Devrimcilerin Avukatı Bodrum’da Ölmüş!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Devrimcilerin avukatı Bodrum’da ölmüş!

 

“Devrimcilerin avukatı Gülçin Çaylıgil, 20 yıldır yaşadığı bodrumda hayatını kaybetti” diye geçiyor, son dakika haberi..

Ama bir dakika..
Bir yanlışlık olmuş..
Haberi okuduğum internet sitesinin tashihi imiş, “bodrum” ifadesi..
Aslında; DİSK, Aydınlık, TİKP, THKP-C, Devrimci Sol davalarının, aynı zamanda Deniz Gezmiş’in de içinde bulunduğu üç fidan(!) ve birçok emekçinin avukatı Gülçin hanım, “bodrumda” değil, “Bodrum’da” hayatını kaybetmiş!
Böyle olur zaten, bizim emekçilerimiz..
Emek avukatlığı yapar, sonra Bodrum’da emekli komutanlarla, holding patronlarının çocukları ile aynı havayı teneffüs ederler..
Başkası kurtarmaz, onları..
Gülçin hanımın ölümü sebebi ile, İstanbul Barosu’ndan otobüs kalkıyormuş..
Gitmek isteyenlere bilgi olsun diye hatırlatmıyorum.
Otobüs akşam kalktı zaten..
Artık geç kaldı, gitmek isteyenler..
Benim dikkat çekmek istediğim husus,   baro kasasından kaldırılacak otobüs ile, İstanbul Barosu’nun “Üyemiz” tanıtımı.
Bir avukat, yıllardır Bodrum’da yaşadığı halde, İstanbul Barosu’na üye kalabilir mi?
Mümkün değil..
Ama açıklama orda işte..
“Üyemiz” diyor..
Merak edip, üye sorgulaması yaptım.
Tam da tahmin ettiğim gibi.. İstanbul Barosu’nun resmi internet sitesinde üye görünen Gülçin Çaylıgil’in, Barolar Birliği’nin resmi internet sitesinde, hiçbir baroya kaydı olmadığı belirtiliyor..
Hatırlarsanız, Danıştay katili Ergenekoncu Alparslan Arslan’da da benzer bir durum vardı..
Avukat Alparslan Arslan, İstanbul Barosu’nun sitesinde üye görünmüyordu. Barolar Birliği’nde ise, İstanbul Barosu üyesi olarak kayıtlı idi.
Şimdi ise tam tersi..
İstanbul Barosu’nda üye görünen Gülçin Çaylıgil’in, Barolar Birliği’nde kaydı yoktu..
Burdan nereye varacağım.
Ben bir yere varmayacağım.
Varmak isteyenler, kayıtları incelesinler.. “Bakkal defteri” usulü ile kayıt tutup, sonra hükümete, mahkemelere posta koyanlara gerekli ikazı yapsınlar.
Kimbilir belki de, bizim iyi niyetle “bakkal defteri” dediğimiz kayıtlar, ciddi ciddi, belli bir amaçla öyle tutuluyordur.
Bir önceki seçimde 6 bin oy alan bir solcunun, iki sene sonraki seçimde 11 bin oya çıkmasının sırrı da, belki “bakkal defteri”nde gizlidir..
Bir problem daha var, Gülçin hanımın baro kaydında..
Önce mevzuatı hatırlatayım..
Avukatlık Kanunu’nun 43. maddesi der ki:
“Büro edinme zorunluluğu:
Madde 43 – Her avukat, levhaya yazıldığı tarihten itibaren üç ay içinde baro bölgesinde bir büro kurmak zorundadır.”
Öyle kaptıkaçtı usulü üyelik yok, sizin anlayacağınız.
Bir adres bildireceksin ki, gerekirse oraya tebligat yapılsın..
Gülçin hanımın İstanbul’da bir büro adresi var mı?
Baro’nun internet sitesine göre yok..
Demek ki bu madde de, sadece gariban avukatlar için uygulanıyor.
“Emekçilerin avukatlığı”nı yaptığı öne sürülen “Bodrum avukatları”, bu kuraldan istisna..
Haydi çıksın bir babayiğit de, Gülçin hanıma desin ki, “Bir büro adresi göster, yoksa kaydını sileriz!”
Neyse, büro adresi yokluğundan silinemeyen kayıt, şimdi “ölüm” sebebi ile silinecek..
Tüm bu anlattıklarım, size “kıldan tüyden itirazlar”  gibi gelmesin..
Ümit Kocasakal’ın mahkeme basıp, “ihlal edildiği”ni iddia ettiği “kanun maddeleri”nden çok daha ciddi kanun maddeleri bunlar..
Ama Baro yönetim kurulundaki avukatlar gibi, bizim de “baro basacak” avukatımız yok ki, “Baro yönetim kurulu toplantısı”na gidip, “Beyler ne yapıyorsunuz siz? Sizde üye görünen avukat, Barolar Birliği’nde üye görünmüyor. Onlarda üye görünen, sizde üye görünmüyor. Büro edinme zorunluluğuna rağmen, birçok üyemizin büro adresi, kayıtlarımızda yok” desin..
Bunları dile getirip, tatmin edici bir cevap istesin..
Neyse..
Biz hatırlatmaya devam edeceğiz.
Bakalım, kanuna aykırılıklar, nerden patlayacak?
Derin uykudaki Adalet Bakanlığı mı uyanacak?
Yoksa Sayıştay mı, “Bir dakika” diyecek..
Kimbilir belki de sağır sultanın duyduğunu duymayan “Yüksek seçim Kurulu” müdahil olup, “Hop dedik” diyecek. İzleyip görelim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir