Savunmaya Baskı: Av. Arslan Cezaevinde

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Savunmaya baskı: Av. Arslan cezaevinde

 

Dün Avukatlar Günü imiş.
Kaçırmışız.
Dünkü gazetelere bakarken, hatırlamış olduk.
Ne diyor gazeteler?
“5 Nisan Avukatlar Günü’nde, 41 avukat cezaevinde.. Meslek örgütleri, avukatlara uygulanan baskıları eleştirdi.”
Avukatlar Günü olur da, şovmen Ümit Kocasakal bu fırsatı hiç kaçırır mı?
O da hemen kafayı çıkarmış..
Dün şu açıklamayı yapmış:
“Dün, 5 Nisan 2013 Avukatlar Günü’ydü. Bir, iki meslektaşım aradı. ‘Kutlama yapıyor musunuz’ dedi. Hangi kutlamayı yapacağız. 30’a yakın arkadaşımız tutuklu. Gözümle gördüm. Elleri kelepçelenmiş, bilekler mor..”
Gerek gazetelerdeki açıklamalarda, gerek Baro Başkanı’nın açıklamasında, tutuklu avukatlardan bahsedildiği için, merak ettim, “Tutuklu olmalarından rahatsız olunan avukatlar arasında, Alparslan Arslan da var mı?” diye..
Hayır isim benzerliği yok.
Bildiğimiz Alparslan Arslan’ı kastediyorum.
Hani şu, Danıştay’da 2. Daire’yi basıp, orda bir üyeyi öldürmüştü ya..
O avukat!
O, İstanbul Barosu’na kayıtlı bir avukat..
Gerçi şu an İstanbul Barosu’nun avukatlar listesinde arama yaptığınızda, “Görüntülenecek veri bulunamadı” deniliyor ama.
Siz kanmayın o bilgiye..
Barolar Birliği’nin sitesine girin ve sorun, “Alparslan Arslan isminde bir avukat var mı?” diye..
İstanbul Barosu’na bağlı bir üyeyi, adresi ile birlikte size söylüyor, TBB’nin resmi internet sitesi..
“24760 sicil nolu” ve “Hasırcıbaşı cad. No: 30/1 Üsküdar adresinde bürosu bulunan avukat” diye…
Nasıl iş bu?
O biçim iş!
İstanbul Barosu’nun resmi internet sitesinde, Danıştay cinayetinin faili olarak yargılanan Alparslan Arslan diye bir avukatın olmadığı belirtilirken..
Barolar Birliği, Alparslan Arslan’ın halen İstanbul Barosu’na kayıtlı bir avukat olduğunu bildiriyor.
İşin içinde var bir oyun ama..
Çıkması için, birazcık sabredeceğiz.
Sabrederken de sorgulayacağız.
Kimisi 30, kimisi 45 avukat için “Cezaevindeler” diyor ya..
Acaba, bu içerdeki avukatların listesine, Alparslan Arslan’ı da alıyorlar mı?
Öyle ya..
DHKP-C soruşturması kapsamında, Çağdaş Hukukçular Derneği’nde yapılan aramalar sonrasında gözaltına alınıp tutuklanan avukatların durumunu, “Avukatlara baskı” olarak yorumluyorsanız…
“Alparslan Arslan’ın cezaevinde olması”nı da “avukatlara baskı” olarak yorumlamaktan daha doğal ne olabilir?
Çağdaş Hukukçular Derneği’nin başkanı ve üyeleri olan avukatlar da halen şüpheli..
Ergenekon terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan, Danıştay’daki hakimin öldürülmesinden sorumlu tutulan Alparslan Arslan da halen bir şüpheli..
Hiçbirisi, henüz mahkum değiller..
Dolayısı ile, şovmen Ümit Kocasakal’ın nezdinde, hepsi “saygıdeğer avukatlar” olmalılar….
Öyle mi Kocasakal?
Alparslan Arslan’ın cezaevinde olması da, “avukatlara baskı” mıdır?
Ne dersin?
“30 tane avukat cezaevinde iken, neyi kutlayacağız” derken..
Alparslan Arslan’ı da, cezaevindeki 30 avukatın içinde mi sayıyorsun?
Yoksa, barona kayıtlı üyeler arasında seçim mi yapıyorsun?
“Şu şu avukatları savunursak, kamuoyundan tepki çekeriz. Onu es geçelim.. Hatta kaydı yokmuş gibi, illegal şekilde bilgi silme işlemini yapalım.. Ama şu şu avukatları savunursak, siyasi iktidara karşı, avukatlardan destek almış oluruz. Böylece koltuğu sağlamlaştırmış oluruz” mu diyorsunuz?
Buyrun cevap verin, Kocasakal..
Kimbilir, belki de.
“Ah vah.. Arslan kardeşimiz, ne güzel, dinci pozisyonunda hakimi öldürüp, ülkede darbe ortamı oluşturacaktı.. Olmadı.. Büyük bir cesaret göstererek, riske girerek, darbe sonrasında serbest kalmak üzere cinayeti işleyen avukat arkadaşımızı da cezaevine koydular. Aslında bu bizi yıldırma operasyonudur…” diye mi düşünüyorsunuz?
Söyleyin Kocasakal?
Söyleyin de bilelim..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir