Ziraat’in ‘Feyzioğlu’ Açıklaması

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Ziraat’in ‘Feyzioğlu’ açıklaması

 

Ziraat Bankası Kurumsal İletişim Bölüm Başkanı Ali Kırbaş’tan, dünkü yazımla ilgili bir açıklama geldi..
Önce açıklamayı aktarayım:
“04.09.2013 tarihli Yeni Akit gazetesinde  yeralan ‘Diktatör diye suçlayıp, kamu bankası avukatlığı yapıyorlar’ başlıklı köşe yazınızda ‘Barolar Birliği Başkanı’nın eşi hanımefendinin hali hazırda Ziraat Bankası avukatlığı görevi yaptığı, Türkiye’de hiç avukat kalmamış gibi kendisine hakaret edeni bulup ona veriyor paralı davaları’  şeklindeki doğru olmayan ifadelerinizle ilgili aşağıdaki bilgilendirmenin yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur:
Ziraat Bankası kendi bünyesinde istihdam ettiği kadrolu avukatlara ilave olarak, 1500’e yakın sayıda sözleşmeli avukattan hizmet almaktadır. Banka ile sözleşmeli avukat olarak çalışmak ve banka adına davaları takip etmek isteyen avukatların başvuruları bankanın ilgili birimleri tarafından değerlendirilerek,  başvuru sahibi avukatların yetkinlik/uzmanlık alanlarına göre kendileri ile avukatlık sözleşmesi imzalanmaktadır.
Yazınızda bahsedilen hanımefendi ile bankamız 01.02.2007 tarihinde özellikle iş hukuku konulu davaların yürütülmesi amacıyla   avukatlık sözleşmesi imzalanmış ve kendisine o dönemde genellikle 30 hizmet yılını dolduran personelin açtığı iş davaları  tevdi edilmiştir. Adı geçen avukat hanımefendi, kendi bürosunun iş yükünün zaman içerisinde çoğaldığından bahisle 11.09.2008 tarihinde  bankamızla olan vekalet sözleşmesini kendisi sonlandırmıştır. Tevdi edilen dosyaların genellikle yeni açılan davalar olması ve vekalet süresinin de kısalığı nedeniyle  dava dosyaları büyük ölçüde sonuçlanmadan iade edilmiştir.
Yukarıdaki  bilgilerden anlaşılacağı üzere hem yazınızın başlığında hem de içeriğinde yer alan ifadelerde;
2008 yılında banka ile arasında iş ilişkisi son bulmuş eski sözleşmeli avukatımızla ilgili halen devam eden bir ilişki var gibi gösterilmesinin doğru olmadığı,
Bankanın hakaret edeni bulup para verdiği ifadelerinin de 150 yıllık köklü bir tarihe sahip Ziraat Bankası’nın kişi, kurum ve kuruluşlarla çalışma  usul ve esaslarını hiçe sayan ve  uygun olmadığı,
Bunlarla birlikte 1,5 yıllık dönemde takip ettirilen davaların paralı davalar olmadığı, uzmanlık gerektiren iş hukuku davaları olduğu aşikardır.
Okuyucularınıza gerekli ve doğru bilgilendirmeyi yapmanızı bekliyoruz. Saygılarımla.
Ali KIRBAŞ
Ziraat Bankası Kurumsal İletişim Bölüm Başkanı”
Açıklamayı yayınladıktan sonra, önce şu tespiti yapalım..
Hükümete her fırsatta kılçık atan Metin Feyzioğlu ve eşinin, halen kamu bankalarında çalıştığı şeklinde bir ifadem olmamıştı.
Ama önemli olan, bu siyasi iktidar döneminde, bu ilişkinin var olması idi.
Bu ilişki de, muhatap banka tarafından inkar edilmiyor zaten. Bugün itibari ile olmadığı, daha önce sona erdiği belirtiliyor.
Bu vesile ile, Ziraat Bankası’nın 1.5 yıllığına iş davalarını verdiği Feyzioğlu avukatlık bürosu hakkında, tek olumlu kanaatim de değişmiş oldu.
Dün değişik konularda, karı-koca Feyzioğlu ikilisinin savunduğu sanıkların suç profilini  aktarmıştım.
“Hemen hemen müşteki avukatlığı hiç yok.. Hep sanıktan yana. Hep cinayet sanığı, yolsuzluk sanığı avukatlığı yapmışlar” demiştim.
Tek istisnası vardı, Birgül hanımın savunmanlığında: Ziraat Bankası’nın avukatlığı.. Devletten yana, kamudan yana avukatlığın örneği de, yukardaki açıklama ile açığa düştü..
Sosyal demokratlık iddiasındaki Feyzioğlu, Ziraat Bankası’nın avukatlığını yaparken de, işçilere karşı bankanın avukatlığını üstlenmiş..
Bir hortumcudan, alacağın tahsili davası değil yani..
İşe bakın..
Sosyal demokratsınız. CHP’nin en üst kurulunda, daha düne kadar görev yapıyordunuz. Mağdurdan, devletten, kamudan yana olan bir örnek davanız vardı..
Onda da, işçinin aleyhine imişsiniz..
Yeni dönem solcuları, böyle oluyor….
Bir not daha verip, bu konuyu kapatalım..
Birgül hanım, kendisini tanıtım yazısında, Vakıflar Bankası Hukuk Müşavirliği’ni de saymış.
Bugünkü Vakıflar Bankası yönetimi de, hemen bilgisayar başına geçip, açıklama yazmaya başlamasınlar..
Eminim, son 1-2 yıllık dönemde değildir, bu müşavirlik..
Ama lütfen beyler..
Nedir bu kamudaki, soldan yana subjektif kararlar?
Davul Tayyip Erdoğan’ın sırtında..
Tokmak, niye başkalarının elinde?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir