Haydi Ulusalcılar, 7 Askerin Katiline de Tepki Verin

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Haydi ulusalcılar, 7 askerin katiline de tepki verin

 

Akil İnsanlar’ın toplantılarını, orda burda provoke etmeye çalışanlar var..

Çok da haklı bir çıkış bulmuşlar kendilerine..
“Akil İnsanlar, teröristler için ne düşündüklerini söylesinler.. Askerlerimizin katilleri, af mı edilecek? Ne yani, böylesi bir gelişmeye sessiz kalmamızı mı istiyorsunuz.”
Bu söylemi; şehit yakınlarını televizyonlarda konuşturarak, gazilerin resimlerini medyada yayınlayarak sürekli gündemde tutuyorlar.
Hayır, bunların ifade edilmesine benim itirazım yok.
Askeri kurşunlayan kim olursa olsun, hesabını vermelidir..
Ama, askeri şehit eden teröriste ceza verilmesini isterken..
Askerin şehit olmasına sebebiyet veren kamu görevlilerinin elini kolunu sallayarak dolaşmasına da seyirci kalmamalıyız.
Hatta “sebebiyet veren”den de öte..
Adeta “kendi eli ile, askeri şehit eden, kamu görevlileri” var!
Döşediği/döşettiği mayınla, askerimizi şehit eden paşalar var..
Onlara ne yapacağız?
Eski yıllarda olsaydı, “Vay hain vay. Paşalarımızı nasıl suçluyorsun sen öyle” diye bir kaşık suda boğmak isteyenler çıkabilirdi.
Ama şimdi..
İşkembeden atmıyorum.
Hayali suçlama yapmıyorum.
Genelkurmay Askeri Mahkemesi’nde görülen davadan aktarıyorum.
Evet, dün Genelkurmay Askeri Mahkemesi’nde, Tuğgeneral Zeki Es’in davası vardı.
Kimdi Zeki Es?
Hakkari’nin Çukurca ilçesinde, yola döşettiği mayınla, kendi askerlerimizin şehit olmasına sebebiyet veren komutan..
7 asker birden..
Olayı, mümkün olduğunca nazik ifadelerle aktarıyorum..
“Provokasyon amaçlı olarak, 7 askerimizin şehit edilmesi tezgahlandı” diyen bile çıkabilir..
Ki denildi de..
Ama dünkü yargılamada, paşanın en azından bilinçli bir taksiri olduğu karara bağlandı..
Askeri korumakla görevli paşamız.. Askerimize yol göstermekle görevli paşamız..
Döşettiği mayının bilgisini, emri altındaki askerlerin tamamına bildirmemiş..
Bildirilmesini sağlayamamış..
Haydi bakalım, “Akil İnsanlar’ı protesto eden” topluluklar..
Bekliyorum sizi..
Yarın hemen  Genelkurmay Askeri Mahkemesi’nin önüne varıp, protestolara başlayabilirsiniz.
“7 askerimizin şehit olmasına sebebiyet veren adama, (ki o bir paşa) 6 yıl 8 ay hapis mi verdiniz. Asker başına, bir yıl bile düşmüyor.. Yazıklar olsun” demeye, hepinizi beklerim..
Bunu dediğiniz an, sizlerin gerçekten gariban askerlerimizi düşündüğünüzü.. Şehitlerimizi düşündüğünüzü.. Gazilerimizi düşündüğünüzü kabullenirim.
Ama sizler..
Askerin katili; bir “paşa” olduğu için sessiz kalırsanız..
“Bugüne kadar binlerce askerimizi şehit verdik. Bundan sonrasında bari, şehit vermeyelim” düşüncesi ile, terörü sonlandırmak üzere atılan adımlara, sırf bozgunculuk amacı ile sekte vurmaya kalkarsanız..
O zaman sorarım bu ulusalcılara: “Sizin esas derdiniz, şehit askerlerimizin haklarını savunmak mı? Yoksa kendi kirli siyasetinizi yürütmek mi?”
Öyle ya..
Şehit askerlerimizin haklarını koruyorlarsa, onların katili kim olursa olsun, karşısına çıkıp, tepki vermeliler..
Paşa da olsa.. Terörist de olsa..
Ama maksat, şehitler üzerinden kendi kirli siyasetlerini yürütmek ise.
O zaman olaylara bakarlar ve kararlarını şöyle verirler: “Askerin şehit edilmesinden PKK’lılar sorumlu ise, tepki verelim.. Askerin şehit edilmesinden paşa sorumlu ise, tepki vermeyelim..”
Dahası var.
Bir paşa da, dün aynı mahkemede beraat etmiş.
Yargılanma sebebi, “7 askerin şehit olduğu mayının, kendi askerimizin döşediği mayın olduğunu öğrendiği halde, soruşturma açmamak!”
“Bunda bir şey yok”, demiş Genelkurmay Askeri Mahkemesi..
Duydunuz mu, ulusalcılar..
Duydunuz mu, Akil İnsanlar’a tepki verirken, “Asker katillerine ceza indirimi olabilir” endişesinden hareket edenler..
Bakın, ceza indirimini, hatta cezanın ortadan kaldırılmasını, şimdiden yapmaya başlamış askeri mahkeme..
Haydi göreyim sizleri..
“Askerimizin katili kim olursa olsun, cezalandırılmasını isteriz” tavrınızı koyun..
Sizleri alnınızdan öpeyim..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir