Tükürün Şunların Suratına!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Tükürün Şunların Suratına!

 

En yakın tarihli darbe sürecinin üzerinden 16 yıl geçtiği için.. Yine unuttuk o günleri..
Son 10 yıl içindeki başarısız darbe girişimlerinde ise, “Biz masumuz. Valla billa bak. Ekmek mushaf çarpsın ki..” savunmalarına (saflığımızdan olsa gerek), hemencecik inandığımızdan “darbe olması halinde başımıza gelecekleri” gözümüzün önüne getiremiyorduk..
Sanıyorduk ki, “cezaevleri.. Sorgusuz sualsiz hapisler.. İşkenceler.. Öldürmeler.. Yüzyılların gerisinde kaldı artık..”
Bir de demiyorlar mı, “Biz son birkaç yıldır yaşadığımız baskı sürecini, 12 Eylül’lerde, daha önceki sıkıyönetim günlerinde bile görmedik”..
İçiniz cız ediyor..
“Acaba… Acaba?!” diye, kendinizi bir daha, bir daha sorgulayasınız geliyor..
Du…
“Du” dedim..
Çünkü Mısır’da yaşanan vahşet, kendi hafızamıza yaptığımız işkencenin gereksizliğini gösterdi bize..
Türkiye’de bir darbe olsaydı, başımıza neler geleceğini, canlı olarak yaşattı hepimize..
Türkiye’de bir darbe olsaydı..
Gezi eylemlerinde amaçlanan gerçekleşseydi eğer..
Neler olacaktı?
Seçim sandığından önde çıkanlar gözaltına alınacak.. Sandıkta % 1’lerde dolaşanların genel başkanları; başbakan, bakan olacaktı..
Sandıklarda % 50’lerle ifade edilen oy alanlar tüm cesaretlerini toplayıp, “Gösteri yapalım.. Direnelim.. Hakkımızı alalım” diye düşündüklerinde de..
2.000 mi dersiniz, 3.000 mi dersiniz, 10.000 mi dersiniz.. Katliamlarla karşı karşıya kalacaktık..
“Yok canım.. Türkiye’ye bakın.. Hemen herkes demokratik bir ülke talebinde birleşiyor. Biz Mısır’a falan benzemeyiz.. Geç onları” mı diyorsunuz.
Dün bir nebzecik vermiştim..
“Darbecilerin ilk gün şaşkınlığı” diyerek, belki önemsememişsinizdir..
Katliamın ikinci gününde de devam ettiler..
Biz de, sürdürelim; “kendi üzerlerine bir toz konduğunda, ‘Vahşet.. Katliam bu. Cinayet.. İşkence’ diyenlerin; 3.000 insanın öldüğü Mısır’daki katliamı nasıl yorumladıkları”nı aktarmayı…
Cumhuriyet gazetesinin dinozoru Cüneyt Arcayürek’ten başlayalım: “Mısır’da ordu, uyarılara karşın bir türlü meydanları boşaltmayan Mursi’yi destekleyen Müslüman Kardeşler’e ateş açtı.”
Demek ki ne imiş?
General gelip, sandıktan çıkan cumhurbaşkanına, “48 saat süre.. Ya gidersin, ya da ben seni götürürüm” dedi mi!
Gidecekmişsin..
Bu dinozorun danışmanlık yaptığı Demirel’in, her “höt” denildiğinde gittiği gibi..
Gitmezsen, general seni götürürmüş..
Halka mı güveniyorsun?..
“Halk günlerce, haftalarca meydanları terketmeden, gösteriler düzenler” mi diyorsun?..
Onda da çözüm basit.
Ordu, “48 saat içinde meydanları boşaltmazsanız, biz boşaltırız” diye tehdit edermiş..
Sizin tek isteğiniz, “sandıktan çıkan sivil idarenin işbaşına gelmesi” olduğu halde..
Bir general, “Ben ne istersem o olacak” der.. Ve akabinde, dinozorumuzun belirttiği gibi, “uyarılara karşın bir türlü meydanları boşaltmayan” Mısır halkına katliam artık zorunlu hale geldiği gibi, Türkiye’dekileri de aynı akıbet beklermiş!.. ..
Bir günde 3000 ölü verirmişiz..
Taksim’deki iki ağaç için, nasıl ağladıklarını hatırlayın, bu dinozorların..
Ve tükürün bunların suratlarına: “Sizde hiç mi ahlak yok” diyerek..
O gazeteden bu gazeteye fırdöndü dolaşmakla ömür geçiren Sebahattin Önkibar’la devam edelim: “Diyorlar ki Mısır’da yaşananların sorumlusu olan El Sisi yeni Firavundur! Pardon ama Mısır Ordusu böyle hareket etmeyip ülkenin bölünmesini mi seyredecekti?”
Bu adamın bu sözlerine tükürmek de yetmez.. Kanalizasyon borusunu bağlayın suratına.. Emin olun, bir milim kızarmaz yüzü!
Seçime gideceksiniz. Seçimi kazanacaksınız..
Ardından bir general, düdüğü çalıp, “Haydi evinize, ben başka cumhurbaşkanı buldum” diyecek.
Siz de evinize gitmezseniz..
“Ülkenin bölünmesini istemiş olacaksınız”
Öyle diyor, utanmaz adam!
Cumhuriyet’in bir başka dinozoruna dönelim..
Tane tane konuşup, “insanlık sevgisi dolu bir bilge” izlenimi verir.. Adı Emre, soyadı Kongar..
Diyor ki, bu dinozor da: “Yaşanan trajedide, AKP’nin Mursi’yi ve Müslüman Kardeşler’i yanlış yönlendirmesinin de payı vardır!”
Bir günde 3000 insan öldürülmüş..
Katliama uğramış insanların bedenleri daha toprağa verilmemiş.. “Çocuğumuz intihar etti diye imza verirseniz, cesedini alırsınız” tehditleri ile, aileler çaresiz..
Adamdaki pişkinliğe bakın.. AKP ile maktullerde buluyor suçu!
Atın bu adamı bok çukuruna..
Kafayı çıkarıp, “Ama müslümanlarda da kusur yok mu” diye laf yetiştirmeye kalkar..
Bu kadar vicdansız bir adam..
Örnekler çok..
Bize düşen.. Bu ikiyüzlüleri iyi tanımak.. İyi tanıtmak.. İnsanlarımızı kandırmalarına fırsat vermemek!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir