Susmayın Konuşun; Biz de Bunu İstiyoruz İşte!

0

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Susmayın konuşun; biz de bunu istiyoruz işte!

 

Yargı-Sen, bir açıklama yapmış.
Bazı hakimlerin, Gezi Parkı eylemlerine destek vermelerini eleştiren haberlerimize cevap veriyorlar..
Aslında cevap veremiyorlar.
“Veriyor gibi” yapıyorlar…
Gazetemizdeki iddialar net..
Gezi Parkı eylemlerinde, 500’den fazla kamu aracı zarar gördü mü?
Gördü..
Benzer şekilde kamu binalarına zarar verildi mi?
Verildi..
Yasak olmasına rağmen, gece vakti gösteri düzenlendi mi?
Düzenlendi..
Yasak olmasına rağmen, adliyede gösteri düzenlenip, Başbakan’a hakaret edildi mi?
Edildi..
Bir cami işgal edilip, ayakkabılarla içinde dolaşılıp, içki içildi mi?
Fazlasıyla..
Bu gerçekler ortada iken, ne diyor Yargı-Sen?..
Cevap verebiliyor mu, haberlerimizdeki tespitlere?
“Gece gösteri yapmak suç değildir, yanlış biliyorsunuz” diyebiliyor mu?
Hayır..
“Gezi Parkı eylemlerinde hiçbir kamu aracına ve kamu binasına zarar verilmemiştir, siz uyduruyorsunuz bunları” diyebiliyorlar mı?
Hayır..
“Adliye binalarında da gösteri yapılabilir.. Şu kanunun şu maddesinde bu husus açıkça düzenlenmiştir. Siz bilmiyorsunuz, bu işleri” diyebiliyorlar mı?
Hayır..
Peki ne diyorlar?
“Yargıçlar Sendikası; artık susma değil konuşma zamanı geldiğine inanmaktadır!”
Bırak be adam, neye inanıp, neye inanmadığını söylemeyi..
Bırak, “Susmayacağız” mavallarını..
Konuş işte..
“Susmayacağız” diye sloganvari açıklamalar yapacağınıza..
Gerçekten susmayın..
Cevap verin, “Kamu binalarında gösteri yapılır mı yapılmaz mı?”
Hakimlerin kurduğu sendika ama..
Ya kanunlardan haberleri yok..
Ya da, kanunlar işlerine gelmediği için, es geçiyorlar..
Onun için, susuyorlar!
Hikaye okumakta ise, pek hünerliler..
Ne imiş, “28 Mayıs günü Gezi Parkı protesto eylemlerinde polis, ‘hukuksuz’ müdahalede bulunmuş.”
“Hükümetin hakların savunulmasını olanaksız kılmaya yönelik politik söylem geliştirmesi sonucunda halk ve polis karşı karşıya getirilmiş..”
Daha bir sürü hikaye..
Velev ki, polis orantısız güç kullandı..
Bunun karşılığı, kamu binalarına, kamu araçlarına zarar vermek midir?
Bunu bir hakim nasıl söyleyebilir?
Nasıl gündeme getirebilir?
Verilmek istenen mesaj şu:
“Polis, biber gazı sıktı..
Biz de, adliye içinde gösteri yapanlara, hakim sıfatımızı unutup, alkış tuttuk!”
Yok ağalar, beyler..
Böyle bir hakkınız yok..
Polisin içinde yanlış yapanlar kimlerse, şimdi soruşturuluyorlar..
Göstericiler arasında yanlış yapanlar da, soruşturuluyorlar..
Sıra sizde..
Hem hakim maaşı alıp, hem de kürsüde değil, internet sitelerinde konuşanlara da açılmalı soruşturmalar..
Dolayısıyla; kürsü dışında konuşmanın müeyyidesine razı olmalısınız siz de..
Gazetemizde manşetten verilen haberdeki tespitlere cevap veremedikleri bir yana..
Kendi açıklamalarında, yine suçüstü olmuşlar..
Diyorlar ki, “Polisin orantısız güç kullanmasını protesto etmek amacıyla Kennedy Caddesi’nde toplanan, silahsız, sadece tepkisini dile getiren halka karşı polisin yine TOMA’larıyla karşı durduğu …”
Ezberlemişler, “silahsız gösteri” diye bir şey..
Sürekli tekrarlıyorlar..
Bir gösterinin sadece silahsız olması, yasal olması için yetmez, beyler..
Gösterinin, gece vakti yapılmaması gerekir.
Gösteri; caddeyi trafiğe kapatarak yapılmaması gerekir..
Polis “Dağılın” dedikten sonra, gösteriye devam edilmemesi gerekir..
Ki, yasal olsun!
Bu kadar net anlatmamıza rağmen, muhataplarımızın neyin yasal, neyin yasal olmadığını anladıklarından hâlâ şüpheliyim..
Beni anlayıp anlamamaları pek önemli değil de..
Bunların karşısına çıkıp, davasının mantıklı bir karara bağlanmasını bekleyen gariban vatandaşlar ne yapacak, onu merak ediyorum ben!
Yazık, bin defa yazık..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir