Ulusalcı Barolar Birliği’nden Danıştay Katiline Para Yardımı

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Ulusalcı Barolar Birliği’nden Danıştay katiline para yardımı

 

Barolar Birliği karar almış..
Tutuklu avukatlara para yardımı yapacaklarmış.
Yardım miktarını da, bilahare Başkanlık divanı belirleyecekmiş.
250 TL’den az olmaması için prensip kararı alınmış.
Kimler yararlanacak bu para yardımından?
En başta Danıştay 2. Daire üyesi Mustafa Özbilgin’i öldüren, iki üyeyi yaralayan Alparslan Arslan..
Kendisi, malumunuz üzere, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukatlardan olur..
İşe bakın..
Barolar Birliği’nin başında, ulusalcı Metin Feyzioğlu var..
CHP’nin en tepe isimlerindendi..
Danıştay cinayetini en fazla istismar edenlerden birisi..
Şimdi Danıştay cinayetinin tetikçisine, para yardımı yapacak..
Başka kimler yararlanacak, bu para yardımından?
Daha önceki akşam, emniyete roket atan DHKP-C üyesi olmakla suçlanan avukatlar..
İstanbul’da, Ankara’da polis öldüren DHKP-C’lileri savunan, o örgüte üye olma sebebi ile yargılanan avukatlar..
Başka?
PKK’lı avukatlar..
Hayret bir şey..
Adam sabah akşam PKK karşıtlığı ile prim toplamaya çalışıyor..
Sonra PKK’lılara para yardımı yapıyor..
“Tutuklu avukatlara yardım edeceğiz” maskesi ile..
Hani kendi cebinden, yandaşlarının cebinden bir para dağıtsa..
“Parayı kendileri kazanmış, kendileri harcıyor, bize ne” diyebilirdik..
Ama emekli yüzbaşımız Başar Yaltı’nın da desteklediği yardım kararı, kamusal imkanlarla toplanan paralardan yapılacak..
Bir garibanın davasını, ücretsiz olarak almaya kalkan avukatı yakaladılar mı, disiplin cezasını hemen yapıştıran barolar, avukatların paraya ihtiyacı varmış gibi, kamu parasından yardım dağıtacaklarmış..
Aslında bu kararla, bir mesaj verilmek isteniyor..
O mesajı tahmin etmek, zor olmasa gerek.
Danıştay katiline, “Sakın konuşma.. Biz arkandayız” denilmek mi isteniyor..
Suni gerilimlerle, Ergenekon’a çalışan PKK’lı avukatlara, “Sakın pes etmeyin.. Arkandayız” mı deniliyor..
Sansasyonel terör eylemleri peşinde koşan DHKP-C’lilere “Sizi unutmadık..”  notu mu yollanıyor..
Takdir sizin..
Yoksa, 250 TL yardıma, hangi avukatın ihtiyacı olabilir ki, böyle bir yardım kararı alınıyor?
Şunu da hemen hatırlatayım..
Cezaevindeki insanların, tutuklu olsun-mahkum olsun.. Asli ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılanması gerektiğine inanıyorum..
Sadece kendilerinin değil..
Ailelerinin de asli ihtiyaçlarının, devlet tarafından karşılanması gerektiğine inanıyorum…
Ancak, bugünlerde PKK’lılara, DHKP-C’lilere, Ergenekon üyesi avukatlara para yardımı yapmaya hazırlanan Barolar Birliği yönetimindekilerin 28 Şubat sürecinde sergiledikleri tavrı da unutmamak gerekir.
Ne yapmıştı, bugünlerde PKK’lılara.. DHKP-C’lilere.. Ergenekon üyelerine, cezaevinde oldukları için para yardımı yapmaya hazırlananlar?
Vahdet Vakfı’nın yöneticilerini tutuklamış, Hüsnü Aktaş hocayı cezaevine koymuşlardı..
Hatırlatayım..
Vahdet Vakfı, kamu paraları ile değil..
Tamamen insani amaçlarla..
Sivil bir vakıf olarak..
İnsanların kendi özgür iradeleri ile yaptıkları bağışlarla..
Cezaevindeki her ihtiyaç sahibine yardımda bulunuyordu.
Avukat-işçi-memur-sağ görüşlü-sol görüşlü ayrımı yapmıyordu..
Buna rağmen, 28 Şubat sürecinde o vakfın kapatılması istendi..
Tek sebep vardı: Cezaevindeki insanların asli ihtiyaçları için para yardımında bulunması..
O süreçte, vakfın yöneticileri tutuklandı..
Yıllarca sürecek mahkumiyetler istendi..
Cezaevindeki insanlara yardım etmek isterken.. Kendileri cezaevine girdiler..
Bu zulmü yaptıranlar kimlerdi?
Şimdi PKK’lılara, Danıştay katiline, DHKP-C sanıklarına kamu kasasından yardım etmek isteyenlerin ağababaları..
Evet, o ağababalar şimdi 28 Şubat davasında yargılanıyorlar.
Yargıya hesap veriyorlar..
28 Şubat sürecinde sergiledikleri bu zulümler sebebiyle hakim önüne çıktıklarında    onlara sahiplenenler de, yine Barolar Birliği’ndeki ulusalcılar..
Ne ibretlik bir çelişki değil mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir