Haşim Bey de Sorunu Yanlış Anlayanlardan!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Haşim bey de sorunu yanlış anlayanlardan!

 

Aslında Haşim bey mi konuyu yanlış anlamış, yoksa konuk olduğu TÜSİAD’ın havası mı Haşim beyin sözlerinde değişikliğe sebeb olmuş, emin değilim..
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın, TÜSİAD’da yaptığı konuşmadan bir bölüm aktarıp, eleştirimizi yapalım..
Şöyle diyor Haşim bey: “Özerk alan içindeki hayat tarzlarına yapılan müdahalenin yarattığı hak ihlalleri insan onurunda kapanmayan yaralar açmıştır. Siyasi ve sosyal tarihimiz,  etkileri yıllarca sürmekte olan anlamsız, gereksiz, sonuç doğurmayan, hayali korku ve endişe yüklü düşüncelerle toplumun bazı kesimlerinin hayat tarzlarına yapılan müdahalelerin izleriyle doludur. Bunlara  yeni halkalar eklemek yorgun vicdanları daha da yoruyor.”
Bu cümleler, özellikle solcuların hakim olduğu medya organlarında, hemen “siyasi iktidarı alkol düzenlemesine eleştiri” olarak yorumlandı.
Objektif gözlükle baktığımızda, Haşim beyin, öncelikle başörtü yasağının önceki yıllarda insanlarımızda bıraktığı olumsuz izleri kasdettiğini tahmin ediyorum ama..
Bir iki değil, hemen tüm medya organlarında konuşma, başörtü yasağı ile ilgili tek kelime edilmeksizin, “alkol düzenlemesine eleştiri” olarak veriliyordu.
Dolayısı ile, “ne dediğiniz”den ziyade, “nasıl anlaşılacağınız”ın önemi, bir defa daha tescillendi…
Haşim beyin sözlerini, solak medya tabii ki, “başörtü yasağı”na eleştiri olarak vermeyecek..
Haşim beyin de, azıcık tefekkür ederek, bunu tahmin etmesi gerekirdi..
Bizim esas eleştireceğimiz konu, “başörtü yasağı” ile, “alkol düzenlemesi”nin, Haşim bey tarafından paralel uygulamalar olarak gösterilmesi..
Birazcık derinlemesine düşünelim.
“Alkol düzenlemesi” ile “başörtü yasağı” birbirinin farklı versiyonlarıyla, özel hayata müdahale örnekleri midir?
Hangi mantık, bunu kabul eder?
Birisinde, diğer tarafa hiçbir zararı olmayan bir kıyafet engelleniyor.
Diğerinde; başkalarına zarar verme ihtimali olan “saatli bomba”ya karşı tedbirler alınıyor..
Bu ikisini, Haşim bey, nasıl aynı kefeye koyuyor?
Anlamak mümkün değil.
Devam ediyor Haşim bey: “Toplum vicdanı ikna edilmeden atılan adımlar, demokratik  hukuk devletinin sicilini bozmaktan başka bir sonuç doğurmuyor. Bu gerçeklerden ders almadan kamu gücünü kullananların, sınırları belirsiz tasarruflarla  hak ihlâline sebeb olması kabul edilemez.”
Toplum vicdanı?
Ne ola ki, o?
“Taksim’de gezi alanım bozuluyor” diye ter ter tepinenler, toplum vicdanını mı temsil ediyorlar?
“Gezi alanı” için polisle çatışanlarla benzer kafadakilerin, alkol düzenlemesine karşı çıkmaları, toplum vicdanının sesi midir?
Veya şöyle soralım Haşim beye: “Toplum vicdanını, nasıl ikna edeceğiz?”
Somut örnek vereyim..
Cezayı yedikten sonra, akıllı uslu sözler sarfeden Fazıl Say’dan örnek vereyim..
Diyor ki Fazıl Say: “Onlar derler ki, ‘Git evinde iç!’  İçenler de diyebilir ki, ‘Git evinde içme!’…”
Buyrun, Fazıl Say’ı ve benzerlerini ikna edin.. Neye ikna edeceksiniz?.
Adam resmen, “Sen içmeyeceksen, sana evin yeter.. Ama sokakta içmeye mecbursun” demeye getiriyor.
En azından, “Sokakta içenlere, katlanacaksın. Onlar içecekler. Sonra sana saldıracaklar. Küfür edecekler. Sen bunlara katlanacaksın” diyor..
Bu mudur toplum vicdanı, sayın Kılıç?.
“Başkalarının haklarına sahip çıkmak bir insanlık erdemidir. Katılmasak da, hakkı ihlal edilen insanların yükünü paylaşmak onurlu insan refleksinin doğal bir sonucudur” sözleriyle de, “alkol düzenlemesi”ndeki bazı kuralların,  “hak ihlali” olduğunu sanıyor olmalı, sayın Kılıç..
Örneğin camiye, okula bitişik alkol satışının…
Parayı bastırıp, gazete sayfalarını rakı ilanları ile doldurmanın.. Gençleri alkole teşvik etmek için, kirli tuzaklar kurmanın bir “hak” olduğunu sanıyor olmalı, sayın Kılıç..
Lütfen..
Lütfen açıklamalarınızı gözden geçiriniz, sayın Kılıç..
Gençliği zehirleyen kötü alışkanlıkların, “hak” olarak takdim edileceği haberlere fırsat vermeyiniz..
Hele hele, “hak”larla “kötü alışkanlıkları” birbirine hiç karıştırmayınız..
Hak ihlalleri, bir gün gelir, düzeltilir..
Başörtü yasağında olduğu gibi.. Ama “kötü alışkanlığı” bir “hak” olarak gösterirseniz, bu yanlışlığın düzeltilmesi, çok daha uzun yıllar alabilir..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir