Prof İkiyüzlülüğü: Allah’tan Şüphe Ediyor, Komutandan Etmiyor!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Prof ikiyüzlülüğü: Allah’tan şüphe ediyor, komutandan etmiyor!

 

Bunlar böyledir işte..
Dine karşı çıkarlar. İnancı küçümserler.. Dinle bilimin birarada yürüyemeyeceğini söylerler..
Ama en yakın durakta, bilim diye taptıkları putu terkedip, bir başka tabuya boyun eğerler..
Kimden bahsediyorum.
Bilimadamı pozları ile kamuoyuna takdim edilen, ama bilim adına kendilerinden tek kuruşluk bir fayda göremediğimiz, Celal Şengör ve benzerlerinden.
“İnanç olursa, bilim olmaz” diyor.
Çünkü inanç; “kesin inanma”yı emredermiş..
Bilim ise; “şüphe etme”yi emredermiş!
Konuları farklı iki alanı birbirine karıştırırsan, “inanman” gereken varlık ile, “şüphe etmen gereken sebebler” arasında kafa karışıklığı yaşarsan..
Celal Şengör gibi, böyle saçmalarsın işte..
Önce “mutlak şüphe”yi öngörüyor..
Sonra geliyor, generallere tartışmasız itaati öneriyor..
Ben uydurmuyoum. Daha bir gün önce çıktığı televizyon programında, kendi ağzından deklare etti..
“Emredin komutanım” sözü ile her şeyi itiraf etmiş oldu.
Bu beyefendiye göre, bilim adamı her şeyden şüphe etmeli ama..
Bir tek askerlerden şüphe etmemeli..
“O askerlerin içinde, Veli Küçük de var mı?” diye sormadı, programı yapan solcu arkadaş.
Onu da sorsaydı, eminim yine “Veli Küçük de dahil” derdi ama..
Sahip çıktığı Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya, her şeyi ortaya koyuyor zaten.
Savcılık makamı, binbir uğraştan sonra Evren ve Şahinkaya hakkında darbe suçundan dava açmış..
Sözde bilim adamı olan bu zat, onlara sahip çıkıp, bugün dahi yine “Emredersiniz komutanım” diyeceğini ilan ediyor.
Darbeyi resmen savunuyor..
“Düşün ki sen kansersin, şunu alırsan yaşayacaksın. Darbeler sevimsizdir. Ama ameliyatlar da sevimsizdir” diyebiliyor..
Çünkü askere koşulsuz şartsız itaat ediyor.
Allah’a itaat etmeyi, bilimle bağdaştıramıyor.
Ama Allah’ın yarattığı; içinde iyisi de kötüsü olan askere “kesin itaati” öngörüyor..
Hiç düşünmüyor, “Ben dinden niye uzak duruyorum? Bilimsel çalışmalarımda tarafsız kalmak için.. Peki gerçekten derdim ‘tarafsız kalmak’ ise komutanlardan niye uzak durmuyorum?”
Öyle ya..
Allah (haşa) yanlış bir emir vermiş olabilir diye şüphe edip, dinden uzak duran bu adam..
Sizin-bizim gibi insan olan komutanlara kesin itaati öngörerek, “tarafsız kalma” özelliğini rafa kaldırmış olmuyor mu?
Komutan yanlış bir şeyi emrederse, ne yapacak?
Komutandan şüphe etmeyeceğini kendisi söylüyor..
Öyle ise, komutan ne derse, o “bilim” olmuş olacak.
Komutan “2×2=5 eder” dese, bu bilim adamı da, “Evet doğrudur. 2×2=5 eder” diyecek..
Komutan öyle diyor, çünkü..
Böylesi çifte standartlı bir adamın bilim adamlığından şüphe etmeyelim de, ne yapalım?.
Bilim adamlığı da, zaten onu şişiren medyadan menkul..
Ortada somut bir bilim adamlığı da yok..
Beyefendi deprem konusunda uzman diye tanıtılıyor ya..
Bilim, insanın hayatını kolaylaştırmak için vardır..
Ama söyler misiniz insanlık, Celal Şengör isimli sözde bilimadamından, hangi faydayı, ne zaman sağladı?
Biz ülke olarak, ne faydasını gördük, bu adamın?
Hangi depremde, hangi zarardan kurtulduk, bu bilim adamı sayesinde?
Deprem olur, ertesi günü çıkar, “Biz söylemiştik” derler.
O söylediğinizi, deprem ile ilgili hiçbir akademik çalışmam olmadığı halde, ben de söylüyorum: “Türkiye’de depremler olmuştur. Olmaya devam edecektir.”
Eee?
Bilimsel anlamda, bize yarayacak olan nedir?
Mesela, “Depremi önceden tahmin edebilir miyiz?” sorusuna verilecek bir cevabınız var mı?
Var mı bu konuda, büyük uzmanımızın bir çalışması?.
Toplumun yararlanacağı bir çalışması?
Ben bilmiyorum. Olduğunu da sanmıyorum.
Bilimsel sahada topluma pratik bir faydaları olmadığı gibi, istismar ettikleri bilimsel kimlik üzerinden, bir de dini değerleri tahfif ederek, toplumu dinamitliyorlar..
“Darbe”yi, “kanser ameliyatı”na benzeten bir adamdan ne bekleyebilirsiniz ki..
Bu adam, aynı kafa ile, cinayetleri de, “topluma zararlı varlıkları ortadan kaldırma” diye tanımlayabilir. Cinayetleri, hırsızlıkları, ırza geçmeleri bile, aynı mantıkla savunabilir..
Öyle ya, hırsızlığı; “mal paylaşımındaki adaletsizliğin ortadan kaldırılması” olarak yorumlayanlar yok mu, bu gibilerin maddeci ağababaları arasında?.
Var, hem de onlarca..
Bunun farkı, fazladan bir de “asker yağcılığı” yapmasında..
Ergenekon, Balyoz, fuhuş çetesi davaları sürerken..
Ne diyelim. Allah akıl fikir ihsan etsin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir