabancıların eline geçmektedir veya geçmiştir..

Bu açıdan baktığınızda, generallerin kızlarının/oğullarının yabancı uyruklu insanlarla evlenmesi, özel hayat değildir..

Özel hayatını bu denli özgür yaşamak isteyenler, ne kendileri, ne de babaları TSK’da görev yapmaz, sorun olmaz..

Hasın Iğsız’ın kızının bir İspanyol ile evli olması, ABD’de yaşıyor olmaları.. Bence özel hayat değildir..

Evlilik tarihi 2004 olduğuna göre..

Yıllardır o babanın TSK’nın en önemli görevlerinde bulunması, Türkiye için büyük bir güvenlik zaafiyetidir.. Dün verilen mahkeme kararı da, bu zafiyetin ne kadar dikkate alınmadığının belgesidir!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir