Balyoz Sanıklarının Ailelerine Öneri: Memur-Sen’in Kampanyasına Katılın

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Balyoz Sanıklarının Ailelerine Öneri: Memur-Sen’in Kampanyasına Katılın

 

Memur-Sen, “Kamuda Kılık-Kıyafet Özgürlüğü için 10 Milyon İmza Kampanyası” başlattı..

Bu kampanyada 7 milyon imzanın çoktan aşıldığını, yetkililer açıkladı.. Kampanya bitmeden, benim bir önerim var. Balyoz davası sanıkları, gazeteleri ziyaret ederken, genel anlamda kendilerine sormuştum: “Başörtü yasağından yana mısınız?” Kesinlikle yasağa karşı olduklarını söylemişlerdi. “Belki genç nesil yasağa karşıdır” düşüncesi ile, TSK’da çeşitli kademelerde görev yapan babaları için de sormuştum, samimi bir şekilde, “Hayır, onlar da başörtü yasağına destek vermezler” demişlerdi..

En azından bizi ziyaret edenler açısından, bu olumlu açıklamadan duyduğum memnuniyeti belirtmiştim. Gelin darbe iddiası ile yargılananların ailelerinin yaptığı bu açıklamayı, bir dönüm noktası olarak alalım.. Geçmişe bir sünger çekelim.. Madem “Biz darbeci değiliz. Biz demokratik sisteme saygılıyız.

Darbecilik suçlaması da nerden çıktı” diye kendilerini savunuyorlar.. İşte en güzel ispatlayıcı delili tüm kamuoyuna sunalım…

Özel sohbetlerde “Başörtü yasağına karşıyız” dedikleri için bu öneriyi yapıyorum. Bazı CHP’liler gibi, “Başörtü yasağı olmalıdır” deseydiler, kesinlikle böyle bir öneride bulunmam, nihayetinde “Ben doğru bulmasam da, kendi özgür tercihleridir” der, geçerdim. Ama madem ki “başörtü yasağına karşı” olduklarını deklare ettiler. Memur-Sen’in imza kampanyasına katılarak, bunu daha net olarak topluma ilan etmeliler..

Belki böylece, eski yıllarda yaşanan tatsızlıklardan kaynaklanan bazı “acaba”ların, hâlâ kafalarda takılı durmasını önlemiş olurlar.. Baksanıza; Başbakan, emekli orgeneral Ergin Saygun’u ziyaret ediyor.. “Geçmiş olsun” diyor.. Bu jeste karşılık, Ergin Saygun’un kızı Ece Hanım da, oğlu Tolga Bey de, Memur-Sen’in kampanyası çerçevesinde en yakın standa gidip, “Biz de bu talebe destek veriyoruz” deseler, güzel bir karşılık vermiş olmazlar mı? Düşünsenize, kendisine yönelik bir darbe girişimi sebebi ile mahkum olan generali, Başbakan gidip ziyaret etti..

Hatırlarsanız, o darbe girişiminin en önemli sebeplerinden birisi de, Başbakan’ın eşinin başörtüsü, kızlarının başörtüsü idi.. Manevi kızları konumundaki tüm üniversitelerdeki kızlara başörtü serbestliği getirmek istemesi idi. Madem “Babalarımız suçsuz” deniyor. Madem “Babalarımızın darbe girişimleri ile alakası yok” deniyor..

Toplum nazarındaki yanlış anlamaları giderecek böylesi bir adımı atmalarını beklemek, bizim de hakkımız olsa gerek. ALMANYA DOĞUMLU ULUSALCI! Dünkü yazımızda, İstanbul Barosu’nun başkanına “Almanya’da doğdu” iğnelemesi yapmıştım. Bazı okurlarımız alındılar..

“Almanya’da doğmuş olmak, bir eleştiri sebebi midir?” dediler. Dünyanın hiçbir yerinde doğmuş olmak, tabii ki eleştiri sebebi değildir. Ama iğnelememin sebebi, “ulusalcılık görüntüsü” altındaki söylemdeki samimiyetsizliğe eleştiri amaçlı idi. Bir kişi, her fırsatta, “Uluslararası güçler, Türk komutanları tasfiye hareketine girişmiştir” der ve özellikle de ABD tarafına doğru sürekli atış yapar da..

Bir komutanın darbe sanığı olmasından tutun.. Bir terör örgütüne gönüllü avukatlık yapan gruba yönelik gözaltı operasyonuna kadar ülkedeki her gelişmeyi, “Uluslararası güçler böyle istiyor” diye yorumlarsa.. Bu arada, Türkiye’nin baş belası PKK’nın, en önemli hamisi konumundaki Almanya’ya tek kelime ile bir eleştiri yöneltmez ise.. Önce benim kafamda, “acaba” sorusu belirir..

Sonrasında da bunu okuyucularla paylaşmamız, bir vazife olur. Yoksa; ne İstanbul’da doğmak üstünlüktür. Ne de Almanya’da doğmak, tahkir gerekçesidir. Bu izahat vesilesi ile tekrar soralım, İstanbul Barosu’nun ulusalcı başkanına: “ABD aleyhtarı söyleminizin arkasında, Almanya doğumlu olmanızın bir katkısı var mıdır?” Veya daha açık soralım..

“Sürekli ABD’ye yönelik eleştirilerinizin, ve bu ülkenin öz be öz çocuklarının ABD ile birlikteliklerini iddia etmenizin arkasında, ABD-Almanya çekişmesinin bir etkisi var mıdır?” ABD’nin avukatı değilim. Al ABD’yi, vur Almanya’ya..

Bizim bakış açımız budur. Ama, birileri milli söylem ile bize caka satarken.. Türkiye içindeki olaylarda ABD’nin rolü olduğunu iddia ederek, adeta ülke içindeki idarecileri yabancı bir ülke ile irtibatlandırırken ve halkımızın milli duyarlılıklarını istismar ederek ABD aleyhtarlığı yaparken.. Bizim nazarımızda hiçbir farkı olmayan ABD ile Almanya arasındaki, kendisinin özel tercihini gizliyorsa..

İşte bunu açığa çıkartmak, vazifemizdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir