Darbukatör Baryam’ın Avukatı 1993’leri Bizden Dinlesin!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Darbukatör Baryam’ın avukatı 1993’leri bizden dinlesin!

 

Darbukatör Baryam, derinlerden birileri, AK Parti’nin iktidardan gideceğini kulağına üflemiş olmalı ki, “Bir şeycik olmaz, fırsat bu fırsat, istediğin kadar hakaret et, nasıl olsa bunlar gidici” düşüncesi ile şu sözleri sarfetmişti: “Bazı anketlerde AKP’yi yüzde 50 gösteriyorlar. Aslında Aziz Nesin kriterlerine göre yüzde 60 çıkması gerekirdi.”
Bazı AK Partililer dava açtılar.. Sonuçta tazminatı kazandılar.

Şimdi Darbukatör Baryam’ın avukatı Turgut Kazan ağlaşıyor: “Bu sözlerde anket yapanlar eleştirilmişti. AKP ileri gelenlerinin adı yok, onları çağrıştıracak bir yaklaşım yok. Onlarla ilgili bir izlenim yaratacak bir sözcük yok.” Bu gerekçelerle, tazminat kararının haksız olduğunu ileri sürüyor avukat bey.

Dünya hukuk tarihinde bir ilk olarak, 312 generalin açtığı davaya muhatap olduk.. .
Darbukatör Baryam’ın ödeyeceği tazminat 60 bin TL iken.. Biz, 312 general davasında 2 trilyona varan bir tazminatla karşı karşıya idik..

Aradaki bu büyük farka rağmen, o dava kapsamında, hiçbir zaman Darbukatör’ün yaptığı gibi kıvırmadık. “Biz generalleri kasdetmedik” diye, bir savunmamız olmadı.
İlk cevap dilekçemizden itibaren, samimi olarak belirttik: “Yazıda eleştirilen, onbaşı olamayacağı belirtilenler iki generaldir.”

Gerçekten de, “Mehmedciğin Yemen’de ne işi vardı?” diyen Çetin Doğan..
“Kars’ın Ruslar tarafından işgalini fetih olarak gösteren Mussogorsky”ye hayran olduğunu ileri süren Aytaç Yalman..
“Eleştiri bu ikisinedir” demiştik..
Baryam gibi, “Asla.. Hiçbir AK Partili’ye hakaret etmedik. Anketçileri eleştirdik” türünden bir savunma yapmadık..

Derindeki uzantıları sayesinde bol keseden atan Darbukatör Baryam, ne kadar çarkederse çarketsin, sözleri ortada.. “Bazı anketlerde AKP’yi yüzde 50 gösteriyorlar. Aslında Aziz Nesin kriterlerine göre yüzde 60 çıkması gerekirdi” sözleri ile, AK Parti’ye oy veren herkese aptal dediği açıkça ortada.. Yan çizmesi de boşuna..

Şimdi avukatını da yanına alıp, “1993’te Aziz Nesin ‘halkın % 60’ı aptaldır’ demiş ve beraat etmişti. Biz ise, 2013’te mahkûm olduk” diye savunma geliştirmesi de boş bir çaba..
Önce hatırlatayım..

Nesin, halkın % 60’ının aptal olduğunu sölerken.. Kimlerin % 60, kimlerin de % 40 içinde olduğuna işaret eden bir imada bulunmamıştı.

Darbukatör’ün işareti ise açık.. Parti ismi vermiş.. O partinin tüm mensupları ve hatta o partiye oy verenlerin tamamının kastedildiği açıkça ortada..
Dolayısıyla, Aziz Nesin’in beraatı ile kıyaslanacak bir durum yok..
Ayrıca hatırlatayım.. Deniyor ya, “1993’te daha özgürdük” diye..
Aziz Nesin’in beraat etmesi, aslında tek başına düşünce özgürlüğünden değildi..
Sistem yanlısı olmasının da etkisi ile idi.

Çünkü aynı yıllarda, Mahmut Kaçar isimli protestocu, 10 Kasım günü Anıtkabir’deki törenlerde, sırf “Sizi Allah’ın kitabına davet ediyorum” dediği için, Atatürk’e hakaretten 4.5 yıl hapis cezası almıştı..
1990’lı yıllar, böyle yıllardı..

“Ama Aziz Nesin beraat etmiş ya” diyecekler çıkacak..
Aziz Nesin; hem hakareti Baryam gibi amatörce değil, ustaca yaptığı için, hem de ateist olduğu için o zamanın yargısından kurtulmuştu..

Ben ilave edeyim.. Aslında Aziz Nesin’in yargıdan kendisini sıyırdığı tek dava o değildi..
Şeytan Ayetleri isimli kitabı tercüme ederek, Aydınlık gazetesinde yayınlatıyor, ve İslâm’a, Hz. Peygamber’e hakaretler ediyordu..

O davalarda da Aziz Nesin, o dönemin derin devleti ile işbirliği içindeki derin yargısından kendisini kurtarıyordu..

Öyle bir derin yapı ki; halka-dine hakaretlerin sonunda, Madımak’ta o feci olay yaşanmıştı..

Aslında hepsi, bir tezgâhtı..
Halka aptal demek..
Ama % 60’ı diyerek, sıyırmak..
İslâm’a hakaret etmek.. Yargıdaki derin isimler sayesinde kurtulmak..
Sonunda da, Madımak’ta halk infialine sebebiyet vermek..
1993’lerle, 2013’lerin arasında bu yönde de dağlar kadar fark var..
1993’te ateiste ceza yoktu.. Çünkü halkın kışkırtılması gerekiyordu.. Madımak’ların yaşanması gerekiyordu.. Derin devlet, planını böyle kurmuştu..
2013’lerde ise..

Kimse Madımak benzeri bir operasyona imza atamaz artık.
Madımak benzeri bir plana kimsenin cesaret edememesi için de.. Kimsenin inancına, kimsenin siyasi görüşüne, kimsenin manevi değerlerine hakaret edilmemesi gerekir..
Hakaret edildiğinde, karşılığının yargı tarafından verilmesi gerekir..
İşte bugün, bu yapılıyor..

Hakaret edene, ceza veriliyor ki.. Yargının yerini, halk almasın..
Halkın isyanını istismar eden, derin devlet uzantılarına gün doğmasın..
1993’ler ile 2013’lerin farkı işte bu..

Bilmem, anlamış mıdır “ulusalcı avukatımız…”
Anlamış mıdır, Aziz Nesin’liğe heveslenen, Darbukatör Baryam..

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir