Polisin Amacı “Dağıtma” Değil, “Gözaltı” Olmalı!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Polisin amacı “dağıtma” değil, “gözaltı” olmalı!

 

27 Mayıs darbesinin yıldönümünde başlayan Gezi isyanında, polisin ne yaptığını, ne yapmak istediğini gerçekten anlamak mümkün değil..
Sürekli suçlanıyorlar. Sürekli hedef gösteriliyor, eleştiriliyorlar..
Hatta hakarete maruz kalıyorlar..
Biber gazı sıktığı için.. Göstericilere su sıktığı için..
Sonuçta bu olaylar sırasında, bazı göstericiler öldüğü için.
Oysa biber gazı niye sıkılıyor?
Keyif olsun diye mi?
Polis müdürü masasına geçiyor, “Bugün gidin Taksim’de biraz biber gazı sıkın da gelin” diye mi görevlendirme yapıyor?
“Stoklarımızda çok su var. TOMA’larla gidin, insanların üzerine biraz sıkın, gelin” mi deniliyor?
Tabii ki hayır..
Adam çatıdan düşüyor..
“Polis öldürdü” diye, milletvekilinden tabip odası başkanına kadar, aklınıza kim geliyorsa, hepsi suçlama yapıyor..
Hukuki tanımlaması ile “iftira ediyor”lar..
Bir tek kişiye, “iftira suçu”ndan soruşturma açılıyor mu.
“Şikayet”te bulunuluyor mu?
Hayır..
Niye?
Polis, niçin pasif tavır içinde?
Daha önemlisi..
Polis niçin kendisini, “gösterileri dağıtma” amacına odaklamış?
Polisin tek görevi, “suçu önleme” değil.,.
Aynı zamanda, suçluları savcılığa teslim etme..
Ama Gezi isyanları ile birlikte, poliste garip bir tavır var..
“Göstericileri dağıtma” psikozuna girmişler..
Kendilerini buna odaklamışlar..
Adam yolu kesmiş… Kamu mallarını kırıp, yolu kapatmak için barikat yapımında kullanmış. Ellerine taşları almış, polis/polis aracı demeden, atıyor..
Böylesi bir ortamda, tek hedef “göstericileri dağıtmak” mıdır?
Dahası, Gezi isyanları bağlamındaki  artık klasikleşen gösterilerde, “göstericileri dağıtmak” çözüm müdür?
Görüyorsunuz; siz dağıtıyorsunuz..
Onlar tekrar toplanıyorlar.
Akşam dağılıyorlar, gece tekrar toplanıyorlar..
Bu durumda, “göstericileri dağıtma” eksenli planın bir anlamı var mı?
“Şu an dağıtalım, sonra tekrar toplanırlarsa toplansınlar..” odaklı bir çalışmanın mantıklı bir izahatı var mı?
Karşınızdaki çapulcular, insanların gelip geçtikleri yolları, trafiğe kapatıyorlar mı?
Kapatıyorlar.
Yolla 100 çevik kuvvet polisi..
Yarısı sokağın önünden, diğer yarısı sokağın arkasından..
Kıstır hepsini.. Kimseye vurmadan. Biber gazı sıkmadan. Coplamadan..
Sadece direnenler için kelepçe takarak..
Al götür emniyete.
Al ifadelerini..
Caddenin ortasına yığınak yapılan belediyenin çiçekliğinden tutun, çevredeki dükkanların sandalyesi, kepenk demirine kadar, her şeyi tahrip ederek yağmalayanların fillerinin resimlerini koy savcının önüne..
Savcı serbest bırakırsa bıraksın.
Savcı bıraksa da, dükkanları yağmalayanlar, trafiği engelleyenler, bir kayda girsin.
Yarım gün de olsa, gözaltında kalsınlar.
Ertesi günü bir daha mı çıktılar sokağa..
Yine biber miber yok.. Dayak yok.. Tazyikli su yok.
Kısacası “dağıtma amaçlı çalışma” yok..
“Gözaltına alma amaçlı faaliyet” var..
Tekrar gözaltına al, sokak ortasında yığınak yapanları. Polise taş atanları..
50 göstericinin olduğu yere 150.
150 göstericinin olduğu yere 300 polisi görevlendir.
Gözaltına al. Suçlarını belgele..
Savcı bıraksın. Hakim bıraksın.
Ama hepsi kayda girsin..
Zaten hepsi hepsi, 300-500 kişi.. Hep, aynı tipler..
“Dün getirdim, bıraktınız. Bugün bir daha getirdim, yine bırakıyorsunuz. Ben bu adamı evinin önünden getirmedim. Ben bu göstericiyi dükkanının önünden alıp getirmedim. Tanımam etmem.. Dün taş attı bıraktınız. Bugün havai fişek attılar, yine bıraktınız” diye hatırlatın savcıya..
Sonra görelim bakalım, nasıl bırakılıyormuş, cadde ortasını, tahrip edilen kamu malları ile barikat haline çevirenler!
Ama gariptir. İstanbul’da aynı.. Hatay’da aynı. Ankara’da aynı..
Polis, göstericileri dağıtmaya kendisini şartlandırmış.
O an dağılıp, tekrar toplanmayan bir grupla karşı karşı iseniz, eyvallah.
Grubu dağıtın, olay bitsin.
Ama görüyorsunuz işte, dağılıp, yarım saat sonra haberleşip tekrar aynı yerde toplanıyorlar..
Alın gözaltına..
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü ile ilgili değil..
Kamu malına zarar verme. Trafiği kesme.. Yollara barikat kurma. Polise direnme.. Polisi yaralama suçundan..
Bakalım, tekrarlanıyor mu, bu gösteriler.. Devam ediyor mu, istismarlar..
Devam ediyor mu, damdan düşenin, polis tarafından öldürüldüğü iftiraları..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir